DUNYADA VE TURKIYE’DE TUM KOKTENDINCI CEMAAT VE TARIKATLARDAKI MUSTEREK OZELLIKLER NELERDIR? NASIL BEYIN YIKARLAR? METODLARI NEDIR? TARIKATA KATILANLARA, AILELERINE VE TOPLUMA NASIL ZARAR VERIRLER? GERCEK AMACLARI NEDIR?

 

TARIKAT- CEMAAT TICARI VE EKONOMIK DAYASNIAM MEGA NETWORKLERI VE VERGI KACIRMAK, INSANLARI ALLAH- DIN- ISLAM ADINA KANDIRMAK,  DOLANDIRMAK, TOPLU SUC ORGUTU VS TUM HILELERI…

 

 

 

VE NIHAYET EYLUL 2008 DE ALMANYA DENIZ FENERI ULUSLARARASI RADIKAL ISLAMCI TURKLER, HIRSIZ MEGA ISLAMCI DOLANDIRICILARIN MAHKEME DOSYASI VE AKP, TAYYIP ERDOGAN ILISKILERI, TURK MEDYASINDAKI HABERLERLE- TURK MAHKEMELERI DEGIL, ALMAN MAHKEMELERI IZ USTUNDELER – ALMANYA MAHKEMESI ASIL FAILLER-SUCLULAR TURKIYE’DE DIYOR-bu calinti paralar kimlere gitti? Akp politikasi ve RTE nin bu paralarla ile iliskisi

http://haber.gazetevatan.com/Bomba_dosyalar_geliyor/239477/1/Gundem

 

http://www.ruki.org/degistim.htm RECEP TAYYIP ERDOGAN’IN KENDI SOZLERI,CUMLELERI

 

 

“DINI KULLANDIK” TAYYIP ERDOGAN, BASBAKAN OLDUGUNDA- VE BAKAN M ALI SAHIN DE “SIYASETTE DINI KULLANDIK” DEMIS –

 

 

YAZAR; Yaşar Nuri Öztürk  KITABI;  “Allah ile aldatmak”

 

 

“FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI?” turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi   

FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'NIN ISLAMCI TEHLIKESI" ...AKP kendilerini demokratik islamci muhafazakarlar olarak tanitip, kendilerini kamufle ettiler, sakladilar....... Rachel Sharon-Krespin 2009   http://www.meforum.org/article/2045 ve http://www.jihadwatch.org/archives/019430.php ; ve "ISLAMCILAR AVRUPA'YA YAKLASIYORLAR, TURKIYE'DE ISLAMCI TEHLIKESI" BassamTibi 2009 http://www.meforum.org/article/2047  ve Turkiye hakkindaki tum guncel yazilar http://www.meforum.org/docs/cat/41 ve dunyadaki radikal islam nedir yazilari http://www.meforum.org/topics/27 ve de http://www.meforum.org/docs?author=Michael+Rubin 

 

 

http://www.gazeteport.com.tr/stellent/groups/public/documents/site_studio_images/gp_278679.doc  ALMANYA’DAKI DENIZ FENERI MAHKEMESININ 193 SAYFALIK IDDIANEMESININ TAM METNIDIR http://dosyalar.hurriyet.com.tr/iddianame_tam_metin.doc  http://i.milliyet.com.tr/denizfeneri/DenizFeneri.aspx - GERISI ASAGIDADIR

http://www.youtube.com/watch?v=uRISEEMNMvw ALMAN SAVCILIGI DENIZ FENERINE DAVA ACTI VIDEOLARI http://video.milliyet.com.tr/default.asp?prm=0,8298016&kanal=3&id=20513&tarih=2008/09/04&get=04.09.2008 DENIZ FENERI REZALETI

http://haber.gazetevatan.com/Bomba_dosyalar_geliyor/239477/1/Gundem

 

 

MUTLAKA BASTAN SONA OKUYUN VE BU SAYFALARDA YAZILANLARLA MUKAYESE EDIN-KAVRAYIN-ANLAYIN BAK; “MUSA’NIN COCUKLARI TAYYIP VE EMINE” , YAZARI ERGUN POYRAZ , TOGAN YAYINCILIK ISBN 978-9944-337-07-6

 

Cahit Kayra’nın "Osmanlı’da Fetvalar ve Günlük Yaşam" kitabı, kaderlerine razı bir yaşam anlayışı içinde olan AKP’li kadınların dikkatlerine sunulur http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9833653.asp?yazarid=39  AKP’li kadınların okuması gereken kitap “…Ceza olarak el, parmak, ayak kesilmekte, göz çıkarılmaktadır. Kadın tam anlamıyla bir maldır. Şeriata göre aklen ve dinen eksik yaratılmıştır. Alınır, satılır, dövülür, boşanıp sokağa atılır, hatta öldürülür…”

 

 http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=249175&Categoryid=1 Kızım, cemaat kampı dönüşünde öldü  Mücella’nın babası, kızının bir tarikat kampına götürüldüğünü söyledi

 

 

“FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI?” turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi   

 

FETHULLAH GULEN KASETLERI**** AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, KASETLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4 BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937  http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related  http://fetos.wordpress.com/fethullah-sifreleri/  http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= NEDEN CAGIN EN IYI TEKNOLOJIK GELISIMI INTERNETI, YOUTUBE DAHIL ZIRT PIRT CAGDISI SEKILDE TURKIYE’DE MAHKEMELERCE YASAKLIYORLAR SIMDI ANLADINIZ MI?

 

"FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'NIN ISLAMCI TEHLIKESI" ...AKP kendilerini demokratik islamci muhafazakarlar olarak tanitip, kendilerini kamufle ettiler, sakladilar....... Rachel Sharon-Krespin 2009   turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi   http://www.meforum.org/article/2045 ve http://www.jihadwatch.org/archives/019430.php ; ve "ISLAMCILAR AVRUPA'YA YAKLASIYORLAR, TURKIYE'DE ISLAMCI TEHLIKESI" BassamTibi 2009 http://www.meforum.org/article/2047  ve Turkiye hakkindaki tum guncel yazilar http://www.meforum.org/docs/cat/41 ve http://www.meforum.org/docs?author=Michael+Rubin 

 

CUMHURIYET CIKMAZI, TAYYIP SOKAK  http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Iste_yazilmasini_istemedikleri_haber_176842_1&tarih=06.05.2008&Newsid=176842&Categoryid=1   ismailaga cemaati, CUMHURIYET CIKMAZI, TAYYIP SOKAK, ORUC MARKET, FAZILET CAMIISI  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=06.05.2008&Newsid=176824&Categoryid=1 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Ismailaga_cemaati_VATAN_ekibini_linc_etmek_istedi_176697_1&Newsid=176697 İsmailağa cemaati VATAN ekibini linç etmek istedi - Cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Beykoz Çavuşbaşı’ndaki villasını görüntülemek isteyen foto-muhabiri İlker Akgüngör, muhabir Alper Uruş ve ulaştırma görevlisi Ahmet Şener’den oluşan VATAN ekibine 18 kişi saldırdı http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Cikmaz_sokak_176849_4&tarih=06.05.2008&Newsid=176849&Categoryid=4&wid=2 

 

 

"TACIZCIMIZ MUMINDIR"  AHMET HAKAN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8852433.asp?yazarid=131&gid=61&sz=39010 ;  

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8897456.asp?yazarid=148  SAPIKLIGA "ULVI" ORTU ;http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8896879.asp?yazarid=39  ULEMA VE ADAMLARI

 

 

 

INSANLARA ZEHIR SACAN, ZEHIRLEYEN , SUREKLI SADECE KENDILERINI/LIDERLERINI ZENGIN, COK ZENGIN ETMEK ICIN CALISAN TARIKATLARI, TARIKATCI KOKTENDINCI POLITIKALARINI ELMALI SEKER GIBI YUTTURMAYA KALKAN SAHTEKARLARI DUNYADA INCELEMISLER, ARASTIRMISLAR VE UZMANLAR, UNIVERSITELER BILIMSEL CIDDI RAPORLAR, KITAPLAR YAZMISLAR; ISTE BU KAYNAKLARDAN CEVIRILERIMLE- TERCUMELERIMLE BIRLIKTE DERLEDIKLERIM.

 

  

 

TURKIYE’DE AZGINLASMIS TARIKATCILIK, GERICILIK, YOBAZLIK, IRTICA,  SERIAT FAALIYETLERINI, SUC ORGUTLERI TARIKATLARIN DINI UYUSTURUCU GIBI KULLANMALARINI VE TOPLUMDA HUKUMETTE ULKEDE NERELERE KADAR SIZDIKLARINI, NASIL MEGA SERVETLER EDINDIKLERINI, DAHA COK BILGILENMEK ICIN SIZ DE OKUYUN; VE SIZLER DE COK DAHA SIK VE HERGUN HERSEYI YAZIN; BELGELEYIN, FOTOGRAFLAYIN,ANLATIN, ACIKLAYIN,  YAZIN, HALKA GOSTERIN; HALKIN NASIL KANDIRILIP NASIL SOYULDUKLARINI INTERNETE KOYUN; AKTIF MEDYA AKTIF VATANDAS OLUN!

 

“IYI KI DONMUSUM” AHMET HAKAN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8819471.asp?yazarid=131 

turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi   

 

AKP DUNYADA RAPORLARLA TESCILLI, CEMAAT-TARIKATLARLA IC ICE VE DUNYADAKI ISLAMI CEMIYETLERLE ILISKILERINI SURDUREN BIR SIYASI ISLAMCI PARTIDIR-ISLAMCI KOKTENDINCI HUKUMETTIR- ISLAMCI SEARIATCI POLITIKADIR http://www.state.gov/g/drl/rls/hrrpt/2006/78844.htm ….Mystical Sufi and other religious-social orders (tarikats) and lodges (cemaats) are officially prohibited; however, tarikats and cemaats remained active and widespread. Many prominent political and social leaders continued to associate with these religious-social orders, lodges, and other Islamic societies. …….RESMI OLARAK MISTIK SUFI VE DINI-SOSYAL TARIKATLAR VE CEMAATLAR KANUNLARLA YASAKDIR TURKIYE’DE ; ANCAK TARIKATLAR VE CEMAATLAR AKTIF VE COK YAYGINDIRLAR. BIRCOK ONDE GELEN- ONEMLI POLITIK VE SOSYAL LIDERLER BU DINCI SOSYAL CEMAATLERLE VE OTEKI ISLAMI CEMIYETLERLE ISBIRLIKLERINI- ILISKILERINI SURDURMEKTEDIRLER

 

Asagidaki bilgileri aslini degistirmeden, aynen oldugu gibi ve tamami bir arada istediginiz gibi dagitabilir, kullanabilir, insanlarimizi, gencligi, AILELERI, ANNE BABALARI egitmek icin, okullarda, universitelerde, mahallenizde, heryerde  kullanabilirsiniz; www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm linkimi verin sevdiklerinize , kucuk brosurler basip dagitabilirsiniz; kitapcik gibi basip dilediginize hediye edebilirsiniz; hatta kendi internet sayfaniza link de  koyabilirsiniz! Yeter ki hepimiz ogrenelim, ogretelim.

 

"Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allah'ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim." HUCRE KURAN KURSLARINDA DIN ISLAMI DEVLETI KURULANA KADAR EDILEN CIHAD YEMINI OLDUGU, BASBAKAN RTE NIN DE ETTIGI BIR YEMIN OLDUGU  INTERNETTEDIR- RTE NIN DE YEMINIDIR-INTERNETTE DAHA YUZLERCE KAYNAK VARDIR BU SOZLER ICIN http://sozturk.wordpress.com/2006/11/05/bir-zamanlar-tayyip/    www.ruki.org/degistim.htm http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6412827.asp?yazarid=42&gid=61

 

 

 

ENDONEZYA DA BIR ZAMANLAR LAIK DEMOKRATIK BIR NORMAL ULKEYDI!  RADIKAL ISLAMCI ve ENDONEZYA’DA YASAYAN ALKEYDA ILE ILISKILI GUNEYDOGU ASYA ISLAMCI CEMAAATIN LIDERI (ama kendisi boyle bir grup olmadigini savunuyor hala) terorist imam Ebu Bekir Besir’in , KOKTENDINCI TUM SERIATCILARIN DUNYAYA DEMOKRASIYE, MUSLUMANLIGA, DEVLET YONETIMINE GERCEK BAKISLARIDIR

 

….bizlere radikal denmesinden asla korkmamaliyiz; degisiklik icin yapilan her hareket radikaldir. …. Ulkenin/devletin (yani Endonezya’nin) seriat kanunlarinin tamamini uygulatmak cesareti ve gucu olan islamci liderlerce islami kanunlarla yonetilmesini istiyoruz. Baska hic yolu yok…islamci devlet istiyoruz ama bu sadece kitapta olmamali, zorlanarak, baskiyla,  inancla herkese mecbur edilmelidir. …..Burada demokratik danismalara konusmalara asla yer ve zemin yoktur. ….Aileme seriat kanunlarini uygulatmak benim isimdir ve bunu demir yumrukla yaparim. Islamda kanunlar bellidir, degismezler; ailede de toplumda da demir yumrukla uygulanir…islamci devlete en yakin kurulan devlet bugune kadar, Afganistandaki Taliban hukumetidir;ONU DA ABD YERLE BIR ETTI.…Islam ve demokrasi asla birlikte var olamazlar. Demokrasi insanlarin soyledikleri, istedikleridir. …..Islamsa Allahin istedigidir…Islamda demokrasi yokdur ve iste bu nedenlerle de, Kurani yorumlamaya kalkmayin ve kendi ihtiyaclariniza gore Islami degistirmeye kalkmayin…ONCE ALLAHIN KANUNLARI GELIR. ALLAHIN KANUNLARI INSANLARIN KANUNLARININ USTUNDE OLMALIDIR….Neyin dogru oldugunu  ve nasil yasamak gerektigine insanlar karar veremezler. Tam aksine insanlarin istekleri Allahin isteklerine uydurulmak icin egilirler/kirilirlar. Bizim istedigimiz demokrasi degildir, Allahkrasidir… Islamin prensipleri degistirilemez ve Islamda demokrasi yokdur, ve “demokratik islam” ifadesi de aptalcadir. ..Demokrasi sinik ve haramdir…Demokrasi gibi bati normlarini kabul edersek, Allahkrasiye asla kavusamayiz. …Burada odun vermeyiz. Musluman olduklarini soyleyenler ve seriata inanmayanlarin tumu %100 munafik ve kafirdirler, islamiyetin disindadirlar..Artik bu insanlarla birseyleri tartismaya gerek yokdur cunku bunlar artik ummat- yani aileden degildirler…bunlarin bu halkin goruslerini de dinlemeye gerek yokdur; bunlar kafirler, liberaller, ateistlerdir-bunlar inanmayanlardirlar.. ISLAMIYET DUNYAYI DEGISTIRMEK ICIN VARDIR…Her zaman islami yolda ve seriat adina cihatda olmaliyiz ve asla da ozur dilememeliyiz…Osama ile umarim tanisirim. Mucadelesine sempatim var-o Allahin askeridir…islami kanunlarin uygulanmasi icin /seriat icin savasmaya devam edin Endonezya’da. Eger bu devlet ve ulke buyuk, emniyetli ve huzurlu olmak istiyorsa, o zaman hic pazarlik yapmadan % 100 islama donmelidir yoksa, yok edilecektir (yani Endonezya hukumetini devireceklerini, yok edeceklerini soyluyor)   http://english.aljazeera.net/English/archive/archive?ArchiveId=35265

 

 

“Biz ozgurluk ve demokrasi istemiyoruz. Islami seriat istiyoruz” Ingiltere’de Arabistan’da yasar gibi kilik kiyafetlerle musluman mahallelerinde kavimler gibi yasayan, musluman genclerin yaptiklari toplantidan goruntulu- 2004 de Londra’da Londra’dan ABD ye kalkacak 6-8 ucagi sivi patlayicilarla havaya ucurmak uzere olan Ingiltere dogumlu, Pakistan Alkeyda egitimli bombaci muslumanlar yakalandiktan sonra, CNN

 

 

turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi   

FETHULLAH GULEN KASETLERI**** AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, KASETLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4 BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937  http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= NEDEN CAGIN EN IYI TEKNOLOJIK GELISIMI INTERNETI, YOUTUBE DAHIL ZIRT PIRT CAGDISI SEKILDE TURKIYE’DE MAHKEMELERCE YASAKLIYORLAR SIMDI ANLADINIZ MI?

"FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'NIN ISLAMCI TEHLIKESI" ...AKP kendilerini demokratik islamci muhafazakarlar olarak tanitip, kendilerini kamufle ettiler, sakladilar....... Rachel Sharon-Krespin 2009   http://www.meforum.org/article/2045 ve http://www.jihadwatch.org/archives/019430.php ; ve "ISLAMCILAR AVRUPA'YA YAKLASIYORLAR, TURKIYE'DE ISLAMCI TEHLIKESI" BassamTibi 2009 http://www.meforum.org/article/2047  ve Turkiye hakkindaki tum guncel yazilar http://www.meforum.org/docs/cat/41 ve http://www.meforum.org/docs?author=Michael+Rubin 

 

 

 

Evet, beni Erdoğan’ın korumaları Merkel’in önünde dövdüler- …Acaba, yüz binlerce gurbetçimiz bugün kan ağlarken, onların gözyaşlarını görmezlikten gelmekle, geçenlerde Köln’de yetmiş yaşındaki amcanın feryadına kulak tıkamakla, 30 yaşında kocasını kaybedip parasını da bu şirketlerden alamayan bacımızın, çocuklarına bakabilmek için kendini satmasına göz yummakla, yetmiş yaşındaki teyzelerimizin paralarını alın terlerini, ekmeklerini, rızklarını geri vermeyen bu ’vicdansız şirketler’ yüzünden ah ettiklerinde tüm melekler alemi ağlarken, onların halen Avrupalarda tuvalet temizlemelerine göz yummakla, kadınlarımızın, çocuklarımızın ıstıraplarını, beddularını duymazlıktan gelmekle, tüm servetlerini bu şirketlere kaptıran çocuklarının ve eşlerinin yüzüne bakamadıklarından intihar eden beş gurbetçimizin yetimlerinin başını okşamadan ve bu feryatları dile getirmeye çalışan, yedi seneden beri bitkisel hayatta olan babasının altını temizleyen benim gibi birisini, Avrupa’nın ve ’Avrupa Başbakanı’nın (Merkel) Hanover’de gözleri önünde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın korumalarına dövdürtecek kadar gaddarlık sergilemekle kainatın tek sahibi, herkesin hesabını ona vereceği o yüce Allah’ın makamına erişebilecek misiniz?………. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6421454.asp?yazarid=42  TAMAMINI OKUYUN YAZININ;  Muhammet DEMİRCİ- Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı-BERLİN www.holdingzedeler.de  ;  atddernegi@yahoo.de

 

 

INSANLARIN DUNYANIN HERYERINDE NASIL KENDILERINE MUTLULUK, CENNET PAZARLANARAK DIN VE ALLAH ADINA SUREKLI KANDIRILDIKLARINI, TUM SAHTEKARLIKLARI, TUM CURUMUSLUKLERI, TUM HORTUMCULUKLARI, TUM RUSVETCILIKLERI, CEMAATLERIN, TARIKATLARIN,LIDERLERININ NASIL BEYIN YIKADIKLARINI, NASIL INSANLARIN KIMLIKLERINI- KISILIKLERINI- TUM OZGURLUKLERINI IYICE YOK ETTIKLERINI, LIDERLERIN/SEYHLERIN  NASIL KENDILERINI SUPER MEGA ZENGINLER YAPMAK ICIN CALISTIKLARINI, NASIL ALLAH RIZASI DIYE TOPLANAN BAGISLARIN, TUM PARALARIN BU SAHTEKARLARIN KENDI MEGA LUKS AILE YASAMLARI ICIN HARCANDIGINI,  NASIL MURITLERINE ASLA YAPMAYIN DIYE FETVA VERDIKLERI HERSEYIN ALASINI KENDILERINE- AILELERINE COK UYGUN GORDUKLERINI, NASIL INSANLIK DISI KARIZMATIK SOSYOPATLAR HATTA PSIKOPATLAR OLDUKLARINI GORMEK TIPLA+ PSIKIYATRI ILE ANLAMAK , TUM TARIKATLARIN MUSTEREK NOKTALARINI VE AMACLARINI, BENZERLIKLERI CIRILCIPLAK GOREBILMEK BIR COK INSAN ICIN , TOPLUM ICIN GOZ ACICI VE COK AMA COK KORKUTUCU OLACAKTIR. UYANIN, AKILLANIN…

 

“DINI KULLANDIK” TAYYIP ERDOGAN, BASBAKAN OLDUGUNDA- VE BAKAN M ALI SAHIN DE “SIYASETTE DINI KULLANDIK” DEMIS – MUTLAKA BASTAN SONA OKUYUN BAK; “MUSA’NIN COCUKLARI TAYYIP VE EMINE” , YAZARI ERGUN POYRAZ , TOGAN YAYINCILIK ISBN 978-9944-337-07-6

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6421454.asp?yazarid=42   Evet, beni Erdoğan’ın korumaları Merkel’in önünde dövdüler

 

INSANLARA ZEHIR SACAN, ZEHIRLEYEN , SUREKLI SADECE KENDILERINI/LIDERLERINI ZENGIN, COK ZENGIN ETMEK ICIN CALISAN TARIKATLARI, TARIKATCI KOKTENDINCI POLITIKALARINI ELMALI SEKER GIBI YUTTURMAYA KALKAN SAHTEKARLARI DUNYADA INCELEMISLER, ARASTIRMISLAR VE UZMANLAR, UNIVERSITELER BILIMSEL CIDDI RAPORLAR, KITAPLAR YAZMISLAR; ISTE BU KAYNAKLARDAN CEVIRILERIMLE- TERCUMELERIMLE BIRLIKTE DERLEDIKLERIM.

 

 

DUNYADA KOKTENDINCI CEMAAAT- TARIKATLARIN MUSTEREK OZELLIKLERI, ORTAK HEDEFLERI, EN ONEMLI AMACLARI HEP AYNIDIR GENELDE;

 

1.   KOKTENDINCI, FANDAMENTALIST ISLAMCI, IRTICACI, KENDISINI CEVRELEYEN KULTURDEN VE TOPLUMDAN ADETA MEYDAN SAVASI VEREREK - SAVASARAK VAZGECEN KARAKTERISTIGI ILE TANIMLANIR- HATTA BU TOPLUMUN DINI DE KOKTENDINCIYLE AYNIDIR ASLINDA. KENDILERINE IRTICACI, KOKTENDINCI, FANDEMENTALIST, GERICI DENEN BIR COK GRUP- KISI, BU TANIMLARIN DUNYADA IMA ETTIGI KAVRAMLAR NEDENIYLE REDDEDERLER, ASLA KABUL ETMEZLER KOKTENDINCI SERIATCI VS VS OLDUKLARINI. www.ruki.org/degistim.htm  www.ruki.org/bademgulbabacum.htm

2.   ISLAMCI KOKTENDINCILIK= IRTICA= GERICILIK= BATIDAKI ANLAMDA SUDUR;  SUREKLI VE ISRARLI SEKILDE ISLAMIYETI- ISLAMCILIGI SAVUNUR VE ONE SURER, HERSEYI ONUNLA ACIKLAR VE LAIK DEMOKRATIK DEVLET KANUNLARINI MUTLAKA SERIAT= ISLAMCI= KURANDAKI KANUNLAR ILE DEGISTIRMEYI  ISTER VE LAIKLIGE SIDDETLE KARSIDIR; VE HERSEYI KURANA ISLAMI KURALLARA YANI SERIATA GORE YORUMLAMAYI-YONETMEYI- YASAMAYI HEDEFLEYEN POLITIK IDEOLOJIYE VERILEN ADDIR. BUNLARIN RADIKALLIK DERECELERI ARTTIKCA, KOKTENDINCI ISLAMCILARIN LAIK DEMOKRATIK DEVLETLERI COK ASIRI SIDDET ICEREN SEKILDE DEVIRMELERI, HATTA ISLAMCI TERORU DE DESTEKLEMELERI MUMKUNDUR. www.ruki.org/degistim.htm http://en.wikipedia.org/wiki/Fundamentalism http://www.answers.com/topic/fundamentalism   http://www.ntpi.org/html/turkce.html   http://en.wikipedia.org/wiki/Islamic_fundamentalism http://c21.maxwell.af.mil/cts-isl.htm http://en.wikipedia.org/wiki/Sharia  http://en.wikipedia.org/wiki/Shariah http://www.icapi.org/

3.   ISLAMIYETTE KOKTENDINCILIK, ISLAMIYETTE  VE MUSLUMAN DEVLETLERDE LAIKLIGE KARSI CIKAN VE KURANDAKI, SERIATTAKI GELENEKSEL INANCLARI VE UYGULAMALARI BUNUN YERINE OTURTMAYA CALISAN MUSLUMAN LIDERLERI, GRUPLARI VE HAREKETLERE, POLITIK IDEOLOJILERE KOKTENDINCI = GERICI= IRTICACI DENIR. www.ruki.org/degistim.htm

4.   TUM DUNYADAKI KOKTENDINCILERE GORE, ESAS OLAN TEK SEY KUTSAL KITABIN KENDISIDIR; TEK OTANTIK OLAN ALLAHIN DIN KITABIDIR. ISLAMIYETTE KOKTENDINCILIKTE ISE , INSANLARIN KENDILERINI KURANA VE HADISLERE GORE HERTURLU KISITLAMALARI, VE GRUBUN ICINDEKI KOKTENDINCI POLITIK IDEOLOJIK HAREKETLERE HERTURLU DESTEK VERMELERI BEKLENIR VE LAIK DEVLETI DEVIRMEK VE YERIEN SERIAT DEVLETINI KURMAK TEK AMACDIR www.ruki.org/degistim.htm  http://www.answers.com/topic/fundamentalism http://en.wikipedia.org/wiki/Islamic_fundamentalism

5.   KOKTENDINCILER HANGI DINDEN OLURLARSA OLSUNLAR, KENDILERINE SADECE ALLAH TARAFINDAN KENDI DINI KITAPLARINDA GOSTERILEN OGRETILEN TUM YASAMA SEKLININ, TUM YOLLARIN DEVLET-HUKUMETIN TAMAMI TARAFINDAN DA MUTLAKA TANINMASINI VE LAIK DEMOKRATIK HUKUKI YASAM SEKLI VE KANUNLAR YERINE, ISTE BU KOKTENDINCI KURALLARIN KONMASINI, ONA GORE YASAMAYI SART GORURLER. ONLARIN GOZUNDE DEVLET ALLAHIN HIZMETKARI OLMALIDIR. www.ruki.org/degistim.htm

6.   BATIYA GORE EXTREMIST YANI ASIRICI/EKSTREMCI ISLAMCILAR= SIDDET VE TEROR YAPAN ISLAMCI TERORIST GRUPLARDIR- HAMAS, HIZBULLAH, ISLAMI CIHAD VS GIBI- VE BUNLARIN ILK TEPKILERI KENDI MUSLUMAN ULKELERINDE GORMEK ISTEDIKLERI IDEAL ISLAMI SERIAT DEVLETI YERINE CURUMUS HORTUMCU YONETICI-POLITIKACILARIN HORTUMLAMASI VE BU RUYALARININ ENGELLENMESI NETICESINDE KENDI SERIAT VIZYONLARININ GERCEKLESMEMESINE BIR TEPKIDIR. AL KEYDA ISE AYRI BIR TERORIST GRUPDUR.http://www.csmonitor.com/2001/1004/p25s1-wosc.html http://repositories.cdlib.org/cgi/viewcontent.cgi?article=1024&context=gis DOLAYISI ILE BASBAKAN RTE NIN IRTICA, KOKTENDINCILIK DEGIL DE “ASIRILIKLARDAN” BAHSETMEK ISTEMESI ASLINDA= ISLAMCI TERORISTLERDEN BAHSETMIS OLUYOR. ASLINDA BENCE AGZINDAN CIKANIN DUNYADA, BATIDA NE ANLAMA GELDIGINI NE KENDISI, NE DE DEVLET KASASINDAN GEREKSIZ YERE COK FAZLA BESLEDIGIMIZ BILMEM KAC TANE DANISMANLARI DA BILMIYORLAR! YOKSA “ASIRILIKLARDAN” BAHSEDER MI??? EZBERE KONUSMAK DEVRI BITTI INTERNET CAGINDA- ADAMA KENDINIZI EGITIN DE OYLE KONUSUN ULKEMIZI, INSANLARIMIZI ILGILENDIREN HAYATI KONULARDA; OYLE BIZI YONETMEYE KALKIN DERLER!! www.ruki.org/degistim.htm

7.   IRTICACILAR, ISLAMCI RADIKAL, KOKTENDINCILER= FUNDAMENTALISTLER, ULUSLARARASI INSAN HAKLARINCA DA DESTEKLENEN LAIK VE DEMOKRATIK DEVLETLERE KARSI SERIATI YANI KURANDAKI ISLAMI KANUNLARINI VE MUSLUMANLIK PRENSIPLERINE DAYALI KANUNLARI , ISLAMI DEVLETI ONE SURERLER, DESTEKLERLER, SAVUNURLAR, HAYAL EDERLER,PAPAGAN GIBI TEKRARLARLAR VE  GERCEKLESTIRMEK ISTERLER. EN BUYUK CATISMA VE ELISKILER DE SU ANA 3 KONUDA ODAKLANIR; 1-KADINLARLA ERKEKLERIN ESITLIKLERINI ASLA KABUL ETMEZLER 2- DINLE CAMIYLE KURANLA DEVLET ISLERININ AYRILMASINI ASLA KABUL ETMEZLER 3-DINI HAKLARIN BAZILARINA KARSI CIKARLAR, ASLA KABUL ETMEZLER, MESELA MUSLUMANLIKTAN AYRILIP BASKA DINE GECMEK VS, ISTE BU KESKIN CELISKILER NEDENIYLE KOKTENDINCI ISLAMCILARIN  MODERN LIBERAL DEMOKRATIK DEVLETLERE ASLA SAHIP OLAMAYACAKLARI SUPHELERI BIRCOK KISIDE YOGUNDUR. www.ruki.org/degistim.htm  http://en.wikipedia.org/wiki/Islamic_fundamentalism http://anitra.net/activism/fundamentalism/psychology.html   http://c21.maxwell.af.mil/cts-isl.htm http://en.wikipedia.org/wiki/Fundamentalism   http://en.wikipedia.org/wiki/Sharia  http://en.wikipedia.org/wiki/Shariah http://repositories.cdlib.org/cgi/viewcontent.cgi?article=1024&context=gis   http://www.factnet.org/cults/Fundamentalism/index.html   http://www.ntpi.org/html/turkce.html POLITIK ISLAMA HAYIR http://www.ntpi.org/ VE ICAPI POLITIK ISLAMA KARSI ULUSLARARASI DAYANISMA  http://www.icapi.org/ 

8.   LIDERIN EMIRLERINE VE MENFAATLERINE, CIKARLARINA UYGUN ETKILEME/YONLENDIRME, SARTLANDIRMAK VE TUM EMIRLERININ KUSURSUZ, KAYITSIZ SARTSIZ  YERINE GETIRILMESI+VE TUM PARA KAYNAKLARININ LIDERE YONLENDIRILMESI

9.   LIDERLER DINI, PSIKOLOJIK, TICARI VE POLITIK MANIPULASYONLARLA- SAHTEKARLIKLARLA-KANDIRMACALARLA- DOLANDIRICILIKLARLA-TACIZLERLE- KARA PARALARLA TARIKAT UYELERINI VE TUM TOPLUMU YONLENDIRMEYE, ETKILEMEYE, DEGISTIRMEYE CALISIRLAR VE KENDI AMACLARINA HIZMET ETMEK ICIN ELLERINE GECIRDIKLERI TUM FIRSATLARDAN TUM IMKANLARDAN SONUNA KADAR HERTURLU  FAYDALANIRLAR.

10.                BURADA TARIKAT UYELERI SUREKLI BEYINLERI YIKANAN, SUREKLI PSIKOLOJIK OLARAK TECAVUZ EDILEN BIRER OBJE, BIRER ARACDIRLAR, BIRER KURBANDIRLAR; ASLINDA ONLARA BIRER DIN DEGISTIRICISI OLARAK BAKILIR DUNYADA

11.               TARIKLATLAR TURKIYE’DE VE TUM DUNYADA , ICINDE  BULUNDUKLARI TOPLUMU MUTLAKA DEGISTIRMEK VE KENDILERINE BENZETMEK, LAIK DEVLET DUZENINI-KANUNLARINI-YONETIMLERINI DUNYADA HER YERDE DEVIRMEK VE KENDI IDEALLERINDEKI RADIKAL-KOKTENDINCI- BIZDE ISE SERIATCI DEVLET YONETIMINI- KURMAK GERCEKLESTIRMEKTIR TEK AMACLARI. DUNYADA TARIKATLARLA ILGILI YAPILAN TUM CALISMALAR, ARASTIRMALAR BU VE ASAGIDAKI BILGILERI YAZMISLARDIR, ANLATMISLARDIR RAPORLARINDA

12.               SUREKLI YALAN SOYLERLER, BIZDE ISE SUREKLI GOZLERINIZIN ICINE BAKA BAKA “TAKIYE YAPARLAR” CUNKU SON ANA, LAIK DEVLETI DEVIRENE KADAR AMACLARI NORMAL TOPLUMDAN HERSEYI SAKLAYABILMEKTIR; GIZLENMEKTIR; INKARDIR .TUM UZMAN KAYNAKLARIN ANLATTIKLARI, YAZDIKLARI KOKTENDINCI TARIKATLARIN “POLITIK IDEOLOJILERININ” MUSTEREK OZELLIKLERDIR BUNLAR.

13.               Aranizda Turkiye’deki tarikatlardan ayrilmis, yakasini, hayatini, kendisini- ailesini tarikatdan kurtarmis olanlar varsa tum yasadiklarini anlatmali- aciklamali-yazmalidirlar; bu insanlik ve vatandaslik gorevinizdir. Belki sizin bildikleriniz, acikladikalriniz bircok kisiyi tarikat eline dusmekten kurtarabilir. Hukuku-adaleti, toplumu aydinlatabilir-yardimci olur. CESUR VE OZGUR OLUN, ACIKLAYIN, ANLATIN, YAZIN.

 

 

BENIM ANLADIGIM GENCLIK , INKILABIN FIKIRLERINI VE IDEOLOJISINI BENIMSEYIP GELECEK KUSAKLARA GOTURECEK KIMSELERDIR, BENIM NAZARIMDA YIRMI YASINDA  BIR YOBAZ, IHTIYARDIR; YETMIS YASINDA BIR IDEALIST ISE ZINDE BIR GENCDIR. ATATURK

 

ARKADASLAR, EFENDILER VE EY MILLET, IYI BILINIZ KI TURKIYE CUMHURIYETI SEYHLER, DERVISLER, MURITLER, MECZUPLAR MEMLEKETI OLAMAZ. EN DOGRU, EN HAKIKI TARIKAT MEDENIYET TARIKATIDIR. ATATURK

 

MEDENIYETIN EMIR VE TALEP ETTIGINI YAPMAK INSAN OLMAK ICIN YETERLIDIR. ATATURK 

 

EGER NAMUSLULAR NAMUSSUZLAR KADAR CURETKAR OLMAZLARSA, O ULKE FELAKETE UGRAR. ISMET INONU

 

TARIKATLAR TOPLUM DISI GRUPLARDIR VE TOPLUMA ASLA HESAP VERMEMEK ICIN ETIK VE AHLAK DISI HERTURLU TEKNIK VE YONTEMLERI KULLANIRLAR. RUKI

 

TARIKATLAR DINI  EROIN GIBI UYUSTURUCU OLARAK KULLANIRLAR VE INSANLARI, HALKI KENDI IDEOLOJILERINE BAGIMLI YAPARLAR. RUKI

 

AKP VE BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN DA INSANLARIMIZI KOKTENDINCILIKLE UYUSTURUYOR VE VE  KENDISI BU ARADA TURKIYE’DE ICERDE VE DISARDA SEMBOLIK DEMOKRASI OYUNLARI ILE UGRASIYOR, ISLAMCI POLITIKADA VE TUM TURKIYE’DE RADIKAL ISLAMCILIKDA KOSAR ADIMLARLA ILERLIYOR. RUKI

 

DUNYADA TARIKATLER INSANLARI GERCEK VE AIT OLDUKLARI AILELERINDEN VE CAGDAS TOPLUMDAN KOPARAN, INSANLARI MANIPULE EDEN, KANDIRAN VE HERTURLU SUISTIMAL EDEN, ELLERINDEN PARALARINI ALAN, SUREKLI YENI UYELER KAYDEDIP YENI PARA KAYNAKLARI YARATMAKLA UGRASAN, INSANLARIN BEYINLERINI HERTURLU  KONTROL EDEN VE BEYIN YIKAYAN , BAZEN DINCI VE BAZEN DE DINCI OLMAYAN TOPLU SUC ORGUTLERIDIR.RUKI

 

KOKTENDINCILERIN, SERIATA OZLEM DUYANLARIN, SERIATCILARIN, HERKESI SADECE VE MUTLAKA KENDILERI GIBI OLMAYA ZORLAYANLARIN, ABA ALTINDAN SOPA GOSTERENLERIN, DEMOKRASIYE VE LAIKLIGE,HUKUKA. MEDENIYETE HIC INANCI- SAYGISI OLMAYANLARIN, INSAN HAKLARI DA YOKTUR CUNKU ONLAR KENDILERI INSAN HAKLARINA DA, KADIN HAKLARINA DA INANMAZLAR. RUKI

 

COK ESLILIGI OZENDIREN, “ALLAHIN EMRI 4 KADINDIR, SEVAPTIR” DIYEN VE KENDI HAYATLARINDA UYGULAYAN TUM KOKTENDINCILER, TARIKATCILAR, TUM AKP MILLET VEKILLERI MUTLAKA TUTUKLANMALIDIRLAR; ADALET VE HUKUK 301 PESINDE KOSMAK YERINE ONCELIKLE KADIN-INSAN HAKLARINI AYAKLAR ALTINA ALANLARLA, KADINI SUISTIMAL EDENLE, TACIZLERLE , MEDENI KANUNU , GIYIM KANUNUNU, TARIKAT KURULMASINI ENGELLEYEN KANUNLARINI ALENEN AYAKLARI ALTINA ALANLARLA UGRASMALIDIR. ADALETIN ASIL GOREVI BUDUR. GOREVINI YAPMAYANLARDAN HESAP SORULMALIDIR-MUHTEMELEN KENDILERI DE TARIKATCIDIRLAR, KOKTENDINCIDIRLER. EGER ADALET BU KONULARDA GOREVINI YAPMIS OLSAYDI ADIM ADIM , TARIKATLARLA KOKTENDINCILERLE SARILMAZDI 4 YANIMIZ SIMDIKI GIBI. GELISMIS ULKELERDEKI SISTEM BOYLE ISLEMEKTEDIR. RUKI

 

TARIKATLAR KOKTENDINCI VE RADIKAL, INSANLARA TOPLUMLARA COK ZARARLI, KENDILERINI CEVRELEYEN NORMAL TOPLUMLARDAN KENDILERINI SOYUTLAMIS, DINI, POLITIK, PSIKOLOJIK, TICARI HERTURLU MANIPULASYONLARI- KANDIRMACA- SAHTEKARLIKLARI YAPAN GRUPLARDIR; VE LIDERLER UYELERI USTUNDE COK ASIRI BASKILARLA-ETKILERLE, TUM UYELERI LIDERIN KENDI MENFAATLARI ICIN YONLENDIRIRLER. ACIKCASI TUM TARIKATLAR UYELERINI BIRER ESYA YERINE KOYARLAR VE LIDERIN KENDI CIKARLARI ICIN KULLANIRLAR. TARIKATTAN AYRILMAYI BASARIP  YASADIKLARINI ANLATMAK, BASKALARININ DA BU BILGILERDEN FAYDALANMALARI, TARIKATLARDAN UZAK DURMALARINI SAGLAMAK ICIN KITAPLAR.YAZILAR YAZANLAR “TARIKATTA BANA PSIKOLOJIK OLARAK SUREKLI TECAVUZ EDILDIGINI DUSUNUYORUM” DIYORLAR. RUKI

 

 

TURKIYEDE TARIKATCILIK = SANKI DINCILIK= ISLAMIYET= DINI OZGURLUK= ISLAMI HAKMIS = ALLAHIN EMRIYMIS DE SAYGISIZLIK ASLA YAPILMAMASI GEREKIRMIS GIBI CAHILCE, YANLI, KASITLI, GOBEK ILISKILI, GOBEKTEN BAGLI KOKTENDINCILIK- RADIKALLIK VE TARIKATLER YANDASI IFADELERLE HALKA YANLIS COK YANLIS SUNULMAKTADIR, ANLATILMAKTADIR! OYSA INGILIZCEDE “CULT” DENEN TARIKATCILIK BASLIBASINA DUNYADA HER GRUPTA , HER ULKEDE MUTLAKA  AYRI AYRI, TEK TEK ELE ALINARAK INCELENMESI GEREKEN, ICINDE HER TURLU  YUZLERCE KANUNSUZLUKLAR, KARA PARA, RADIKAL VE KOKTENDINCILIK, VERGI KACAKCILIGI, SAHTE SIRKETLER, COK ONEMLI SUCLAR, CETECILIK, MAFIALAR , KADIN VE COCUK, INSAN HAKLARI SUCLARI DA VAR OLAN BIR TOPLU SUC ORGUTUDUR- MUDAHALE EDILMEDIKCE COK BUYUK TEHLIKELI SAYILARA ULASABILEN RADIKAL VE KOKTENDINCI, KANUNDISI, POLITIK, PSIKOLOJIK VE TICARI MANIPULASYONLAR YAPAN VE TOPLUMDAN SOYUTLANMIS- IZOLE EDILMIS SUC GRUBUDUR.RUKI

 

INSANLARA CENNETI PAZARLAYAN  DIN TUCCARLARINA  VE ALLAHA DAHA YAKIN OLMAYI GARANTILEYEN TUM KOKTENDINCI  MUSLUMAN VEYA YABANCI FANATIK RADIKAL SAHTEKARLARA DUNYADA VE BIZDE BAKILDIGINDA, KADIN IKINCI SINIFDIR; BASKILANAN, ASAGILANAN, HICBIR SECIM HAKKI OLMAYANDIR; OKUTULMAMIS, TESLIMIYETCI VE HIC ITIRAZSIZ, HAYATTA HICBIR GUVENCESI OLMAYANDIR; HER TURLU DOGUM KONTROL HAKKI KESINLIKLE ELINDEN ALINMIS, SUREKLI DOGURMAK ZORUNDA OLANDIR; KUMAYA/KUMALARA METRESLERE SEVGILILERE VE IKINCI, UCUNCU, DORDUNCU ESLERE KATLANMAK ZORUNDA BIRAKILANDIR; ERKEKLERIN HER TURLU KENDI ISTEKLERI , TURBAN, TESETTUR HASEMA GIYIMLERI VE COK ESLILIK DAHIL KADINLARA DAYATILAN, EMREDILEN,  VE ADINA DA ALLAH BOYLE ISTEDI DENEN BIR AHLAKSIZLIK VE KANUNSUZLUKLAR, SAHTEKARLIK, RADIKAL KOKTENDINCILIK VE TARIKAT  VE INSAN VE KADIN HAKLARI IHLALI CORBASIDIR. RUKI

 

INSAN OLDUREREK, SIDDET, INTAHAR BOMBACISI SUCU ISLEYEREK CENNETTE 72 BAKIREYE KAVUSACAKLARINI SANAN VE TARIKATLARCA BEYINLERI BOYLE YIKANAN  KOKTENDINCI CIHADISTLER ASLINDA BIRER KOKTENDINCI TERORIST TARIKAT KURBANLARIDIR. RUKI

 

KADINLARI HERTURLU KENDI KONTROLLERI ALTINA ALAN KOKTENDINCILER KADINLARIN SECIM HAKLARINI, ISTERLERSE NE ZAMAN VE KIMLE VE NASIL UREME VE CINSELLIKLERINI IFADE ETMEK-YASAMAK HAKLARINI YOK EDERLER. RUKI

 

KOKTENDINCI BASKILARLA YASAYAN KADINLARIN KENDI YASAMLARI USTUNDE KENDI KONTROLLERINI ARTTIRMA SAVASLARI VARDIR SUREKLI; COGUNLUKLA DA DESTEK NETWORKU OLMADIGINDNA YENIK DUSERLER. RUKI

 

KOKTENDINCILER KADINLARI SADECE COCUK DOGURAN OBJELER OLARAK GORMEKTEDIRLER. RUKI

 

KOKTENDINCILERIN KADINLARI KIZLARI EZIK VE KENDINE GUVENI SIFIRLANMIS BIRER KOLEDIR. RUKI

 

KOKTENDINCILERDE KADIN VE INSAN HAKLARI, DEMOKRASI, LAIKLIK ASLA YOKTUR. RUKI

 

BIZLER ALLAHIN EN MAKBUL VEKILLERIYIZ VE ALLAHIN AGZIYIZ  DIYE SOZE BASLAYAN ALLAHSIZ, DINSIZ IMANSIZ, KITAPSIZ DIN TUCCARLARI, ISTE BU KOKTENDINCI VE HALKI YOLAN, DOLANDIRAN, BEYINLERINI YIKAYIP BIRER KOLE YAPAN, CALAN, HORTUMLAYAN, CURUMUS, HALKA YAPIN YAPMAYIN EMIRLERININ HICBIRISINI KENDILERI ASLA UYGULAMAYAN, DEVAMLI KONTROL EDICI EMIRLER YAGDIRAN,  SAHTEKAR,  ISLAMCI SERIAT DUZENINI OZLEYEN VE KURMAYI HEDEFLEYEN, INSAN OZGURLUKLERI VE DUSUNCE OZGURLUKLERINDEN, BASIN OZGURLUGUNDEN SIDDETLE NEFRET EDEN GERCEK TARIKAT DIKTATORLERIDIR ! RUKI

 

KOKTENDINCILERIN EN BUYUK OZELLIKLERI “TAKIYE” DEDIKLERI , ONLARIN KAFALARINDAKI KOKTENDINCILIGIN, SERIATIN DA MUSAADE ETTIGI, SUREKLI VE OMUR BOYU HEP YALAN SOYLEMEKTIR. HEM DE GOZLERINIZIN ICINE BAKA BAKA VE ARSIZCA, UTANMADAN, PISKINCE. RUKI

 

KOKTENDINCILIK HAYALLERI KENDILERI ICIN TOPLUCA CURUMUSLUK, TOPLUCA HORTUMCULUK VE HIRSIZLIKLARLA VE AYNI YOLLARDA YURUDUKLERIYLE MEGA BANKA HESAPLARIDIR; MURITLERI ICIN SEFILLIK, ACLIK, GERI KALMISLIK, HER SEFILLIGE ACLIGA KATLANMAK, HEP SUREKLI “ALLAHA SIGINMAKDIR, KADERE RAZI OLMAKDIR, SUKRETMEKDIR”. RUKI

 

“ONEMLI OLAN KONULARDA SUSTUGUMUZ ZAMAN HAYATLARIMIZ SONA ERMEYE BASLAMISTIR.” MARTIN LUTHER KING

 

PRESIDENTLERIN YUZLESMEK ZORUNDA KALDIKLARI PROBLEMLERIN KOKU  GECMISLERINDEDIR. HARRY S. TRUMAN

 

FANATIK, DUSUNDUKLERINI DEGISTIREMEYEN VE KONUYU DA DEGISTIRMEYENDIR. SIR WINSTON CHURCHILL

 

GELISEBILMEK ICIN ON SARTIN KADIN HAKLARI OLDUGUNU DAHA BIRCOK ULKE ANLAMAK ZORUNDADIR. KOFI ANNAN, BM GENEL SEKRETERI

 

 

http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/528_Tekelci_Din_Tacirleri.php EMRE KONGAR’DAN HAZINELER http://www.kongar.org/medyanotu/442_Basinda_Bir_Linc_Olayi.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/523_Bindigi_Dali_Kesmek.php  http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/518_Demokrasi_mi_Demagoji_mi.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/535_Demokrasi_Uzlasmaz.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/529_Kuresellesme_Cemaat_Bireysellik.php  http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/527_Buyuk_Tehlike_Kultur_Bolunmesi.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/525_Dogmatik_Egitim_Ozgur_Secim.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/524_Cemaat_Anlasiyisla_Devlet_Yonetmek.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/521_Alttan_Turban_Ustten_Bomba.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/520_Uzlasalim.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/514_Laikligin_Puf_Noktasi.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/514_Laikligin_Puf_Noktasi.php http://www.kongar.org/aydinlanma/2006/511_Ilimli_Islam.php http://www.kongar.org/aydinlanma/index.php

http://www.kongar.org/medyanotu/index.php

http://www.kongar.org/

 

http://www.milliyet.com.tr/1998/05/27/entel/ent.html  “….*Tarikatların rolünü nasıl görüyor sunuz?

      Nurculuk herhalde tehlikeli, o din değil artık politika. Nakşilik de öyle. Bir seferinde İran Azerbaycanı'ndaydım. Orda Kırklar diye bir grup var. Şah ismaili hala Tanrılaştırıyorlar. Bir gün onların bir zikir törenine girdim. Ali'ye Allah diyorlar. Onlar gibi sallandım. Kalktığım zaman kendimi o kadar iyi hissettim ki, sanki uyuşturucu almışım gibi. Bıraktığınız zaman sizde fiziki bir tesir yapıyor. Sıgarayı bırakmak gibi. O zaman anladım ki tarikatlar çok tehlikeli.

       *Çok rahatladığınızı söylemenizden sonra, "tarikatlar iyidir" demenizi bekliyordum.

       Size sevinç veriyor, fiziken rahatlatıyor. Birdenbire sarhoş oluyorsunuz. Tarikat nedir? Haşhaş içmekle aynı şey. Droge olmak gibi. Zikirler, sallanmalar, saatlerce aynı şeyi söylüyorsunuz…Tasavvuf dini yumuşatmıyor mu? O da tarikatlarda yaşamıyor mu?

       Tasavvuf bir felsefedir. Bir felsefe kendisini böyle gösterirse, ilkel bir biçimde, tehlikeli olabilir. Küçük yaştakiler zikire götürülmemeli. Ortodoks dininde de aynı zikirleri yapanlar var. Bu biçim hareketler hangi dinde olursa olsun tehlikeli olabilir. …..”

 

 

 

ANA SAYFAM www.ruki.org

 

ASAGIDA, YUKARDA TARIKATLARLA ILGILI YAZILANLARIN TUMU 25 EYLUL 2006 DA INTERNETE TARAFIMDAN CEVIRI YAPILARAK DERLENIP YAZILIP KONMUSTUR.RUKI

 

 

IRTICACILAR, ISLAMCI KOKTENDINCILER= FANDAMENTALISTLER, ULUSLARARASI INSAN HAKLARINCA DA DESTEKLENEN LAIK VE DEMOKRATIK DEVLETLERE KARSI SERIATI, ISLAMI DEVLETI ONE SURERLER, DESTEKLERLER, SAVUNURLAR, HAYAL EDERLER, GERCEKLESTIRMEK ISTERLER. EN BUYUK CATISMA VE ELISKILER DE SU ANA 3 KONUDA ODAKLANIR;

 

1-KADINLARLA ERKEKLERIN ESITLIKLERINI ASLA KABUL ETMEZLER

2- DINLE CAMIYLE KURANLA DEVLET ISLERININ AYRILMASINI ASLA KABUL ETMEZLER

3-DINI HAKLARIN BAZILARINA KARSI CIKARLAR, ASLA KABUL ETMEZLER, MESELA MUSLUMANLIKTAN AYRILIP BASKA DINE GECMEK VS,

 

ISTE BU KESKIN CELISKILER NEDENIYLE KOKTENDINCI ISLAMCILARIN  MODERN LIBERAL DEMOKRATIK DEVLETLERE ASLA SAHIP OLAMAYACAKLARI CIDDI SUPHELERI BIRCOK KISIDE YOGUNDUR.

 

 

DUNYADA MUSTEREK KOKTENDINCILIK OZELLIKLERI;

 

 

KOKTENDINCI ORGANIZASYON KARAKTERISTIKLERI

 

 

 

GERCEK DINLE TARIKATLARIN GENEL MUKAYESESI

KAYNAK-http://www.csj.org/infoserv_articles/dowhower_richard_religion_versus_cult.htm From "Guidelines for Clergy" by  Rev. Richard L. Dowhower, in Recovery From Cults, edited  by Michael D. Langone, Ph.D. and published by W.W. Norton and Company.

DIN insanin bagimsizligina- otonomisine saygi duyar

TARIKAT kurallara uyulmasini emreder-zorlar-mecbur eder.

DINLER insanlarin spirituel ihtiyaclarina yardim etmeye calisirlar.

TARIKATLAR spirituel ihtiyaclari suistimal ederler

DINLER soru sormaya toleranslidirlar hatta sorular sormayi ve bagimsiz olmayi, kritik dusunce sistemini desteklerler, yureklendirirler.

TARIKATLAR insanin bagimsiz kritik dusunmesini ve karar vermesini ve de soru sormasini engellerler.

DINLER psikoloji ve spirituelligin birlestirilmesini, entegre olmasini desteklerler.

TARIKATLAR insanlarin kimliklerini “iyi tarikat kimligi” ve “ tarikate girmeden onceki eski kötü kimligi” diye 2 ye bolerler

 

DIN degistirmek insanin kendi kimliginin icindeki merkez islemlerin prosesinin ortaya dokulmesi ile baslar.

TARIKATLARA teslim olusda ise, kendi kimligine cok az  saygisi olan dis guclere, kisinin farkinda olmaksizin teslim olusu soz konusudur.

DINLER parayi sadece etik kisitlamalar cercevesinde ve kutsal sonuclari olacak, kutsal amaclarda kullanmaya yarayan bir arac olarak kabul ederler.

TARIKATLARSA paraya bir amac olarak bakarlar ve lidere guc veya bencilce egoist amaclar kazandirmak icin gerekli gorurler.

 

DINLER din adamlari ile inancli halkin arasindaki seksi ahlaksiz , etik disi bulurlar.

TARIKATLARDA ise liderler siklikla uyeleri ile, cocuklariyla seks yaparlar.

DINLER tenkitlere saygili sekilde cevaplar, tepkiler veririler. 

TARIKATLAR ise kendilerini tenkit/kritik edenleri fiziksel veya hukuki olarak tehdit ederler/ korkuturlar.

 

DINLER aileleri el ustunde tutarlar ve herturlu korurlar.

TARIKATLAR aileyi dusman olarak gorurler.

DINLER kendilerine dahil olacak kisilerin din degistirmeden once cok iyi dusunmelerini yureklendirirler, desteklerler.

TARIKATLARSA COK AZ BILGI VEREREK, COK CABUK KARARLAR VERMESINI ISTER YENI DAHIL OLACAK UYELERIN.

 

 

http://anitra.net/activism/fundamentalism/psychology.html KOKTENDINCILIGIN=FANDEMANTALISTLERIN  PSIKOLOJIK ANALIZI

http://www.factnet.org/cults/Fundamentalism/index.html KOKTENDINCILER=FANDEMANTALISTLER

 

http://www12.brinkster.com/zihinkontrol/test%20of%20cult.htm tarikat testi http://www12.brinkster.com/zihinkontrol/cult.htm  tarikatlar

 

www.ruki.org/degistim.htm

 

 

 

TARIKAT NEDIR TARIFI?

 

Tarikatlar koktendinci ve radikal , insanlara ve toplumlara cok zararli, kendilerini cevreleyen normal toplumlardan kendilerini tamamen soyutlamis dini, politik, psikolojik, ticari MANIPULASYONLAR YAPAN gruplardir; ve de liderler uyeleri ustunde cok asiri baskilarla-etkilerle, tum uyeleri liderin kendi menfaatleri icin yonlendirirler . Acikcasi tum tarikatlar uyelerini birer esya yerine koyarlar ve liderin kendi cikarlari icin kullanirlar.

 

Tarikatdan ayrilip yasadiklarini anlatmak, baskalarinin da bu bilgilerden faydalanmalari icin kitaplar, yazilar yazanlar “tarikatta bana SUREKLI psikolojik olarak tecavuz edildigini dusunuyorum” diyorlar.

 

Tarikatlar dini veya dinci olmayan diye ikiye ayrilirlar;  ve insanlari manipule eden= kandirip yonlendiren, yoneten ve psikolojik ve/veya maddi , TICARI VE POLITIK olarak da suistimal edip kandiran, etkileyen ve uyelerinin beynini yikayip tamamen kendi kontrolleri altina alan radikal, fanatik gruplardir. Tarikatlere katilmis her uye  aslinda kandirilmis birer “din degistiricileridir” (convert).

 

Muslumanlikda Islamci koktendinciler , musluman fanatikler denen grup, genellikle Islami surekli one suren, musluman kisileri ve politik partileri ve devletin laik kanunlarini islami seriat kanunlari ile degistirmek icin ugrasan politik ideolojiyi tarif eder batida. Bu Islamci koktendicnilerin daha da siddetci olanlarI ise  laik devletleri devirmeyi hatta islamci teroru de desteklerler, planlarlar. Tum bu goruslerde fanatik koktendinciler tutucu dinci inanclara sahiptirler ve muslumanlikdaki liberal hareketlerle uzaktan yakindan iliskileri yoktur.

 

 

Tarikatlarda beyin yikama metodlarina “dusunce reformlari” da denmektedir. Beyin yikama ve davranis degistirme teknik-ve metodlarini cok daha fazla ogrenmek isterseniz asagiya bakin.

 

Tipik olarak belli bazi psikolojik manipulasyonlarin uygulanmasi  neticesinde ( ki buna beyin akil kontrolu denir) tarikat uyeleri liderin tum emirlerini yerine getirirler- bu genellikle uyelerin beyinlerinin yikanmasi ve kontrol altina alinmasi ve insanlarin beyinlerinin ta arkasinda var olan , derinlere kok salmis endise bagimliliklarinin suistimal edilip, insanin kimlik ve benliginin, oz varliginin, aklinin, kendi adina dusunup bagimsiz karar vermek tum ozelliklerinin ayaklar altina alinarak VE SILINDIR GIBI EZILIP USTUNDEN GECILEREK, surekli ayni seylerin israrli sekilde defalarca tekrarlanmasi ve uyelerin gruba ve grup liderine bagimlilik yaratilmasi islemidir.

 

Tarikatlarda en cok da insan, kadin ve cocuk tacizleri, haklari ihlalleri , cok eslilik, cocuk taciz-tecavuzleri, ve sahte –birbirleri ile surekli paslasan ve iz kaybettiren para hortumlayan sirketler/sahislar, vergi odemeyen sirketler, kara para hareketleri, dolandiriciliklar da vardir mutlaka. Iste gelismis ulkelerde kimselerin 4 yani bizdeki gibi tarikatlarla sarilmadan , buna asla meydan verilmeden KANUNLAR ADALET, TUM SAVCILAR, FBI DAHIL ISBIRLIGI YAPARAK TARIKATLARA YUMRUK GIBI INER BU KONULARIN HEPSINDE BIRDEN- MALIYE, ADALET, KANUN YAPICILAR, EMNIYET VE TUM ULKE TARAFINDAN YAKINDAN TAKIP EDILDIKLERINDE TEK BIR TARIKATIN TUMUNDE DAHI BU SUCLARIN HEPSI VARDIR.

 

Tarikatlerdeki hurafelerin, inanc ve dogmalarin tamami ilime bilime asla dayandirilmayan hatta bilimi tamamen dislayan,  dusunce ve inanclardir. Tarikatlara hak etmedikleri sayginin yanlislikla gosterilmesi ve sanki yeni dini hareketler gibi gosterilmesi yanlistir;cok tehlikelidir.

 

TARIKATLARDAKI TIPIK KARAKTERISTIKLER SUNLARDIR! (REVISED Lanja Lalich, Ph.D ve Michael D. Langone, Ph.D);

 

Tarikatlarin cekirdeginde, programlarinda ve ilsikilerinde topluca insanlari etkilemek ve kontrol etmek cabalari vardir. Bircok tarikat uyesi, eskiden uye olanlar, ve tarikatlari destekleyenler aslinda uylerin ne kadar cok manipule- suistimal- ve hatta taciz edildiklerinden tam olarak hala haberdar degillerdir; tam olarak asla anlayamamislardir. Asagidaki sosyal temel, sosyal-psikolojik ve kisiler arasi davranis sablonlari tarikatlarda, onlarin cevrelerinde hep vardir ve bir grubu tanimanizda, iliskilerinizde size yardimci olacaktir.

 

Bu durumlari sizin veya ailenizin, ya da bir sevdiginizin de icinde bulundugunuz sartlarla-durumlarla mukayese edin.

 

Bu liste size tehlikede misiniz, sevdiginiz birisi tehlikede mi anlamaniza yardimci olacaktir. Ama bu liste kesin bir “tarikat tartisi” degildir; ya da sizin su veya bu grup kesinlikle tarikat midir teshis koymaniz icin degildir. Bu asagidakiler analitik bir aracdir sizler icin.

 

 

 

 

TARIKAT TARIFINDE TIPIK OZET;

 

Tarikat bir grup veya bir harekettir veya asiri bagimlilik=asiri kendini adamaktir bir insana, bir fikire, veya birseye veya etiksiz-ahlaksiz sekilde uygulanan, cesitli etik disi ikna etmek ve kandirmak= manipule etmek teknikleridir ve kisiyi boylece kendi kontrolu altina almaktir- mesela tum su metodlar bir arada kullanilir;

 

·         daha onceki arkadaslarindan ve ailesinden, cevreden soyutlamak/izole etmek, uzaklastirmak, hic gorusturmemek, gucsuzlestirmek ve adeta aptallastirmak,

·         onlara daha cok tavsiye ve onerilerde bulunup bunlarin hemen benimsenmesini ve onaylanmasini ve emrin yerine getirilmesini her turlu saglayacak ozel metodlar kullanilmasi,

·         TARIKAT guclu grup baskilari,

·         bilginin yonetimi

·         kisiligin /kimligin ve/veya kritik anlarda kendi adina karar vermek ozelliklerin tumunun askiya alinmasi-durdurulmasi,

·         insanlara gruba % 100 bagimliligin kazandirilmasi ve surekli bagimlilik teknikleri ve metodlari  pompalanmasi,

·         ve tarikati terk ederse neler olacak baslarina-ailelerinin baslarina  neler gelir vs vs ve grubun liderlerinin  amaclarina hizmet edecek ilerletecek sekilde yeniden yaratilmasi icin korkunun bagimlilik haline getirilmesi,

·         tarikat emirlerine uyulmazsa, ailelerine veya tarikat grubuna, hatta topluma  gercek veya potansiyel zarar verilecegi fikrinin asilanmasi.

·         Tarikatlara asla hak etmedikleri sayginin yanlislikla gosterilmesi ve sanki yeni dini hareketler gibi gosterilmesi yanlistir;cok tehlikelidir

·         Tarikatlere yeni katilan her uye aslinda  de kandirilmis “din degistiricileridir” =converts.

 

ICSA misyonu psikolojik manipulasyonlari ve insanlarin tacizini, ozellikle de tarikat ve oteki gruplardakini incelemektir-arastirmakdir. Tarikat tarifine cok yanlis yaklasanlar da vardir. (The Definitional Ambiguity of “Cult” and ICSA Mission- TARIKAT TARIFI SUNLARI DA ICINE ALIR-ALABILIR;

 

·         GRUPLAR-dinci, politik, psikolojik, ticari gruplar- ki liderleri asiri cok baski uygularlar ve bu da tamamen ve sadece liderin kendi menfaatleri, kazanci icindir.

·         FANATIK DINI VE POLITIK GRUPLAR- liderlerinin yuksek ve asiri derecede baski ve kontrol uygulayip uygulamadiklarina bakilmaksizin hepsi, tum gruplar

·         TERORIST ORGANIZASYONLARI- Osama Bin Laden’in AlKeydasi gibi , bazi uyelerine dunyada vahsi cinayetler, suclar islettirilmektedir

·         INSANLARA HASAR YAPAN, ZARAR VEREN HERHANGI BIR GERCEK NORMAL DIN DISI SAPTIRILMIS, KALP KALPAZAN SAHTE DIN

·         GIZLI-SAKLI HIPNOZLARLA UYUTMAK

·         FIZIKSEL OLARAK NORMAL TOPLUMDAN IZOLE OLMUS, BIR ARADA YASAYAN SOSYAL OLARAK DA SIRADISI GRUP

·         FIZIK KANUNLARIYLA UYUM SAGLAMAYAN HAREKETLER VEYA INANCLARI SERGILEYEN ASILAYAN UYGULAYAN GRUPLAR- DINI, NEW AGE, PSIKOTERAPIK, IYILESMEK, TABII IYILESMEK, SIRA DISI ISBATLANMAMIS ALTERNATIF TEDAVILER, SIRA DISI ISPATLANMAMIS OTLA TEDAVILER, GUZELLIK- ESTETIK VS VS VS

·         AILE UYELERINDE BIRISI EGER BIR GRUBA KATILMISSA, VE ESI, ANNE BABASI, AILE EGER GRUBUN INSANA ZARAR VERDIGINI, BUNUN SEVDIKLERINE  , GRUBA KATILAN KISIYE ZARAR VERDIGINI SOYLUYORLARSA- GERCEK OLSA DA OLMASA DA- BU GRUP

·         COK YUKSEK BASKIYLA ISRARLA SATIS TEKNIKLERI VEYA YENI UYE KAYITLARI UYGULAYAN KURUMLAR, ORGANIZASYONLAR, ISYERLERI, VS VS

·         LIDERLERIN BEKLENTILERINE VE EMIRLERINE COK YUKSEK DERECEDE UYAN VE KUSURSUZ ITAAT EDEN DAVRANISLAR SERGILEYEN UYELERI OLAN OTORITER-TOTALITER SOSYAL GRUPLARIN TUMU

·         SIDDETI, IRK AYIRIMCILIGINI, ONYARGILI OLMAYI- TAHAMMULSUZLUGU- KORU KORUNE DUSUNCELERE VS TAHAMMULSUZLUGU (BIGOTRY), HATTA DEVLETI DEVIRMEYI SAVUNAN ASIRI EXTREMIST ORGANIZASYONLAR

·         AILEDE VE/ VEYA ILISKILERDE BIR TARAFIN OTEKINE ASIRI YUKSEK VE ZARARLI ETKI- KONTROL UYGULAMASI ILISKILERI ( BELLI TIP FONKSIYONSUZ AILELERDE VE DAYAK YEMIS-SIDDET GORMUS KADNINLARDA GORULEN TIPIK SENDROMDUR)

 

 

OZETLE TARIKATLAR ;

 

·         Uyeleri ustunde asiri otoriterdirler ve kendi cikar ve amaclarina uygun sekilde hepsini etkilemek icin, her birinin beyinlerini yikarlar ve tum insanlarin beyinlerini kontrol etmek amacli yani dusunme ve karar vermek mekanizmasini surekli topluca kandirip, manipule ederler- gercekleri carpitirlar; soz ve akil oyunlari, etkileme ve beyin yikma metodlari ile karsilarindakileri kendi dusunduklerine, kendi amac ve cikarlarina inandirirlar

·         Organizasyon olarak toplu yerlerde, toplu halde , firsat bulsalar mesela koy, mahalle, sehir olarak hep birlikte bir arada yasarlar; bir arada sanki bir totaliter ulke, bir totaliter devlet, bir totaliter politik parti olarak yasarlar.

·         Kisileri-uyeleri kendilerine cevirmekde, kazanmakda agresif yani saldirgan mutecavizdirler

·         Tarikat inanclarini, hurafe ve doktrinleri , dogmalari ogretmede sistematik programlari vardir- bunlarin tamami bilim ilime asla dayandirilmayan, hatta ilimi bilimi tamamen dislayan fikirler, gorusler, hurafeler, dogmalardir

·         Her sinifdan ama ozellikle de orta sinifdan yeni uyeler kaydederler

·         Zarar verici, kotu, durust olmayan gibi ifadelerle tarif edilmektedir tarikatler.

·         Genellikle tarikatlar en azindan mutlaka kendi uyelerine ve topluma da zararlidirlar; ve uyelerini suistimal ederler ve etik yani ahlaki olmayan uygulamalari vardir.

·         Bir cok tarikatlar kendilerinin tarikat olmadigini soylerler;onlara gore otekiler, baskalari tarikattirler.

·         Genellikle bu AZINLIK GRUBUN INANCLARINA GORE, ilime bilime asla dayandirilmayan hatta bilimi tamamen dislayan, yabanci inanc- fikir, hurafeler,  ve dogmalari dayatan, normal halkin inanmadigi-istemedigi KANUNSUZ, SAHTE, KALPAZAN, GERCEK OLMAYAN  BIR DINDIR-webster

·         Tarikatce aciklanmis dogmalara, gercek diye dayatilan inanclar veya prensiplere dayandirilan, ve hastaliklara/problemlere tedavi amacli sunulan ama bilimsel tecrubeleri veya bilimsel deneyleri- bilimsel bilgileri asla icine almayan, dahil etmeyen bir sistemdir, webster

·         Bir kisiye, bir fikire veya bir seye kendini cok fazla veya asiri adamaktir; kendini adadigi amactir

·         Bu ana toplumdan ayrilan insanlarin kendini adamisligini karakterlerini tarif eden tanimlardir. webster

·         Bir kisiye , fikire veya seye asiri sekilde kendini adamayi resmen sergileyen grup veya harekettir ve ahlaksiz-etiksiz yonlendirici-etkileyici-kandirici manipulatif teknikler ve ikna etmek teknikleri soz konusudur ve de grup liderlerinin amaclarini yerine getirtmek icin kontrol yani kisileri kendi etkileri altina alma mekanizmalari  yerli yerindedir.

·         Etik yani ahlak disi metodlar uygulanmaktadir uyelere.

·         Uyeler asiri kendini adamislik ve fanatiklik-radikallik sergilerler-uyeler grubun liderine ve kimligine sorgusuz sualsiz asiri sekilde kendilerini adamislardir

·         Uyeler kandirilacak ve suistimal edilebilecek sekilde yonlendirilirler-etki altina alinirlar-manipule edilirler herturlu

·         Tarikatciler de kandirilmis “din degistiricileridir” =converts.

·         Tarikat uyelerine , onlarin ailelerine ve/veya topluma zarar verirler ve  topluma tehlikelidirler.

·         Tarikatlar lider merkezli olduklari icin surekli suistimalci ve zararlidirlar- ve boyle olduklari icin de, temas icinde olduklari tarikat uyelerinin daha rasyonel ve acik olan, iyi aileleri ve toplumla buyuk sekilde catismalara girerler ve toplumu tehdit olarak gorurler.

·         Bazi tarikatlerse manipulasyon derecelerini , suistimallerini, verdikleri zarari ve toplumu karsilarina almayi azaltarak yavas yavas topluma uyum saglarlar. Bazilari ise kabuklarini daha da sertlestirip iyice totaliter olurlar , ve elitler hukumetini –yonetimlerini  kurup iyice izole olurlar. Iste bu tamamen totaliter ve izole olmus elit hukumetciligi hedefleyen tarikatler, hem de ;

 

1.    uyelerin nasil dusunmeleri gerektigini, nasil hareket etmeleri gerektigni be nasil hissetmeleri gerektigini de inanilmaz detaylarla dikte ederler

2.    kendilerinin cok ozel ve ustun/yukseltilmis- yuce statusde olduklarini ilan ederler- mesela takintili sekilde insanlik ustu gucleri oldugu ya da insanligi kurtarmak vs gibi

3.    Topluma itiraz ve karsi cikmalari artar/yogunlasir ve toplumdan gitgide iyice koparlar

4.    Insanlari kandirmak ve suistimal etmek evrensel bir kapasite oldugu icin, her grupta tarikatler olusabilir. Ancak toplumda en bastan tarikat alt gruplarinin olusmasini hemen engellemek icin bircok kurumlar vardir bunlarin denetlenmesini saglayacak. Mesela bircok tarikat lideri normal toplumdaki siradan yasamlara islere baslamislardir ve  cevrelerinden tarikat aktiviteleri yuzunden dislanip islerinden, cevrelerinden, toplumdan atilmislardir. Tarikatlar genellikle KANUNSUZ GRUPLARDIR.

5.    Bu manipulatif inandirma teknikleri ve insanlari suistimal etmek icin kendi kontrolleri altina almak ozelliklerinin aynilarini dini olmayan grup tarikatlerinde de gormek mumkundur- yeni dinler, yeni psikoterapiler, yeni politika veya oteki “yeni” hareketler-teknikler adlari altinda izlenebilir bunlar.

6.    Tarikatlara hak etmedikleri sayginin yanlislikla gosterilmesi ve sanki yeni dini hareketler gibi gosterilmesi yanlistir;COK tehlikelidir

 

 

TARIKATLERDEKI BEYIN YIKAMAK VE AILEDEKI SOSYALLESMEK NORMLARINI KAZANMAK ICIN UYGULANAN METODLAR ARASINDAKI EN ONEMLI FARK NEDIR?

 

Bu tarikatlardaki beyin yikamak, akil beyin kontrolu, sartlandirmak, bir cogumuzun yetisirken, anne babamiz tarafindan ve/veya okullardaki bize saglanan sosyal sartlandirmalardan cok farklidir. Cunku siradan sosyal durumlardaki beyin yikama su acilardan farklidir; aileler-anne/baba ve okullar vs asla etik disi, ahlaksiz ve kotu niyetlerle manipulatif teknikler kullanmazlar cocuklarin-genclerin daha sosyallesmeleri icin. Hem de cocuklardaki sosyallesmek cok uzun sureclidir ve adim adim onlarin COK OZEL KIMLIKLERE SAHIP BAGIMSIZ YETISKINLER OLABILMELERI ICINDIR.

 

Ancak beyin yikamak metodu= akli, beyni kontrol altina alabilmek icin uygulanan manipulatif teknikler ETIK VE AHLAKLI DEGILDIR; BU IKNA ETME AHLAKSIZ METODLARI KISININ SERGILEDIGI KIMLIGINI BAGIMSIZLIGINI AZALTMAK, SIFIRLAMAK VE RADIKAL OLARAK, TARIKATIN AMACLARINA KENDI BILGISI OLMADAN HEDEFLENMESIDIR.

 

Cocuk yetistirirken,  cocugun kontrol edilmesi ve ikna edilmesi genellikle uygundur cunku amacimiz onu tehlikelerden korumak isteriz ve saglikli sekilde buyumesini amaclariz. Cocuklar kendileri birer bagimsiz yetiskine donustukce, kimlikleri gelisir ve kisisel bagimsizliklarini ilan ederler ve saygi gormek isterler. Anne-babalar da cocuklari buyuyup sorumluluklarini ustlendikce, cocuklairni kontrol etmekden-beyinlerini yikamakdan- onlari hala etkilemeye calismaktan vazgecerler. ( Bu her ne kadar Turkiye’de gecerli degilse de hala, saglikli toplumlarda bu yetiskin cocuk-aile iliskisi hep boyledir, Turkiye’de omur boyu herkes herkesin herseyine karisir ve yonetmeye calisirlar).

 

Ve bu genclerde normal buyumek asamasi bazen parcalanip dagilinca, aynen yetiskinlerin intahara meyilli olduklari depresyonlardaki gibi, akrabalar ve/veya yardimci otoriteler bu kisiye yardim etmek icin one cikarlar  ve belki de mesela bu durumda pskiyatrik bir hastahaneye yatirilmasini saglayip, artik anne baba yerine ona “bakici” olurlar.  Ama kriz gecince, yazilmamis etik kurallarina gore, burada etkileyici roldeki artik, iyilesen kisinin secim hakkina saygi duyan role gecer.

 

 

BIR BASKA INSANI ETKILEMEK ICIN KULLANILAN TARIKAT TEKNIKLERI;

 

Iki adettir.

 

1.    Secimlere saygi duyulan ve etki altina alinacak kisinin bagimsizligina saygi duyulan teknikler ve de

2.    emirlere uyum kazanmak teknikleri ki, bu da etki altina alinmak istenen kisinin kendi ihtiyaclari, istekleri, amaclari hice sayilarak, sadece arzu edilen, istenen tepkilere-cevaplarin beklentisinde olan teknikdir

 

Secimlere saygi duyulan teknikde, egitim ve tavsiye tekniklerini icine alir.

Emirlere uyum kazanmak teknikleri de ikna etmek ve kontrol altina almak seklinde 2 bolumdur. Tarikat dunyasi, oteki disardaki normal dunyaya gore, insanlari  ikna ederek tarikatlerde kontrol altina almak icin tum tekniklere olaganustu hakimdir.

 

Cocuk yetistirirken,  cocugun kontrol edilmesi ve ikna edilmesi genellikle uygundur cunku amacimiz onu tehlikelerden korumak isteriz ve saglikli sekilde buyumesini amaclariz. Cocuklar kendileri birer bagimsiz yetiskine donustiukce, kimlikleri gelisir ve kisisel bagimsizliklarini ilan ederler ve saygi gormek isterler. Anne-babalar da cocuklair buyuyup sorumluluklarini ustlendikce, cocuklairni kontrol etmekden-beyinlerini yikamakdan-onlari hala etkilemeye calismaktan vazgecerler. ( Bu her ne kadar Turkiye’de gecerli degilse de hala, saglikli toplumlarda bu hep boyledir). Ve bu genclerde normal buyumek asamasi bazen parcalanip dagilinca, aynen yetiskinlerin intahara meyilli olduklari depresyonlardaki gibi, akrabalar ve/veya yardimci otoriteler bu kisiye yardim etmek icin one cikarlar  ve belki de mesela bu durumda pskiyatrik bir hastahaneye yatirilmasini saglayip, artik anne baba yerine ona “bakici” olurlar.  Ama kriz gecince, yazilmamis etik kurallarina gore, burada etkileyici roldeki artik, iyilesen kisinin secim hakkina saygi duyan role gecer.

 

Bazi durumlarda mesela mecburi hizmet olmayan orduya hem para kazanmak ve ordunun mesela ABD de oldugu gibi sonra 60.000 dolarlik universitede okumak burslarini kazanmak icin orduya katilirken, kisiler kendi otonomilerinden/ bagimsizliklarindan fedakarlik ederler- birseylerden vazgecerler kendi secimleriyle. Tarikatlerin aksine , bu durumlarda kisi kendi bilgisi olarak karar vermistir- kendi secim hakkini bilgili sekilde kullanmisdir;burada kisinin kimligi-karakteri degisikliklere ugramayacaktir ve kontratla karsilikli anlasma ile belli bir sure icin askerlik yapacaktir sadece- hem de bu tur gruplarin hepsi de topluma acikca hesap ACIK HER TURLU HESAP VEREBILIRLIK OZELLIKLERI OLAN kurumlar kuruluslardir ; tarikatte ise  hersey tarikate, lidere, liderim emirlerine bagimlilik kazandirmak merkeziyetlidir VE TARIKATLAR TOPLUMA KIMSEYE HESAP VERMEZLER.

 

Tarikatler ise kimselere hesap vermezler ve kagit ustunde yazili olmayan etik kanunlarini birer birer delerek, hice sayarak, ahlaksizca, kandirarak, etki altina alarak, beyin yikayarak emirlere uyum saglama teknikleriyle kurduklari iliskilerde, etki altina almaya calistiklari kisilerin bagimsizliklarini ve kisilik-kimliklerini hice sayarlar.Anlasildigi gibi burada hersey tarikat liderinin emirlerinin yerine getirilmesi odaklidir.

 

 

NE CINS TARIKATLER VAR DUNYADA?

 

 

BEYNIN KONTROL ALTINA ALINMASI, BEYNIN KONTROL EDILMESI NE DEMEKTIR?

 

Buna beyin yikamak da denir, ya da “zorlayici inandirma”, veya “dusunce reformu” ve de “sosyal ve psikolojik olarak etkilemek icin sistematik sekilde manipulasyon” da denir ki, burada kasdedilen bir grubun veya bir kisinin sistematik olarak ahlaksizca-etik olmayan sekilde manipulatif-kandirici-etkileyici metodlar kullanilarak, baskalarinin kendi isteklerine uymalari saglanir; ki bu da manipule edilen insana zarar verir, hasarlar.

 

 

TARIKATLERIN METODLARI NELERDIR? 

Bu metodlar sunlardir;

 

 

 

TARIKATLERE KATILANLARIN BEYIN YIKANMALARINDA, AKIL KONTROLLERINDEKI 3 ASAMA NEDIR? TARIKAT TEKNIKLERI?

Genellikle bu karisik bir beyin yikama ve akil kontrolu mekanizmasi olmakla birlikte, birbirinin icine girmis 3 devresi vardir;

 

·         KANDIRMAK-  yeni tarikat uyeleri tarikatin zararsiz olduguna ve spirituel hayatlarini gelistirilecegine veya kendilerine olan guvenlerinin ve emniyetin gelisecegine ve yasamlarinin zenginlesecegine, mesela “Allaha daha yakin ve makbul olacaklarina”, “kanunsuz ve siddet iceren seyler dahi olsa lider ne isterse aynen emrine uyarsa, her istegi yerine getirirse direkt cennete gideceklerine”, “liderin emirleri ile islamiyete hizmet edeceklerine” , “ lider istedigi icin mesela binlerce insani oldurseler ve suc isleseler, cinayetler, terorler isleseler dahi, kesin sehit olacaklarini ve cennette kendilerini 72 bakire hurinin bekledigine” , “liderin her turlu emrine hic itiraz etmeyerek hep uslu olurlarsa gelecek secimlerde x partiden yine milletvekili secimlerine x parti lideri tarafindan mutlaka sectirilmek uzere liste basi olacaklarina”  vs vs inandirilarak surekli kandirilirlar. Sonuc olarak bu kandirmaca ve de yuksek derecede manipulatif etkileme sistemleri ve teknikleri sayesinde, yeni uyeler gruba dahil olurlar ve grubun adeta recete ile verdikleri dusunme sekline, hissetmek sekline, ve hareket etmek, giyinmek, yasamak ve hatta terorist/siddetci tarikatlarda da teror sekline katilirlar. Baska bir deyimle adeta din degistirmektedirler ve uye olmuslardir bile.

·         BAGIMLILIK-Uyeleri yavas yavas dis dunyadaki etkilerden uzaklastirip, izole ederek ve onlara kesinlikle gercekci olmayan yuksek ve suc duygulari hissetmelerine sebep olacak beklentiler dayatilarak, herhangi bir  “negatif “ ifadelerinde cezalandirarak ve bagimsiz, kritik, dusunmeyi yok ederek, TARIKAT GRUBU, TARIKATA ALINAN YENI KISININ  GRUBA GITTIKCE BAGIMLI OLMASINI VE BAGIMLI OLDUKCA VE EMIRLERI YERINE GETIRDIKCE DE SEVGI-DESTEK IFADELERIYLE BAGIMLILIGINI DAHA DA ARTTIRILMAKTADIR

·         KORKU SALMAK-Bir defa uyenin tarikate, gruba bagimliligi saglaninca, grubun bu kisilerin dusunceleri, hisleri ve davranislari ustundeki kontrolu, bu psikolojik destegi kaybedecegi korkusu ile daha da guclenir. Bazi gruplarda fiziksel tehdit de vardir ama bunlarin tumu aslinda tarikat liderliginin insani hice sayan , KISILERI hasta eden tarikat emirlerine uyulmasini saglamak amaclidir.

 

 

KIMLER TARIKATLARA KATILIRLAR VE NEDEN? 

 

Sanilanin aksine tarikat uyeleri “cilgin, meczup, deli” degillerdir. Yapilan arastirma ve klinik calismalarda elde edilen guclu verilere gore, tarikat uyelerinin bircogu oldukca normal kisiler; ama bunlarin 1/3 cu tarikate katilmadan once de orta derecede psikiyatrik rahatsizliklari olan kisiler. (ABD de NIH  Ulusal mantal Saglik Enstitusunun son arastirmasina gore, genel olarak toplumda insanlarin genelde % 20 sinde psikiyatrik bozukluklar var)

 

Tarikat uyeleri genc, yasli, zengin, fakir, ve egitimsiz- cahil de olabilmektedirler. Tarikatlere su tipler katilabilir denemiyor kolayca- her ulke kendi ulkesindeki tarikatleri incelemeli, arastirmalidir, yazmalidir. Ancak tibbi klinik tecrubeler ve resmi olmayan surveylere gore, TARIKATLARA KATILAN INSNALARIN DAHA ONCEDEN COK BUYUK BIR COGUNLUGU ONEMLI DERECEDE STRES / DEPRESYON YASAMAKTAYDILAR. BUNLAR GENCLIK YETISIRKEN, ADOLASAN YILLARDA NORMAL KRIZ SURECLERINI DE ICINE ALIR; MESELA GENCLIKTE SEVGILIDEN-ASKINDAN AYRILMAK, OKULDA BASARISIZLIK, DUSUNME-ANLAMA PROBLEMLERI OLANLAR, NORMAL TOPLUM YASAMINDAKI TARIKAT ILISKILERI NEDENIYLE CEVRESINDEN ATILMIS-SOYUTLANMIS KISILERDIR. 

 

Bu insanlarin kendi stres-depresyonlari ile basa cikma metodlari yeterince ise yaramadigi icin, bu COK stresli-depresyonlu insanlar kendilerine “mutluluga giden yolu” ya da “cenneti” veya “Allah’a giden en kestirme yolu” satan, vaad eden tuccarlara , tarikatlara en iyi aday kurbanlardir.

 

BIRCOK INSANLARI TARIKATLERE, TARIKAT ETKILERINE ACIK VE MEYILLI KILAN OTEKI OZELLIKLERI SUNLAR OLABILIR; INSANLARIN BAZILARINDA TARIKAT ETKILERININ DAHA FAZLA VE ETKILI OLMASINA MEYDAN VEREN OZELLIKLERI? 

 

·         Bagimlilik-bagimli olmak istegi- kendine guven eksikligi; bir yere bir seye bir gruba ait olmak istegi

·         Kararsizlik, ne istedigini, kim oldugunu, neye inandigini, neye karsi oldugunu bilememek- hayir demek ozelligi yoktur veya tenkit edemez/ etmez ve suphe etmez, kendisine her soylenene inanir- kendi aklini, mantigini kullanip sorgulamaz, soru sormaz

·         Safcadir- kendisine soyleneni, seyirci oldugu seyi, dusundugu seyi SORGULAMA KAPASITESI ENGELLI/ IQ VE/VEYA BEYIN –ZEKA OZURLUDUR

·         Bilinmezlige mechule dusuk toleranslidir yani onun icin SORU SORMAMAK, CEVAP ALMAMAK ok dir - kesin cevaplara ihtiyaci yoktur, cevap almaya tahammulu sabri yoktur

·         Kulturel yanilgilar- dislanmis olmak, bulundugu yasadigi sartlardan yerden memnun olmamak

·         Saf idelistlik

·         Spirituel anlamlara kavramlara yasama ihtiyac duymak

·         Transa gecer gibi asiri konsantrasyon durumlarina yatkin olmak- daha onceleri halusinasyanlara sebep olan uyusturucular kullanmis olmak

·         Gruplarin insanlari nasil manipule edip kandirip, beyin yikayip etkileyeceklerini bilmeyecek kadar cahil olmak

 

 

TARIKATLERE KATILAN INSANLAR NASIL DEGISIRLER? TARIKATLER INSANLARA NASIL ZARAR VERIRLER?

 

Tarikata katilip adeta din degistiren bu kisiler, kendilerini tamamen tarikata adarlar; tum tarikat dusunceleri, hisleri, hareketleri artik tabii bir sekilde kendisine mal eder ve tarikata girmeden onceki, kendine onemli gelen oncelikli tum sahsiyet- kimlikleri bastirilmisdir- yok edilmisdir; ya da artik bu eski ozellikleri kullanilmaya kullanilmaya curur yok olur. Gruba yeni katilanlar onceleri tarikatlerin beyin yikama ve kontrol altina alma teknikleri bombardimanlarindan soke olurlar; ve hatta sanki “uzaydaymislar’ gibi, sert, kati, ve tepkilerinde de stereotipler olurlar; kisitli bir dil-lisan-kelime haznesi kullanirlar; onemli kritik olarak dusunme sistemleri bozulur, onemli seyleri dusunemez olurlar; ve de garip sekilde oteki insanlardan uzaklasirlar.

 

Anne babalar, aileler  “Bu benim cocugum degil” derler. Boyle gozlemler nedeniyle tarikat uyelerinin “zombiler” , “ruh gibi”  ya da “cam gibi gozlu robotlar olduklarini” dogrular; abartili da olsa  bu gercekler, yogun tarikat manipulasyonlarinin bircok “insanin kendinde olmak durumunu” degistirebildiklerinin kanitidir.(Zombi Afrika’da vudu buyuculuk tarikatinda ölünün transa gecirilip buyuculuk yapan kisinin emirlerine uymasi halını tarıf eden,  zombı  durumda olduguna- benzedıgıne ınanılan kısıdır)

 

Zamanla tarikate girenler-din degistirenler diyoruz bunlara- gerilimden uzaklasirlar, ve uzayli gibi ulasilmaz ve mesafeli ve sanki uzaklardaymis gibi  olurlar.

 

Teknikleri ogrenirler, mesela “chanting” denen hep bir agizdan veya tek basina yuksek sesle konusmayi/ dua vs sarki soylemeyi, zikir,  tarikat fikirlerini tekrarlamayi, mesela yuksek sesle ve surekli ileri geri sallanarak medreselerde, kuran kurslarinda arapca, bilmedigi bir dilde kuran okumayi- teknikleri sozleri , liderin soylediklerini  tekrarlamayi- anlamini hic bilmedikleri yabanci dillerden sozleri tekrarlamayi ogrenirler ki bu da bu kisilerde supheleri katilastirir- dondurur ve baskalarina ve kendilerine yalan soylemelerini cok kolaylastirir. Cogunlukla tarikat yasamlarindan onceki normal toplumdaki  kisilerle iliskilerini kopartirlar ve bu da tarikatlarin surekli uyelerin kendi ailelerine ve topluma karsi cikmalari yuzundendir. Ve uyeler bu tarikat kurallarina uyum sagladiklari icin odullendirilirler ve boylece gruba gittikce daha da bagimli olurlar.

 

Eger kendilerine gelebilseler BU TARIKAT UYELERI, bastirilmis hatiralar- kayitlar veya suregelen supheler endiselere sebep olurlar ve neticede bu da, savunucu bir transa gecme mekanizmasini tetikleyebilir; tarikatin kendisine empoze ettigi dusunce- hissetme-davranis sistemini korumak icin, adeta o tarikatin dilindeki “yabanci dilde” (yani normal topluma cok yabanci gelen sekilde KELIME VE FIKIRLERLE, CUMLELERLE, BAKIS ACILARIYLA, IDEOLOJIYLE  VS )  aynen onlar gibi konusmaya baslar.

 

Boyle insanlar en azindan gorunurde, ama “suni seviyelerde normal yasamlar” surerler toplum icinde. Bu tarikat uyelerinin toplumda surekli adaptasyonlari ise ancak uye olmadan onceki eski dusunce sistemlerine, eski amaclarina, eski degerlerine ve bagajlarindaki eskiden bugune tasidiklari tarikat kisisel baglantilarina gore surer gider-AMA TABII BU TARIKATLARA GENC YETISKIN VE YETISKIN OLARAK KATILANLAR ICIN SOZ KONUSU BU ANLATILANLAR . Normal seviyede psikolojik gelisme ve kisisel entegrasyonu/ topluma dahil olmak bu kisiler icin basarilmasi cok zor seylerdir.

 

HELE DE EGER INSANLARA COCUKKEN, KUCUKKEN, VE GENCKEN KOKTENDINCI RADIKAL DINCI, TARIKAT EGITIMLERI VERILMISSE VE BEYINLERI YIKANMISSA, BU KISILERIN ILERDE NORMAL YASAMLARA, NORMAL TOPLUMLARA GERI  DONMELERI ICIN, ADAPTE OLMALARI ICIN TUM POTANSIYEL IMKANLARI , TUM SAVUNMA MEKANIZMALARI DAHA EN BASTAN ELLERINDEN ALINMISTIR.

 

EN COK ZARARI BU GRUP GORECEKTIR CUNKU  ELLERINDE, BEYINLERINDE HICBIR YARDIMCI “ESKI LAIK DEVLET EGITIMI”, “ESKI DEGER”, “ESKI DUSUNCE”, “ESKI SISTEM”, “ESKI AMAC”, “ESKI KISISEL BAGLATILARI” GIBI TUTUNACAK DALLARI DA OLAMAYACAGI ICIN, NORMAL OLARAK NORMAL TOPLUMLARA ADAPTE OLMALARI VE NORMAL YASAMLAR SURDURMELERI MUMKUN DEGILDIR . MESELA ISTE BURADA MUSLUMANLIKTA/ISLAMIYETTE COCUKLARIN SOZDE EGITIMLER ICIN TESLIM EDILDIGI VE ASLA ILIME BILIME DAYALI HICBIRSEY OGRETILMEYEN, TAM 4 SENEDE SADECE ARAPCA, EZBERE BILMEDIGI BIR DILDE KURAN EZBERLEMEYI OGRETEN KOKTENDINCI RADIKAL MEDRESELER (MESELA PAKISTAN VE SUUDI ARABISTAN, IRAN, SURIYE DAHIL) , VE HEM DE NORMAL VE KACAK TUM KURAN KURSLARINDAKI “EGITIM” ADI ALTINDA COCUKLARA VERILEN “RADIKAL, KOKTENDINCI ARAPCA EZBER+BEYIN YIKAMA TARIKAT EGITIMI” DEVREYE GIRMEKTEDIR.

 

MADEM KI TURKIYE’DE BU KADAR COK TARIKAT VAR, ETRAFIMIZI 4 YANIMIZI TARIKATLAR SARMIS , KIMSE BANA SU KURAN KURSU COCUKLARIMIZ ICIN UYGUNDUR VE EMINDIR, OTEKI KACAKDIR TEHLIKELIDIR  DEMESIN- BENCE HEPSI DE COCUKLARIMIZ ICIN AYNI DERECEDE TEHLIKELI. BURALARDA COCUKLARIN IYILIGI VE EGITIMI ICIN HICBIR SEY YOK- TARIKAT EGITIMLERI, KOKTENDINCILIK, RADIKALLIK VAR. NOKTA. NETICELERI ORTADA ISTE. ONCE COCUKLARIMIZI MUTLAKA KORUMALIYIZ.

 

 

TARIKATLER TOPLUMA NASIL ZARAR VERIRLER?

 

 

 “Cultism; A Conference for Scholars and Policy ” adli rapor tarikatlerin direkt olarak topluma nasil zarar vediklerini ozetlemektedir;

 

·         HUKUMET-KANUNLAR- gizli, sakli,cok ozel bilgileri ele gecirmek icin hukumet kurumlarina, toplu kamu sektorune, orduya ve tum kurumlara  suzulerek-girerek , bu gizli-sakli-cok ozel bilgileri, evraklari, dosyalari devletde, kamuda,  hatta bircok insanlara ait kisisel bilgileri ellerine gecirerek, bunlarla kendilerine ekonomik kazanclar saglarlar ve /veya icine girdikleri bu organizasyonlari etkileyerek tarikata her turlu hizmetlerini genisletirler.

·         VERGI KACIRMAK- sahtekarlikla-kanunsuz  sekilde devlet sosyal, saglik, hizmet vs yardimlari alarak ve kanunsuz sekilde sosyal odemelerden , sigorta-saglik-emeklilik vs  hizmetlerinden kendi uyelerini faydalandirarak, birbiri ile iliskili icerde, disarda offshore sirketler kurarak dolandiricilik yapmak ve hic vergi odememek vs vs  HERTURLU KANUNSUZLUK VE SAHTEKARLIKLARI YAPARLAR.

·         GOCMENLIK DAHIL TUM ADALET SISTEMINI- KANUNLARINI DELERLER- Hukuk sistemini asla asli-astari, yeri, geregi olmayan sikayetlerle, asiri hizmet istekleri ile, davalarla hukuk sistemini surekli taciz ederler. Bunlar onlara gore dusmanlarini “avlamak yontemleridir”. (BAK BASBAKAN Tayyip Erdogan’in halki vs surekli mahkemeye vermesi gibi)

·         POLITIK OLMAYAN, BAGIS, YARDIM GRUPLARI- DINI KURULUSLARI ADI ALTINDA OPERASYONLAR YAPARAK, TOPLANAN PARALARLA  POLITIK AMACLARINA HIZMET EDERLER

·         IS- KANDIRMACA- ALDATICI SAHTEKAR SEKILDE bagis toplamak, fund raising (MESELA POLITIK PARTILERE PARA KAYNAK BULMAKDA VS) ve satis yontemleri vardir. Toplu orgut seklinde ve sahis- kisisel olarak uyelerini tarikat yonetimi egitimlerine ve buyume seminerlerine katilmalari icin baski yaparlar VE SIRKETLERDE INSANLARDA BUNDAN KAYNAKLANAN STRESLER VARDIR. Kendi islerine para saglamak icin “bagis” adi altinda toplanan paralar baska amaclarla, kendi islerini ayakta tutmak icin VEYA BAGISLARLA HIC ALAKASI OLMAYAN OTEKI ISLERDE sahtekarca kullanilir- BUNU GARANTILERLER. Calisan kisilere az para odeyerek, ya da “recycled salaries” denen  sistemle de  isyerlerinde adil-etik olmayan rekabetlere neden olurlar.

·         EGITIM- tarikatlarda cocuklara kanunlara gore mutlaka verilmesi gereken egitimleri inkar ederek, ara vererek, son vererek suc islenir. Sayginlik kazanabilmek icin okullari, kolej ve universite kurumlarini amaclarinin disinda kullanarak, yanlis tanimlayarak, tarikatin amaclarina uygun ama halka yanlis tanitilan amaclari icin kullanirlar. Okullara, universitelere cocuklarin aileleri ve ozel hayatlari, kimlik ve belgeleri vs tum kanunlara aykiri sekilde ele gecirilerek ve kandirilarak kayitlar yapilir.

·         DIN- Toplumda var olan dinlerin de destegini saglayabilmek icin, tarikatin amaclari, inanclari ve uygulamalari sahte bir sekilde anlatilir ve “musterek amaclar’ saglanmaya -gosterilmeye calisilir topluma bircok konularda. TOPLUM KANDIRILIR (BIZDE TAKIYYE DENMEKTE SIMDILERDE)

·         TARIKATLAR TOPLUMLARA DOLAYLI OLARAK DA ZARAR VERIRLER- Tarikatlar serbest, cogulcu toplumlarda 5 degere siddetle karsi cikarlar ve bunlari mutlaka yok etmek, yerle bir etmek isterler;

 

1.    insanin kendine olan saygisi-human dignity

2.    ozgurluk, freedom

3.    etikler, ahlaki degerler, ethics

4.    kritik ve karar vermeye yarayan dusunme SISTEMIMIZ, critical thinking

5.    kendine ve topluma karsi acik, net , hesap verebilir seffaf olmak, sorumluluk, accountability

 

Cunku tarikatlar “yalan soyleyip sahtekarlik yaptiklari, kurumlari kandirdiklari, aldattiklari’ icin, tarikatlar kendi uye sayilarInin da otesinde guc kazanirlar. Dahasi tarikatlarin esas amaclari aslinda toplumdaki ozgurluklerin tumunu kendileri tamamen yok etmek istedikleri halde, cogunlugu o ulkedeki anayasa ve tum kanunlarin kendilerini korumasi icin herturlu garantiyi isterler!  Ve iste boylece basa cikilmalari gereken ciddi bir problemdirler tarikatlar. ( DEMEK DOKUNULMAZLIKLARDAN DA BUNUN ICIN VAZGECEMIYORLAR TARIKATCILAR, KOKTENDINCILER. VE BU TAVIR DUNYADA STANDARTMIS)

 

 

OZGUR VE SERBEST ANAYASA KURUMLARI OLAN ANAYASAL OZGUR LAIK DEMOKRATIK TOPLUMLAR KENDILERINI NASIL KORURLAR- ANAYASA MERKEZI NASIL DAGILMADAN BU BASARILIR? BU TOTALITER TARIKAT UYGULAMALARINDAN, TOPLUM ICINE KAPANMADAN KENDILERINI NASIL KORUYABILIRLER? 

 

·         Bircok kisi farkli dunya gorusu farkliliklarina ve birbirlerine saygilidirlar ancak her ulkede, dunyanin her yerindeki bircok iyi organize olmus tarikat fanatikleri-radikalleri, her zaman dunyaya ulkelere, insanlara , kulture, HATTA DEVLETE  kendi dusundukleri istedikleri sekli vermeye, kendi beyinlerindeki hayal ettikleri fotograflari , IDEOLOJILERI uygulamaya calisacaklardir. (Bizde ise bu koktendinci radikal seriat yonetiminin,  Laik Demokratik Cumhuriyet devleti yerine konmasi istegi seklinde hortlatilmaktadir koktendinci ve tarikatlarca ve AKP hukumetince- daha once de gecmislerine bakin bu seriat mentaliteli ve kapatilan yargilanan ve asla politika yapmamak cezalari verilen RP dahil partilere ve mensuplarina  ve simdi devami olan yeni AKP ye. )

·         Tarikat fanatikleri eger etik olarak ve hem de kanunlarla herturlu sinirlandirilmazlarsa ve durdurulmazlarsa, toplum kulturu tum etik samandiralarini ve bugune kadar var olan tum kurumsal anayasa garantilerini kaybederler.  Yuzbinlerce aile tarikatlar tarafindan parcalanmistir ve milyonlarca kisinin de kendilerine olan sayginlik ve bagimsizliklarinin ve saglikli dusunce sistemlerinin  yok edilmesi ,  taciz edilmesi de bu tehdidin ne kadar buyuk oldugunu gostermektedir.

 

INSANLAR NEDEN TARIKATLARI TERK EDERLER?

 

Bircok sebeplerle.

 

Tarikat icindeki yalanlari, cifte standartlari ve tum curumuslukleri, hortumculuklari fark edince, gruba katilan, din degistirenlerden eski degerlerinin hic degilse bazilarina hala sahip olup bunlari surdurebilenler ve kismen de olsa, bagimsizliklarini hala surdurebilenler kafalari karismis olarak oylece cikip gidebilirler tarikatlardan.

 

Bazilari ise surekli beyin yikama ve baskici “din degistirme egitimlerden” ve bagis-para toplama islerinden yilip yorulup terk ederler. Her tarikata katilan yeni uyeye mesela kendisi musluman olsa ve bir x tarikatina girse, yine de “din degistirmek” olarak degerlendirilmektedir. Bazen en cok kendini adamis tarikat uyeleri bile tarikatin beklentilerinin-zorlamalarinin karsisinda kendilerini oylesine yetersiz hissederler ki, alip baslarini giderler- ama bu artik tarikata inanmadiklarini gostermez,  sadece kendilerini basarisiz bulduklari icin ayrilmislardir. Bazilari ise eski degerlerine, amaclarina, ilgilerine veya iliskilerine donerler- eski baglantilarini tazelerler; mesela ailelerini ziyaret etmeye baslarlar, eski ve ayrilmis tarikat uyeleri ile gorusmeye baslarlar ya da counseling yani profosyonel psikologlarla terapilerle konusarak iyilestirme seanslarina katilirlar vs  ve tarikati terk edip ayrilirlar.

 

Tarikatlarla ilgili cok aydinlatici kitaplar http://www.factnet.org/Recommended_Books.htm http://www.csj.org/#Bookstore TERORIST TARIKATLAR http://www.factnet.org/cults/terrorism/Recommended_Books_on_Islamic_Fundamentalist_Terrorism.htm

 

 

TARIKATLARI TERK ETMEK KOLAY MIDIR?

 

Tarikatlari terk etmek isteyenlere genellikle kalmalari icin baski yapilir. Bazi eski tarikat uyeleri aylarca, hatta yillarca guclerini, cesaretlerini toplayip tarikattan basip cikmak icin calistiklarini soyluyorlar. Bazilari kendilerini oyle baski altinda ve korku dolu hissediyorlardi ki, gizlice ayrilirlar.

 

Genellikle ayrilan uyeler kendi baslarina basarirlar bunu ANCAK AILELERIN HER AN ALARMDA OLMALARINI GOZ ARDI ETMEMELIYIZ.

 

 

EGER SUNLAR YAPILIRSA TARIKATLERIN COCUKLARI-GENCLERI ETKILEMELERI ZORLASIR, TEHLIKELERI AZALIR

 

·         Disardan toplumun her tarafindan gelen yogun surekli tenkit ve kritikler, tarikatlarin cevrelerinde manipulasyonlari azaltmalarina sebep olabilir

·         Genc yetiskinler bilgilenerek, tarikatlerin baskili-agresif-israrci satis reklam ozelliklerine direnme gucu kazanirlar- ve sadece tarikatlarin degil gruplarin da genelde bir insanin dusuncelerini, hislerini ve davranislarini nasil etkileyebildiklerini ciddi sekilde ogrenirler ve bilgiyle silahlanmis olurlar- kolay yem olmakdan cikarlar

·         Genc yetiskinler stresle basa cikmayi ogrenirler- ogretilirler ve kisisel hassasiyet noktalarini- zayifliklarini- varsa zaaflarini, bagimliliklarini  ve mechulluge- bilinmeyen- isbat edilmemis- bilimsel olmayan seylere dusuk toleransli olmayi, saf idealistligi asmayi mutlaka basarmayi ogrenirler— gerekirse profosyonel yardim istemeyi ogrenirler

·         Egitimciler, tum devlet kurumlari, medya, anne babalar gencligi korumak icin tarikatlarin tacizlerini,  TARIKATLARi siddetli sekilde tenkit etmekten asla korkmamayi ogrenirler; (ARAPCA kuran kurslarinin tumu iste bu nedenlerle hemen simdi kapatilmalidir cunku burada yetiskin genclikden bahsedilmekte- bizdekiler ise bebe, cocuk, yeni yetismekte olanlar VE TEHLIKE AKLINIZA BILE SIGMAYACAK DEVLER KADAR BUYUK)

·         Kisisel otonomi- kisisel bagimsizlik- kisinin kendi hayatina en az stresle karar verebilmesi veya disardan hic manipulasyon olmadan yasamayi tek basina becermesi-basarmasi gerekir

·         Kendine Kisisel saygi ve kendisiyle bir butun olabilmek - insanin kendi hatiralarinin kayitlarini, var olan degerlerini, inanclarini, koklerini-gecmisini, durustluk, tum hayatini, kisiligini, kimligini, ahlaki etik degerlerini, neler hangi degerler icin ayakta durdugunu, nelere karsi ciktigini , sayginligi,  vs bir butun haline sokabilmek icin omur boyu suren etik bir kusursuzluk cabasidir. Durust ve saygin , tum degerleri cagdas ve acik net olan bir insana ait tum degerlerdir bunlar .(integrity – dunyada, gelismis dunyada cok cok cok degerli bir insan ozelligidir. ONCE INTERGRITY GELIR)

·         Bagimsiz ve kritik dusunebilme VE bagimsiz karar verebilmek ozellikleri olmalidir herkesin; cunku insanin bu ozellikleri olmadan bagimsiz olmasi, kendi kendisini idare etmesi veya kendisiyle bir butun olabilmesi asla mumkun degildir.

·         MUTLAKA SU GERCEKLER DE BILINMELIDIR http://www.csj.org/infoserv_articles/rudin_marcia_to_good_to_be_true.htm OGRETMENLERE, CESITLI GIZLI BILINMEYEN, GIZLI GUCLERE YANI GERCEK ILIM BILIM DISI SEYLERE INANAN TARIKATLARA ILGI DUYAN GENCLERDEKI OZELLIKLER VE BELIRTILER,

 

1.    Genellikle arkadas gruplarinca dislanan ve problemli gencler, veya yeni genc olmaya baslayanlarda kendine guveni eksik olanlar ; ve agresif-saldirgan DAVRANIS EGILIMLERI olanlar ve intahara meyillice olanlar, ki bu tur DAVRANISLAR onlarin bilinmeyenle ugrasan tarikatlara/ayinlere katildiklari takdirde alevlenecektir

2.    cogu fonksiyonsuz aileden yani gercek anne baba ve disipline edici rollerini sorumluluklairni ustlenmemis problemli ailelerden gelirler

3.    Parlak, yaratici ve entellektuel sekilde meraklidirlar  AMA

4.    Genellikle dusuk basarili ve yalnizdirlar, okulda kotudurler ve/veya ogrenme problemleri vardir

5.    Cani sikilmaktadir belki ve isyankardir ama ayni zamanda da bir yere ait olmak ister ve guclu- karizmatik insanlarin etkilerine cok kotu ve kendine zarar verecek sekilde aciktir

6.     GERISINI SIZ KENDINIZ INCELEYIN, TERCUME EDIN, OGRENIN –COCUKLARDA- GENCLERDE SEYTAN TARIKATI VS TUM TARIKATLAR ICIN NELERE HANGI ISARETLERE DIKKAT EDILMELIDIR http://www.csj.org/infoserv_articles/rudin_marcia_to_good_to_be_true.htm

 

13.1.2007 SABAH 5 yıllık kocamı tarikat öldürdü
 
"Kazada öldü" diye gömülen Hasan Akkaya'nın mezarı açıldı cinayet kuşkusu doğdu. Eşi "Tarikat ona ceza vermişti" dedi.
 
Belediyede çalışan Hasan Akkaya'nın eşi Gülden Akkaya "Kocam 13 yıldır tarikattaydı. Son dönemde ayrılmak istiyordu. Ama izin verilmiyordu. Her gün evden helalleşerek çıkıyordu. Tarikat yemek cezası vermişti, 20 gündür bir şey yemiyordu" diye konuştu.
 
"TARİKATTAN ÇIKMAK İSTİYORDU"
Giresun Görele'de yılbaşında ölü bulunan ve "kaza" denilerek defnedilen Hasan Akkaya (30) için ailesi "cinayete kurban gitti" iddiasıyla savcılığa başvurdu. Mezar açtırılarak otopsi yapıldı. Cesette araç lastiği izleri saptandı. Cinayet soruşturması başlatıldı.
 
"KAZA SÜSÜ VERİLMİŞ İNFAZ MI?"
Polis ağabey Hüseyin Akkaya da "Öyle bir kaza ki, gören yok, fren izi yok. Kaza süsü verilmiş infaz olabilir" dedi. Bazı kişilerin Akkaya'nın kredi kartından 18 bin YTL borç yaptıkları, borcun öldükten sonra kapandığı iddia edildi.
 
Kocamı kaza değil tarikat öldürdü
 
Giresun'da trafik kazasında öldüğü açıklanan Hasan Akkaya'nın eşi, "Tarikattan çıkmak istiyor ancak buna izin verilmiyordu. Cinayete kurban gitmiş olabilir" dedi.
 
Giresun'un Görele ilçesinde 12 gün önce cesedi bulunan ve trafik kazası sonucu öldüğü belirtilen Hasan Akkaya'nın ailesi, olayın kaza değil cinayet olduğunu öne sürdü. 30 yaşındaki Hasan Akkaya'nın mensubu olduğu tarikattan ayrılmak istediği, ancak buna izin verilmediğini belirten yakınları, bu nedenle cinayete kurban gitmiş olabileceğini iddia etti.
 
Vücudunda Lastik İzi
Soruşturma başlatan savcılık Akkaya'nın mezarını açtırarak otopsi yaptırdı. Trabzon Adli Tıp Kurumu'ndaki otopside vücudunda araç lastiği izleri bulunduğu belirlenen Hasan Akkaya'nın cenazesi yeniden defnedildi. Akkaya'nın ölümüne neden olan aracın bulunmasına çalışılırken, cinayet iddialarıyla ilgili 6 kişinin ifadesine başvuruldu. 14 yıldır üyesi olduğu tarikattan ayrılmak istediği belirtilen Hasan Akkaya'nın 5 yıllık evli olduğu eşi Gülden Akkaya şunları söyledi: "Hasan tarikattan ayrılmak istiyordu. Ama izin vermiyorlardı. 'Size bir şey olursa ben ne yaparım?'diyordu. Her gün evden helalleşerek çıkıyordu. 20 gündür yemek yemiyordu. Tarikatın ona bir ay yemek yememe cezası verdiğini söylüyordu. 'İnsanın hayatında keşkeleri olmasaydı.Görele'den çıkmak istiyorum, ama kafamda bitiremedikten sonra gittiğim yerlerde aynı şeyler yaşanacak' diyordu." Eşinin Ramazan ayında tarikatın önde gelenlerinden birinin yanına giderken kendisini de götürdüğünü belirten Akkaya, "Zikir sırasında ışıkları söndürüp 'Gözlerinizi kapatın, efendiyi hayal edin. O size nur dağıtacak, koruyacak, bunları yapmazsanız, çocuklarınız, aileniz, eşiniz ölür, zarar görür' diyorlardı" dedi. Bu arada Hasan Akkaya'nın Nakşibendi tarikatının Halidi kolunun Erzincan'da yaşayan bir şeyhine bağlı olduğu öne sürüldü.
 
'Kazayı Gören Yok'
Polis memuru ağabey Hüseyin Akkaya ise "Öyle bir kaza ki gören yok, araca ait bir parça yok, fren izi yok. Sadece kardeşimin üzerinde lastik izi çıktı. Olay, kaza süsü verilmiş infaz olabilir" dedi. Akkaya'nın yakınları, tarikat üyelerinden bazılarının Hasan Akkaya'nın üç bankaya ait kredi kartlarına toplam 18 bin YTL borç yaptığını, defnedildiği gün birinin, 10 Ocak'ta ise diğer ikisinin borcunun kendisini Hasan Akkaya olarak tanıtan birileri tarafından ödendiğini belirttiler.
Ahu BOZLAR

 

 

 

ICSA-TARIKATLARDA DOGMUS VE/VEYA YETISTIRILMIS COCUKLARIN YASADIKLARI PROBLEMLER-GELISME BUYUME CIDDI PROBLEMLERI

 

BU COCUKLARIN KARAKTERISTIKLERI

BU COCUKLAR NELERDE RISK GRUBUNDADIRLAR

NORMAL GELISME

GELISME-BUYUMEK VE TRAVMA

GELISMELERI

KAYBETTIKLERI NELER

IYILESMEK

KAYNAKLAR http://icsahome.com/infoserv_articles/furnari_leona_bornraised_en0403.htm http://icsahome.com/infoserv_articles/landa_susan_childrenandcults.htm  http://icsahome.com/infoserv_topic_collections/tpcol_child.htm  http://icsahome.com/idx_elibrary.htm

 

 

·         BU SAYFALARI HAZIRLARKEN FAYDALANILAN VE YER YER DE BIRCOK CEVIRILER DE YAPTIGIM ve COK DAHA FAZLA FAYDALANABILECEGINIZ INTERNET KAYNAKLARI http://www.csj.org/ http://www.csj.org/infoserv_cult101/cult101.htm http://icsahome.com/idx_elibrary.htm   http://www.csj.org/infoserv_articles/dowhower_richard_religion_versus_cult.htm http://www.csj.org/infoserv_indexes/index_topics.htm  http://www.csj.org/infoserv_indexes/index_tpcol_educators.htm http://icsahome.com/infoserv_articles/furnari_leona_bornraised_en0403.htm http://www.csj.org/infoserv_idx/idx_lnk_tp.htm   http://www.csj.org/#Assistance http://www.csj.org/#Resources http://www.csj.org/#Periodicals  http://www.csj.org/#Bookstore http://www.csj.org/infoserv_indexes/index_links.htm   http://en.wikipedia.org/wiki/Cult http://en.wikipedia.org/wiki/Cult_checklist  http://www.factnet.org/ http://www.factnet.org/rancho5.htm WHAT IS A DANGEROUS CULT http://www.faithfreedom.org/oped/sina50218.htm http://www.factnet.org/  http://www.factnet.org/orgspubs_list.html http://www.factnet.org/orgspubs_desc.html http://www.rickross.com/ http://www.rickross.com/faq.html   http://www.rickross.com/faq.html#Destructive%20Cult   http://www.rickross.com/links.html#Cults_on_Campus  http://www.rickross.com/brainwashing.html  http://www.rickross.com/   http://www.rickross.com/mind_control.html  http://www.culteducation.com/  http://www.rickross.com/links.html 

 

 

 

TURKIYE’DE AZGINLASMIS TARIKATCILIK GERICILIK YOBAZLIK SERIAT FAALIYETLERINI, TARIKATLARIN DINI UYUSTURUCU GIBI KULLANMALARINI VE TOPLUMDA HUKUMETTE ULKEDE NERELERE KADAR SIZDIKLARINI,  DAHA COK BILGILENMEK ICIN SIZ DE OKUYUN VE COK DAHA SIK VE HERGUN HERSEYI YAZIN; BELGELEYIN FOTOGRAFLAYIN INTERNETE KOYUN; AKTIF MEDYA AKTIF VATANDAS OLUN!

 

 

 

http://www.milliyet.com.tr/2006/09/25/son/sonsiy12.asp Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan sert vurgulu mesajlar - Kara Harp Okulu Komutanlığı’nın 2006-2007 eğitim ve öğretim yılı açılış töreninde konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, irticaya karşı tonu sert mesajlar verdi….; TAMAMINI OKUYUN- HERKESLER AYNAYA BAKMALI VE KENDISI ILE YUZLESMELI, MUTLAKA HESAPLASMALIDIR.  OT GIBI, KOYUN GIBI , ETLIYE SUTLUYE BULASMADAN YASAMAK DIYE BIRSEY GELISMIS DUNYADA KALMADI- ISTE BU YUZDEN, BASIMIZA GELENLERE HUKUMETE, ULKEMIZDEKI TABLOYA,  ULKEMIZDE GELINEN NOKTAYA , GERI KALMISLIGA BIR BAKIN. BUGUNE KADAR KENDILERINE HERTURLU BILGI AKISI HEP HUKUMETLERCE KONTROL EDILMIS, GERCEK GELISMIS  DUNYADA NELER OLUP BITIYOR DUNYADAN HIC HABERI OLMAYAN, KAYPAK-KORKAK- NE DUSUNDUGUNDEN ASLA EMIN OLAMAYAN , NEYE INANDIGINI-NEDENINI, NEYE KARSI CIKTIGI- NEDEN KARSI CIKTIGINI ASLA BILEMEYEN, HICBIRSEYI OLUMUNE SAVUNMAYI OGRENMEMIS, ADAM SEN DE BANA NE DIYENLERIN TARIKATLARA , HER TURLU BASKICI GRUPLARA, BASKICI VE SIDDETCI INSANLARA, BASKICI VE LIDER SULTALI POLITIK PARTILERE, BASKICI YONETIMLERE, BASKICI ISRARLI HER GRUBA HARIKA YEMLER OLDUKLARINI ARTIK SIMDI BILIYORSUNUZDUR UMARIM.

 

KENDI AKLINIZIN, KENDI BEYNINIZI, KENDI EGITIMINIZI NASIL GELISTIREBILIRSINIZ, NASIL DAHA IYI DUSUNEBILIR VE NASIL ONEMLI KARARLAR VEREBILIRSINIZ ARTIK OGRENMEK VE GERCEKTEN DE UYGULAMAK ZAMANIDIR. BU KADAR SORUMSUZ OLUP, BU KADAR HIC GOREVLERINI YAPMAYIP, BU KADAR TOPLUMA HIC HIZMET VERMEDEN, HER 20-25 SENEDE BIR BIN KILOMETRE GERIYE DONMEK ZORUNDA KALAN BIR TOPLUM ICIN, AKLI, BEYNI, EGITIMI, SAGLIGI, KENDI MENFAATLERI, DERS ALIP ALMADIKLARI HAKKINDA , YARINLARI ICIN KIM NE SOYLESE GERCEKTEN DE BOSTUR BU ULKEDE! OKUMUSU DA OKUMAMISI DA BU KADAR COK CAHIL VE ONUNU GOREMEYEN, KENDI CIKARLARININ NEREDE OLDUGUNU ASLA ANLAYAMAYAN BASKA BIR ULKE INSANLARI DAHA INANIN YOK- KALMADI.

 

http://www.meforum.org/article/684 Yesil Para,Turkiye’de Islamcilarin Politikalari. Green Money, Islamist Politics in Turkey

by Michael Rubin Middle East Quarterly Winter 2005-ABD LI ORTADOGU UZMANIDIR

 

http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/holding-zedeler.htm  SIZI ALMANYA’DA AVRUPA’DA BILE CAMILERIN ICINDE GELIP BULUP IMAMLARLA , MILLETVEKILLERI ILE BIRLIKTE KANDIRARAK “ALLAH ADINA” SOYANLARA VE KANLA- ALIN TERIYLE- HAYVAN GIBI GURBETTE CALISARAK KAZANABILDIGINIZ TUM SERVETINIZI DEVE EDENLERE, SIZI SOGANA CEVIRENLERE, SIZI KANDIRANLARA, SIZI HORTUMLAYANLARA, SIZLERI HASTA EDENLERE, SIZDEN OY ISTEYEN CURUMUSLERE, SIZDEN ZENGIN OLMUS MEGA SERVETLI KOKTENDINCI HIRSIZLARA HALA OY VERMEK ICIN YARISANLARDANSANIZ, KAFANIZA DUSEN TUGLALARIN HALA FARKINDA DEGILSENIZ, YINE KOSUN SANDIKLARA VE HATTA HEPINIZ TUM OTEKI BIRIKTIRDIKLERINIZI DE TESLIM EDIN HORTUMCULARA “ALLAH ADINA” CUNKU ONLARDAN DAHA BUYUK MUSLUMAN YOK; EN BUYUK EN MAKBUL MUSLUMAN ONLAR; EN IYI ONLAR TANIYORLAR ALLAHI; ONLAR ALLAHIN YER YUZUNDEKI AGZI YANI O KADAR SAMIMILER ALLAHLA ; ALLAH SUREKLI SADECE ONLARLA KONUSUYOR; BASKALARI BIZLER ONUN BUNUN COCUGU, AMA BUNLAR TEK TEK HER BIRI ALLAHIN BIRINCI DERECEDEN OGULLARI-KIZLARI YANI IMTIYAZLIDIR BUNLAR- BANKA HESAPLARINDA YAZAR BU OZELLIKLERI; ONUN ICIN HEPSI DE DUN SIFIRKEN BUGUN ANIDEN MEGA DOLAR SERVETLI CUNKU TEK TEK ALLAH IHYA ETTI BU SEVGILI KULLARINI VE ONLARA ZENGIN OLMAK ICIN CALIN, CIRPIN, DOLANDIRIN AMA SAKIN FAIZ YEMEYIN DEDI !

 

http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/holding-zedeler.htm   TURKIYE’DE VE AVRUPA’DA , YESIL SERMAYELI KOMBASSAN HOLDING, YIMPAS, JETPA  VE BENZERLERI TUM ISLAMCI TURK VE BIR COGU TESCIL DAHI EDILMEMIS SAHTE VE SADECE TABELA USTUNDE VAR OLAN ISLAMCI DOLANDIRICI YESIL ISLAMCI HOLDINGLERCE DOLANDIRILAN- SOYULAN SIZLERIN YERINDE BEN OLSAYDIM, PARALAR GITSE BILE, TUM AVRUPA’YI VE TURKIYE’YI YERINDEN OYNATIR, OMRUMU HIRSIZLARI TAKIBE VE TESHIR ETMEYE, DUNYAYA TANITMAYA VE YASADIKLARI SURECE SUREKLI IZLEYIP, BELGELEYIP VE TUM TURKLERE ONLARI TEK TEK TANITMAYA ADARDIM- TEK TEK RESIMLERI ILE DUN, BUGUN KIMLERDIR BUNLAR CEKIN FOTOGRAFLARINI TEK TEK, PESLERINE DUSUN- BULUN VE INTERNETE KOYUN, SERGILEYIN. ACIKLAYIN, TESHIR EDIN, SUREKLI KONUYU HER TURLU SICAK TUTUN KI BU ACIYI TURK MILLETI HIC AMA HIC UNUTMASIN VE BU ISLAMCI DOLANDIRICILAR=DIN TUCCARLARI KENDILERINE YENI KURBANLAR BULMASINLAR VE HEM DE BU KOKTEN DOLANDIRICILAR BIR DE BIZLERI YONETMEYE DE TALIP OLMASINLAR, ULKECE ENGELLEYELIM! TURKLER HER 10 SENEDE BIR BEYIN- HAFIZADAKILERI SILERLER, SIFIRLARLAR VE BU DA YENI ISLAMCI SOYGUNCULARA, TURK, KOKTENDINCI, YENI DIN TUCCARLARI/DOLANDIRICI YESIL SERMAYE HOLDINGLERINE VE DAHA DA KOTUSU, BUNLARIN BAZILARININ ORTAYA CIKIP BIZLERI YONETENLERIN ARASINDA YER ALMALARINA YARAR YINE!

 

http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/holding-zedeler.htm   EN AZINDAN TURK, KOKTENDINCI, YESIL SERMAYE HOLDINGLERI TARAFINDAN DOLANDIRILMIS- SOYULMUS, O ZAVALLI CAHIL, DOLANDIRILMIS GARIBANLAR ADINA, TURKIYE’DE BIR KAC HUKUMETI ISTIFA ETMEK ZORUNDA BIRAKIRDIM, COGUNU DA YARGILATIRDIM CUNKU SIZ SADECE AVRUPA’DA CAMILERIN ICINDE IMAMLARIN ISBIRLIKCILERI ILE SOYULANLAR NEREDEYSE BIR MILYON KISIYDINIZ VE COK GUCLUSUNUZ-O ZAMAN DA, SIMDI DE, INTERNET CAGINDA DA ve

 

Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı-BERLİN www.holdingzedeler.de  ;  atddernegi@yahoo.de

 

 http://www.holding-zedeler.de/ http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/holding-zedeler.htm http://www.holding-zedeler.de/htm/holding-zedeler.htm http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/kapital-6.htm  AVRUPA TURKLERI DAYANISMA DERNEGI http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/tuerkische_presse_3.htm http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/holding-zedeler.htm  http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/kapital-6.htm KIMLER DE ICINDE KENDI GOZLERINIZLE GORUN, ARASTIRIN , HEPSI DE “ISLAMCI “ HOLDINGLER= YESIL SERMAYE TABELA HOLDINGLERI CUNKU COGU TABELADA VARMIS, YOK OLMUSLAR PARALARI CALINCA = KIMLER PAYLASTI BU PARALARI DERSINIZ??? GOZ YUMANLAR, ARASTIRMAYANLAR, PESLERINE DUSMEYEN, KONUNUN USTUNE GITMEYEN HUKUMETLERDEKI MUHTEREM MEGA ISLAMCILAR KIMLERSE TABII KI ONLAR BENCE- YOKSA BU TURKLERIN TUM TURKIYE’DE VE HEM DE AVRUPA’DA HEM DE CAMILERIN ICINDE IMAMLARIN DA+ BAZI MILLETVEKILLERININ DE YARDIMLARIYLA, CAMILERIN KUBBELERI ALTINDA, BIR MILYON KISININ SOYGUNUNA BASKA NEDEN VE KIM GOZ YUMSUN KI?! KIMSE DERS ALMIYOR. HEP AYNI HATALARI TEKRARLAYIP DURAN OZEL BIR CINSIZ, TURUZ .

 

72 MILYON DA TURKIYE’DE VAR! TOPLAM 73 MILYON KISI--- VE HALA SUSUYORSUNUZ, OY VERMEK ICIN SIRADASINIZ. AKLINIZI BASINIZA DEVSIRIN- HER ZAMAN SADECE KENDINIZE GUVENMEYI OGRENIN. SIRAT KOPRUSUNDESINIZ SUREKLI VE OMUR BOYU-BU KAFASIZLIKTIR, BEYINSIZLIKDIR, YA DA 73 MILYON DA SU VEYA BU SEKILDE, POLITIK PARTILERIMIZ DAHIL , YONETIMLERIMIZ DAHIL TARIKAT UYESI OLMUS DA KIMSELERIN HABERI OLMAMIS DURUMU-SENDROMLARI VARDIR BU ULKEDE. TARIKAT SENDROMU ULKEYI SARMISDIR ASLINDA- TUM GERCEK BUDUR. HALKIN TAMAMINDA GORULEBILMEKTEDIR TUM SENDROMLAR, TUM KARAKTERISTIKLER. SIZ DE SIMDI BIR DE BU GOZLE AYNALARA BAKIN BUGUN. RUKI

 

 

 

 

YESIL SERMAYELI ISLAMCI HOLDINGLERIN CAMILERDE IMAMLARLA+ZAMANIN BAZI MILLETVEKILLERININ DE HOLDINGLERE KEFIL OLMASI ILE  BIRLIKTE SOYDUKLARI TURKIYE ICINDEKI VE DISINDAKI, AVRUPA’DAKI GURBETCILERLE ILGILI BILGILENDIRICI AYDINLATICI VE HATIRLATICI MEDYA HABERLERI;  KOKTENDINCI ISLAMCI SOYGUNGULUK YAKIN TARIHIMIZ, UTANC VE YUZKARASI ISLAMCILIK KOKTENDINCI YESIL SERMAYE HOLDING HORTUMLARI, HUKUMETLERIN GOZ YUMMASI VE GOREVLERINI YAPMAMASI CURUMUSLUGU, PISKINLIKLERI

 

Konu sadece bu en agir islerde calisip omur boyu kazandiklarini-tum paralarini yesil sermaye dolandiricilari olan koktendincilere kaptirmis acgozlu, akilsiz , cahil insanlarin sorunu degildir- yani vermeselerdi, bana ne diyemezsiniz; sorun, dev sorun sizin, HERKESIN, HEPIMIZIN de sorunumuz cunku bu inanilmaz ulke butcesi gibi mega paralar TURKIYE’DE koktendinci  tarikatlara, sahislara, ONLARCA DA TAYYIP ERDOGAN VE EKIBI ELIYLE AKP NIN IKTIDAR OLMASINA, IKTIDARDA KALMASINA VE REJIM DEGISIKLIGI YANI SERIATA KAVUSMAK ICIN, “ISLAMCI IDEOLOJIK POLITIKACILIGI” ICIN HARCANMAKTADIR EY 7 UYURLAR!

 

TURKIYE’DE HUKUKDA ADALETTE, DOLANDIRICILARA, BUYUK SOYGUNCULARA, YANDASLARINA, GOBEKDEN BAGLI OLDUKLARINA, AYNI YOLLARDA YURUDUKLERINE YARDIM ETMEK, KANUNLARDAN KACIRMAK ICIN  “ZAMAN ASIMI” DENEN SEY, TUM CURUMUSLUKLERI, HORTUMCULUKLARI, SOYGUNLARI, RUSVETLERI, TUM SUCLARI KASITLI OLARAK  LEGALLESTIRMEK ICIN YILLARCA DOSYALARI SUMEN ALTI YAPMAK, SAKLAMAK, BEKLETMEK VE HICBIR ISLEM YAPMAMAK SAHTEKARLIKLARI VE SONUNDA DA ZAMAN ASIMINA UGRAMIS DIYEBILMEK ICIN  VEKILLER ELIYLE “ORGUTLU CETE CABALARI”  KANUNLARLA HEMEN SIMDI ACILEN YOK EDILMELIDIR…TOPLU MAFIA, TOPLU CETE SUCLARI, TOPLU TARIKAT KOKTENDINCI TICARET SUCLARI DAHIL TURKIYE ISTE BU NEDENLERLE TUM SUC ISLEYENLER ICIN SU ANDA DAHI BIR  CENNETTIR…….. ADALETTE, SEFFAFLIKDA SUCLARDA  “ZAMAN ASIMI” OLAMAZ- GELISMIS DUNYADA BOYLE BIR REZILLIK, SAHTEKARLIK, AHLAKSIZLIK YOK! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5353937.asp?gid=0&srid=0&oid=0&l=1 http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/kapital-6.htm

 

AKP VE RTE , ISLAMCI POLITIKACILAR AVRUPADA TURKIYE’DE HORTUMLADIKLARINI ISTE HALKDAN, BIZZAT YASAYANLARDAN, BIZZAT SOYULANLARDAN DINLEYIN

 

 

 

 

 

DENIZIN BITTIGI YERDE TAYYIP ERDOGAN http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/tuerkische_presse_3.htm http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/tuerkische_presse_5.htm http://www.holding-zedeler.de/tuerkische_fassung/htm/kapital-6.htm 

 

Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı-BERLİN www.holdingzedeler.de  ;  atddernegi@yahoo.de

 

ISLAMI HOLDINGLER, AVRUPA VE TURKIYE’DEKI CAHIL VE “DIN- ISLAM-KURAN-EZAN-ALLAH”  ADINA KANDIRILIP HATTA AVRUPA’DA CAMI ICLERINDE ELLERINDEN TUM PARALARI ALINIP, BIR OMUR EN AGIR ISLERDE CALISMIS BU CAHIL INSANLARIN HORTUMLANAN VE YOK EDILEN GELECEKLERI, OTE TARAFDA ISE SIFIRDAN ANIDEN MANTAR GIBI ORTAYA CIKAN SAIBELI ESKI MILLI GORUSCULER, ESKI-YENI AKP LILER, MANTAR GIBI FISKIRAN KARA HIRSIZLIK URUNU MEGA SERVETLER, ALMANYA MAHKEMELERININ ACIKLADIKALRI GERCEKLER VE BU PARALAR NEREYE GITTI, AKP HUKUMETI ILE ILISKILERI, BU SERVETLERIN KAYNAGI HARAM YESIL PARALAR VE YENI MEGA SERVETLI ZENGIN KOKTENDINCILER, TURKIYE’DE INSANLARIN SERVETLERINI, KANINI EMEN VE RADIKAL KOKTENDINCI BELEDIYELERI, ISADAMLARI ILE BIRLIKTE RESMEN MAFIA GIBI CALISAN “ ISLAMCI POLITIKACILIK ”

 

 

TURKIYE SEYREDIYOR

GUN GELECEK SEYRETMEK YERINE TURKIYE’DE DE MAHKEMELER BASLAYACAK MI DERSINIZ???ALMAN ADALETI TURK ADALETINDEN DAHA MI KESKIN VE ACIL ? TURK ADALETI VAR MI GORECEGIZ!

 

http://www.youtube.com/watch?v=uRISEEMNMvw ALMAN SAVCILIGI DENIZ FENERINE DAVA ACTI VIDEOSU

 

http://www.gazeteport.com.tr/stellent/groups/public/documents/site_studio_images/gp_278679.doc  ALMANYA’DAKI DENIZ FENERI MAHKEMESININ 193 SAYFALIK IDDIANEMESININ TAM METNIDIR http://i.milliyet.com.tr/denizfeneri/DenizFeneri.aspx

 

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=95345&cat=180&dt=2008/09/04  DENIZ FENERI SOYGUNU KRONOLOJISI

 

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=897037&Date=05.09.2008&CategoryID=77 AKP Deniz Feneri’nin gölgesinde

Almanya’da Deniz Feneri Derneği’yle ilgili soruşturmada adı geçenlerin yolları AKP’de kesişiyor. Tutuklu Mehmet Gürhan’ın Başbakan Erdoğan ile fotoğrafları var

 

http://www.ayrintilihaber.com/news_detail.php?id=25789   DENİZ FENERİ Skandalı, AKP ve RTE

 

Bütün kanıtlar, Almanya’daki 'Deniz Feneri' vurgununun, AKP ve Tayyip Erdoğan’la ilişkili olduğunu ortaya koyuyor 04 Eylül 2008 Perşembe 16:25

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin bugün (4 Eylül 2008) İstanbul'da yaptığı açıklamada AKP'nin "Deniz Feneri" yolsuzluğunu değerlendirdi. Gültekin'ın açıklaması özetle şöyle;

 

Bugünlerde Frankfurt"ta sürmekte olan yargılama; aşağıdaki gerçekleri şimdiden gözler önüne sermiştir:

 

1. Recep Tayyip Erdoğan"ın yakın arkadaşlarından oluşan bir organize suç örgütü, halkımızın din duygularını istismar ederek Avrupa"da 41 milyon Euro"yu aşkın para toplamıştır.

 

2. Bu paranın şimdilik tespit edilen11 milyon Euro"su amacı doğrultusunda kullanılmamış, “suç örgütü” tarafından oluşturulan kuruluşlar aracılığı ile Kanal 7, Yeni Şafak vb. gibi AKP yanlısı medya kuruluşlarına aktarıldığı belirlenmiştir.

 

3. Tayip Erdoğan"ın en başından beri bu ekiple ilişkileri olmuştur ve bu ilişki devam etmektedir. Bundan dolayı Frankfurt savcılığı tarafından şüpheliler arasında görülmektedir.

 

4. Bir diğer şüpheli de Kanal 7 INT ve Deniz Feneri e.V. nin Frankfurt"taki binasına gidip gelen Ahmet Burak Erdoğan"dır.

 

5. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bu ilişkiler ağı içinde yer alan Sancakline Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmıştır.

 

6. Frankfurt Mahkemesi ve savcılık; belgelerle Zahit Akman"ı yalanlıyorlar.

 

7. Yurt dışındaki yurttaşlarımızın birikimlerini gasp ederek dolandırıcılık yapma suçundan mahkum olan YİMPAŞ; Kanal 7 ve Deniz Feneri ile işbirliği ve ortaklık ilşkileri içindedir.

 

8. Almanya Adli makamlarının yürüttüğü ve önemli gerçekleri ortaya çıkaran soruşturma Türkiye"de fiilen engelleniyor. AKP iktidarı, bu organize dolandırıcılığın Türkiye ayağının ortaya çıkarılmasını istememektedir.

 

Bir yıldır MASAK"ta bekleyen soruşturma dosyası bu engelleme çabasının somut kanıtıdır.

 

Almanya"nın Frankfurt kentinde görülmekte olan “Deniz Feneri” dolandırıcılık davasında, ucu AKP"ye ve Tayyip Erdoğan"a kadar uzanan çok önemli ilişkiler ortaya çıkmış bulunuyor. Muhtaç insanlara yardım adı altında onbinlerce gurbetçiden toplanan milyonlarca Euro"nun (Mahkemenin şimdilik tespit ettiği kadarıyla 41 milyon Euro) Tayyip Erdoğan"ın yakın arkadaşları tarafından kurulmuş olan şirketler aracılığı ile nasıl hortumlandığı şimdi bir bir açığa çıkıyor.

 

Tutuklu bulunan “Deniz Feneri e.V.” yöneticileri ve derneğin muhasebecisi inkar edilmez kanıtlar karşısında az ceza ile kurtulabilmek için şimdi samimi itiraflarda bulunuyorlar.

 

Milyonlarca Euro"luk dolandırıcılıkla ilişkili oldukları belirlenen kuruluşlar şunlardır:

Deniz Feneri, Deniz feneri e.V. Media 7 GmbH. Kanal 7 INT, Kanal 7, Beyaz Holding

Weiss GmbH, Yeni Şafak, Sancakline

 

Türkiye"deki ve Almanya"daki bu kuruluşların ortak özelliği aynı isimlerin yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmalarıdır. Örneğin Zekeriya Kahraman hem Kanal 7"nin hem de Beyaz Holding"in Yönetim Kurulu Başkanı"dır. Şu anda Frankfurt"ta tutuklu bulunan Mehmet Gürhan hem Beyaz Holding Yönetim Kurulu Üyesi, hem de Kanal 7 INT"in yöneticisidir.

 

Mehmet Taşkan hem Sancakline, hem Deniz Feneri e.V. hem de Kanal 7 INT yönetim Kurulu Başkanıdır. Sancakline"ın önceki Yönetim Kurulu Başkanı ise tanıdık bir isim: Binali Yıldırım

Zahit Akman RTÜK başkanı olduğu tarihe kadar adı geçen kuruluşlarda yöneticilik yapmıştır.

 

İsimler çoğaltılabilir.

 

Tayip Erdoğan ise başından beri bu ekiple organik ilişki içinde olmuştur. Beyaz Holding İstanbul Belediyesinden aldığı işlerle büyümüştür. Deniz Feneri Derneği, Tayip Erdoğan"ın Bakanlar Kurulu kararı ile 20.12.2004 tarihinde kamu yararına dernek statüsüne alınmış ve12 Mayıs 2005 tarihli kararla da izin almadan para toplama hakkı elde etmiştir.

 

Gazeteci Sebahattin Önkibar, bu ekibin yola ilk çıktığı yıllara ait bir anısında şunları söylemektedir:

 

KANAL 7"NİN KURULUŞU

Önkibar 1993 yılında Melih Gökçek"in kendisine telefon ettiğini ve o yıllarda Refah Partisi"nin İstanbul il Başkanı olan Tayyip Erdoğan"ın kendisi ile görüşmek istediğini söyler. Devamında şöyle yazmaktadır Sebahattin Önkibar:

 

“Tayyip Bey"in yanında Gökçek"in dışında iki isim var. Biri bugün Kanal 7"nin sahibi olan Zekeriya Kahraman, diğeri de bugün RTÜK"ün başında olan Zahit Akman (Onlar da şahittir bu görüşmeye.) Erdoğan yemek boyunca kuracakları TV kanalı (Kanal 7) için seferber olduklarını ve Hoca"yı (Erbakan) da ikna etmeye çalıştıklarını açıklamıştı. Evet bakmayın şimdi Tayyip Bey"in Kanal 7 ile ilişkim yok demesine, bu kanalın mimarı ve perde gerisindeki kurucusu bizatihi kendisidir

 

İlişki bu kadar nettir ve Tayip Erdoğan işin içinde ta en başından beri vardır. Şimdi bugüne gelelim:

 

YİMPAŞ VE AKP'YLE İLİŞKİ

 

Frankfurt'taki operasyon ve yargılama, bugünkü ilişkiler ağını da gözler önüne seriyor.

Kanal 7, 1995 yılında, Almanya"da Media 7 GmbH adıyla bir şirket kurdu. Gurbetçileri dolandıran Yimpaş"tan Media 7"ye, Media 7"den de Kanal 7"ye milyonlarca dolar aktarıldı. Paralarını Yimpaş"a ve patronu Dursun Uyar"a kaptıran gurbetçiler perişan olurken, onların paraları ile Media 7 ve Kanal 7 palazlandı. Bu operasyonda görev yapan isimler daha sonra Deniz Feneri Derneği"nin Avrupa merkezinde bir araya geldiler.

O dönemde şirketin başında son operasyonda tutuklanan Mehmet Gürhan ve arkadaşları vardı. Bu isimler aynı zamanda Kanal 7"nin de yönetiminde görev yaptılar. Hortumlanan paralar Kanal 7"ye aktı.

Gurbetçi paralarını hortumlayan Yimpaş"ın ortak olduğu Media 7 daha sonra iflas ettiğini açıkladı. Media 7 iflas edince yerine Euro 7 kuruldu.

Mehmet Gürhan Euro 7"nin de ortağı. Mehmet Gürhan son operasyonda Deniz Feneri"nin topladığı yardım paralarını Euro 7"ye aktardığı için tutuklandı. Aslında Almanya"da başlatılan operasyonunun Türkiye"ye uzanan ilişkiler zincirinde hep aynı isimler ve bu isimlere ait şirketler var.

Şirketin sermayesinin 9 milyon 950 bin Marklık kısmı Yimpaş'ın Almanya'daki şirketi Yimpaş Verwaltungs GmbH'ye ait. YİMPAŞ, Kanal 7'ye paraları Kanal 7'nin Avrupa Genel Müdürü Mehmet Gürhan'a elden teslim etmişti. Kanal 7"nin bir dönem yönetim kurulunda yer alan YİMPAŞ yöneticisi İlyas Arslan, AKP'nin kurucuları arasında yer aldı. Arslan daha sonra AKP'den Yozgat milletvekili seçildi.

Erdoğan'la çekilen resimleri basına yansıyan ve Almanya tarafından uluslararası tutuklama kararı ile aranan Yimpaş Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar 'ın, "Kanal 7 ile ilişkimiz yok. Sadece kullandıkları bina bizimdir" dediği Kanalın önemli isimlerinden biri olan Akif Beki de daha sonra Başbakan Erdoğan'ın basın danışmanlığına getirildi.

 

DENİZ FENERİ BAĞLANTISI

Deniz Feneri Derneği e.V de Kanal 7'nin Almanya'daki temsilciliğiyle aynı binada bulunuyor. Aynı binada bulunan şirketlerin yönetiminde de başta belirttiğimiz gibi ortak isimler yer alıyor. Yimpaş'tan paraları elden teslim alan Mehmet Gürhan'ın ismi, Almanya'daki Deniz Feneri'nin kuruluşunda ve sonrasında da geçiyor. Almanya'daki Deniz Feneri zaman zaman Türkiye'deki Deniz Feneri'ne "parasal destekte" bulunuyor.

 

KARAPARA DOSYASI HALA MASAK"TA

Federal Almanya Frankfurt Savcılığı, kara para aklama ve dolandırıcılık suçundan geçen Nisan ayında açtığı soruşturmayla ilgili olarak Türk makamlarından bazı talepleri içeren dosyayı Ankara"ya gönderdi. Dışişleri Bakanlığı"na iletilen dosya Adalet Bakanlığı"nca incelendikten sonra Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)"na devredildi. Dosya hala MASAK"ta bekliyor.

 

TUTUKLANMASAYDI AKP"DEN MİLLETVEKİLİ OLACAKTI

Soruşturmada tutuklanan, Almanya"daki bütün hesaplarına el konulan, bütün mal varlığının satışı durdurulan Mehmet Gürhan"ın Türkiye ilişkileri konusunda Frankfurt Savcısı Doris Moeller-Scheu şunları belirtiliyor:

 

“Mehmet Gürhan aldığımız bilgilere göre Türkiye"de Temmuz ayındaki seçimlerde AKP"den milletvekilliğine aday gösterilecekti. İncelediğimizde şahsın, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerini Ankara"ya giderek bizzat gerçekleştirdiğini tespit ettik.”

 

ALMANYADAKİ SORUŞTURMA, TAYYİP ERDOĞAN"I ŞÜPHELİLER ARASINDA GÖSTERİYOR

Savcı Doris Moeller Scheu"ün açıklaması şöyle devam ediyor:

“Erdoğan ailesi ile sıkı ilişkilerde olan Mehmet Gürhan"ın İzmir limanında demirleyen ve İtalya"dan Türkiye"ye gurbetçi taşımak için satın alınan geminin Deniz Feneri"ne yapılan bağışlarla alındığını tespit ettik. Ayrıca uluslararası hukuksal yaptırımlardan faydalanarak Recep Tayyip Erdoğan"ın ifadesinin alınmasını talep edeceğiz.

 

“1992 yılında 2000 Mark karşılığı taksi şoförlüğü yapan Gürhan"ın 1,5 milyon Euro değerindeki filosuna nasıl sahip olduğunu, bir villa ve dört daireden oluşan 4,5 milyon Euro"luk mülkiyeti nasıl ve hangi parayla aldığını Gürhan"dan sorduk. Gürhan gibi avukatları da çelişkili açıklamalarda bulundular.”

 

BURAK ERDOĞAN DA ŞÜPHELİLER ARASINDA

Frankfurt"ta görülmekte olan davada üzerinde en çok durulan konu Mehmet Gürhan ile Türkiye arasındaki para trafiği. Deniz Feneri"nin Almanya"dan Türkiye"deki bazı banka hesaplarına yüklü miktarlarda paralar transfer ettiği soruşturma sırasında ortaya çıkmıştı. Para transferlerinde üst düzey bir bürokratın Ziraat Bankası hesaplarının kullanıldığı, savcılık tarafından belirlenmişti.

Alman savcılığı, kara para hareketlerinin yaşandığı dönemde bir başka noktaya dikkat çekiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan"ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan, tam da bu dönemde Deniz Feneri ve Kanal 7 Almanya"nın bulunduğu binaya sık sık gidip geliyor. Savcılığın bu ziyaretleri önemsemesi ve para transferleriyle aynı döneme denk geldiğine dikkat çekmesi, gazetecilerin de dikkatini çekiyor. Akşam ve Güneş gazeteleri internet siteleri gibi bazı yayın organlarında, “Burak Erdoğan kurye mi?” soruları ortaya atılıyor. Burak Erdoğan"ın Başbakan"ın oğlu olarak VIP salonlarını kullanması, üstünün veya eşyalarının aranmaması gibi özellikler de bu soruların dayanağı olarak değerlendiriliyor.

 

ALMAN POLİSİ KOSOVA"DA VE PAKİSTAN"DA ARAŞTIRMA YAPTI

“Deniz Feneri” olayı, büyük bir dolandırıcılık olayıdır. Almanya"daki yargılama insanların en temiz yardımlaşma duygularının, din alet edilerek nasıl sömürüldüğünü ortaya koymuştur.

Yurttaşlarımızın temiz din duyguları istismar edilmiş, büyük paralar toplanmış, toplanan paralar sahte evraklarla gasp edilmiş, iktidar yanlısı kuruluşlara aktarılmıştır.

Federal Suç Dairesi (Kriminalamt) Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya ve İngiltere"nin yanı sıra Kosova, Türkiye ve Endonezya"da topladığı bilgilerle makbuzları karşılaştırdı.

Savcılık, Kosova"dan gelen ilk makbuzlarla Deniz Feneri"nin kayıtlarında yer alan; Kosova"da fakir köylere dağıtıldığı ileri sürülen yardımlara ilişkin makbuzların ilk karşılaştırmasında söz konusu Deniz Feneri"nin bağışladığı miktarlar ve kişilerin hayal ürünü olduğunun belirlendiğini açıkladı.

Alman ve Kosova polisinin işbirliğiyle Deniz Feneri"nin makbuzlarda verdiği adres ve köylere gidildi. Buna göre 28 köyün muhtarı ile yapılan görüşmelerde söz konusu makbuzlarda yer alan bu isimlere ait kayıtlar bulunamadı. Kosova"daki muhtarlar, Alman İnterpol yetkililerine, “Hayatımızda ne Deniz Feneri duyduk, ne de sözü edilen kişiler köylerimizde var” dediler.

Alman polisi, Kosova"nın yanı sıra Pakistan"da da araştırma yaptı. Pakistan"daki araştırmalarda Deniz Feneri"nin kayıtlarında yer alan üniversite yapımı işi de uydurma çıktı. Konu edilen üniversite ile ilgili hiçbir şeye rastlanamadı.

AKP"NİN CEVAP VERMESİ GEREKEN SORULAR

- Alman makamlarının Deniz Feneri ve Kanal 7 soruşturması Türkiyeyi ve Türk adaletini de yakından ilgilendiriyor. Soruşturmanın muhatapları TC vatandaşları ve çok üst düzey kamu görevlileri veya Türk şirketleridir. Türk adaleti konuyla ilgili bir soruşturma yapmakta mıdır? Hangi aşamadadır?

- Alman İnterpolünden ve ilgili Alman makamlarından Türkiye"den kimler için inceleme ve soruşturma talep edildi? Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Oğlu Burak Erdoğan ve RTÜK Başkanı Zahit Akman"la ilgili bir talep gelmiş midir? Soruşturma Türkiye"de hangi aşamadadır?

- RTÜK üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak"ın soruşturma talepleri üzerine hangi işlem yapılmıştır?

- Bu kadar ciddi bir iddia karşısında Türkiye"de kurulu Deniz Feneri Derneği"ne karşı bir inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır? Bakanlar Kurulunca verilen “Kamu Yararına Çalışan dernek statüsü” geri alınacak mıdır?

İşçi Partisi bu soruların takipçisi olacaktır.

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9798546.asp?top=1 Almanya’da Deniz Feneri yargilaniyor ….18.5 milyon Euro nerede?

 

ALMAN Savcılığı, Deniz Feneri’nin 2002 ile 2007 arasında 41 milyon Euro topladığından hareket ediyor. Davasının sanıkları ise, bu 41 milyon Euro’nun 18,6 milyonunu elden almak ve bir miktarını da Türkiye’ye kaçırmakla suçlanıyorlar.

 

1- Neyle suçlanıyorlar?

 

Deniz Feneri yöneticileri, Türkiye, Pakistan, Irak gibi ülkelerdeki fakirlere yardım adı altında toplanan paraları amaç dışı kullanmakla suçlanıyorlar. Toplanan 8 milyon Euro’nun amaçdışı kullanılığı tahmin ediliyor……..

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9798546.asp?top=1 Almanya’da Deniz Feneri yargilaniyor ….18.5 milyon Euro nerede?

 

Deniz Feneri’nde müthiş itiraflar 2 Eylül 2008  ,Hasan AYCI / FRANKFURT 

 

Almanya'nın Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde, Deniz Feneri derneğinin 3 yöneticisi hakkında açılan dolandırıcılık davasına dün başlandı. Euro 7 Genel Müdürü Mehmet Gürhan (45), Deniz Feneri Derneği Başkanı Mehmet Taşkan (43) ve muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş’in (44) elleri kelepçeli halde mahkemeye getirildiği davaya Türk ve Alman basını yoğun ilgi gösterdi.

 

Yargıç Dr. Jochen Müller, Almanya dışında Türkiye, İran, Irak, Pakistan, Endonezya, Azerbaycan, Mali gibi birçok ülkede uzantısı olan davanın 200’den fazla dosyayı kapsadığını belirterek, "41 milyon 434 bin Euro’yu kapsayan duruşmanın en kısa sürede görülmesi için ön görüşmeler tamamlandı" dedi.

 

45 defada 10 milyon Euro

 

Yargıcın ardından söz alan ve 204 davacının adlarını tek tek okuyan Başsavcı Sibylle Gottwalel de, şöyle konuştu: "Burada yardım amaçlı toplanan paraların amaç dışı kullanıldığı gerekçesiyle yargılanıyorsunuz. Yargılanan Mehmet Gürhan’ın Vakıfbank, Postbank ve Commerzbank şubelerinden 45 defada olmak üzere yaklaşık 10 milyon Euro çektiği, Taşkan’ın ise 2 milyon 255 bin Euro’yu çektiği, bunun bir defasında Ermiş’in yanında olduğu tespit edildi. Bu paraların Türkiye’ye götürüldüğü ve amaç dışı kullanıldığı iddia ediliyor."……………

 

 

ALMAN Savcılığı, Deniz Feneri’nin 2002 ile 2007 arasında 41 milyon Euro topladığından hareket ediyor. Davasının sanıkları ise, bu 41 milyon Euro’nun 18,6 milyonunu elden almak ve bir miktarını da Türkiye’ye kaçırmakla suçlanıyorlar.

 

1- Neyle suçlanıyorlar?

 

Deniz Feneri yöneticileri, Türkiye, Pakistan, Irak gibi ülkelerdeki fakirlere yardım adı altında toplanan paraları amaç dışı kullanmakla suçlanıyorlar. Toplanan 8 milyon Euro’nun amaçdışı kullanılığı tahmin ediliyor……..

 

TURKIYE SEYREDECEK MI??? http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=yasam&ArticleID=985692&Date=02.09.2008&b=Evet,%20yasadisi%20para%20aktardik&ver=39  Evet, yasadışı para aktardık

İRFAN ERGİ Frankfurt

Almanya’da görülmeye başlanan davada, bağışları amaç dışı kullanmaktan yargılanan derneğin 3 yöneticisi suçlarını kabul etti

 

Sanıklar Gürhan, Taşkan ve Ermiş, dün hâkim karşısına çıkarıldılar.

Avrupalı Türklerin yardım amacıyla bağışladığı 41 milyon euro’yu “Deniz Feneri Derneği kampanyası ile toplayan ve bu paranın 18 milyonunu amaç dışı kullanmaktan yargılanan 3 sanık dün Frankfurt Bölge Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında suçlarını kabul etti. …….‘Türkiye’ye aktarıldı’

Deniz Feneri e.V. derneği, Euro 7, Atlas Pazarlama ve diğer şirketlerin bütün paralarının yasadışı ve usulsüz biçimde tek bir kasaya aktığını ifade eden Ermiş, “Asıl gelir kaynağı Deniz Feneri idi. Bu paralar daha sonra Mehmet Gürhan’ın talimatları doğrultusunda, çeşitli şirketlere ve Türkiye’ye aktarılıyordu. Ancak Gürhan, bütün önemli kararları Türkiye’ye danışarak alıyordu” dedi……..

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=986128&Date=03.09.2008&b=Akman%20kuryelik%20yapti&ver=41  ‘Akman kuryelik yaptı’

İRFAN ERGİ Frankfurt

Almanya'da Deniz Feneri davasında yargılanan, şirketin muhasebe müdürü Firdevsi Ermiş, RTÜK Başkanlığı'na geldikten sonra Almanya'daki şirketlerde olan hisselerini resmen devreden Akman'ın, fiilen ortaklığının devam ettiğini, zaman zaman da kuryelik yaptığını söyledi. Ermiş, kayıtların muhasebede bulunduğunu da sözlerine ekledi……….

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&KategoriID=&ArticleID=986129&Date=03.09.2008&b=Deniz%20Feneri%20itiraflarina%20Maliyeden%20net%20yanit%20yok  Deniz Feneri itiraflarına Maliye’den net yanıt yok,NEDİM ŞENER İstanbul

Almanya’nın Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde yargılanan Deniz Feneri Derneği’nin üç yöneticisinden Firdevs Ermiş’in, yardım amacıyla toplanan paraların Türkiye’ye gönderildiğini açıklaması gözleri Türkiye Maliyesi’ne çevirdi.

Derneğin Muhasebe Sorumlusu Ermiş’in itirafları üzerine, konuyla ilgili olarak Türkiye’de kara para soruşturması yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırmamıza net bir yanıt bulmak mümkün olmadı.

Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) yetkilileri, yapılan araştırmaların içeriğiyle ilgili bilgi veremeyeceklerini söylediler. Deniz Feneri Derneği’nin Türkiye’ye transfer edildiği iddia edilen kaynaklarıyla ilgili araştırma yapılıp yapılmadığı hakkında ise daha sonra bilgi verileceğini ifade ettiler. Öte yandan Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilileri bu konuda bir çalışma hakkında bilgileri olmadığını söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9806659.asp?gid=229&sz=34453  Deniz Feneri paraları böyle ’beyazlatmış’ 3 Eylül 2008 

Topladığı bağış paralarını buharlaştıran Deniz Feneri davasına Frankfurt Eyalet Yüksek Bölgesel Mahkemesi’nde devam edildi. Deniz Feneri ve şirketlerinin muhasebecisi Firdevsi Ermiş, Beyaz Holding ile Almanya’da kurulan Weiss GmbH arasında para transferleri yapıldığını, Zahid Akman ve diğer 5 ortağa ayda 32’şer bin Euro ödendiğini, ayrıca bizzat Akman’a elden ’büyük miktarlarda paralar verildiğini’ söyledi.

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Suclarini_itiraf_ettiler_196776_1&Newsid=196776 Deniz Feneri kimi aydınlatıyor?  

Almanya’da devam eden ’Deniz Feneri Derneği’ operasyonundaki itiraf gibi ifadeler davaya yepyeni boyutlar kazandırdı. Davanın ucu Türkiye’ye ve Kanal 7’ye kadar uzandı

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9816615.asp?yazarid=1&gid=61&sz=64953   Oktay EKŞİ

 oeksi@hurriyet.com.tr 

 

 Yetim hakkı

MASUM insanların yoksula, felaketzedeye, çaresiz kalmışa yardım için yaptığı bağışı gemi almak, şirket kurup ticaret yapmak, radyo ve televizyon şirketine ortak olmak ve bir kısmını da cebe atmak için kullananlar Frankfurt’taki yargıç önünde çözüldükçe her şey daha iyi görülüyor.

 

Ve tabii "yetim hakkı yememe" edebiyatının hiçbir hırsızı aklamadığı da...

 

Tahmin ettiğiniz gibi Deniz Feneri isimli dernekteki yolsuzluktan söz ediyoruz. "Dinci kesimin Kızılay’ı" diye geçinen dernekten...

 

Sözün burasında bir noktaya açıklık getirelim:

 

Aynı ismi taşıyan iki dernek var. Biri Almanya’da, öteki Türkiye’de... Dava Almanya’daki derneğin yöneticileriyle ilgili.

 

Türkiye’dekiler, önceki gün bu sütunda çıkan ve Almanya’daki dernekte yapılan yolsuzlukları konu alan yazı nedeniyle bize bir açıklama göndermişler. Utanmadan "Söz konusu kurumla (Almanya’daki dernekle) Deniz Feneri Derneği’nin organik hiçbir ilişkisi yoktur" demişler.

 

Oysa Frankfurt’taki ifadelere dayanarak dünkü Hürriyet’te bildirilmekteydi:

 

Almanya’daki derneğin parasıyla orada WEISS (Beyaz) GmbH adıyla şirket kuruyorlar. Burada onun karşılığı "Beyaz Holding" oluşturuluyor. Yoksula, çaresize yardım için toplanan paraların bir kısmı WEIS GmbH’ya, bir kısmı kuryeler aracılığıyla Beyaz Holding’e gönderiliyor. Hem orada hem Türkiye’de televizyon kanalı için harcanıyor. Tabii bir kısmı da cebe atılıyor. İşin tuhafı Almanya’da yargılananlarla Türkiye’deki işbirlikçileri aynı şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yapıyorlar. Dahası... Frankfurt’taki mahkemede konuşan bilirkişi aynen, "Amaç dışı kullanılan 11.7 milyon Euro saptadık. Bunun 7 milyonu Türkiye Deniz Feneri’ne, 1.8 milyon Euro’su Beyaz Holding’e gönderildi. Kalan paranın ne olduğunu belirleyemedik" diyor. Bu ifade tutanaklara geçiyor.

 

Ama Türkiye’dekiler Cumhuriyet Gazetesi’ne utanmadan "Zaman zaman bizim projelerimize verdikleri parasal destek dolayısıyla bu derneğin varlığından haberdarız" yanıtını veriyorlar.

 

Yazılı belgelere göre 41 milyon 600 bin Euro toplanmış. Bunun şirketlere, ona buna gönderildiği kayda geçen bölümünden ayrı olarak 2 milyon 900 bin Euro’luk kısmı buharlaşıp uçuvermiş... Ama kimsenin günahı yok!

 

"Saçı bitmedik yetim hakkı yememek" acaba bu mu?

 

Hem kuzum... Bu tür eylemler Almanya’da suç oluşturuyorsa Türkiye’de neden kimse "Nereden ne kadar yardım topladınız? Nereye ne kadar harcadınız?" diye somuyor?

 

Anımsayınız YİMPAŞ olayı yani Almanya’daki gariplerin paralarının yine "din-iman" adına ellerinden alınıp deve edilmesi meselesi de Almanya’da ve İsviçre’de soruşturma konusu olmasaydı Türkiye’nin kılı kımıldamayacaktı.

 

Hoş Kombassan olayı ve benzerlerinde de aynı şeyi yaşamadık mı?

 

Almanya’daki arkadaşlarımız, oradaki Deniz Feneri skandalı ortaya çıktıktan sonra dosyanın "Sizi de ilgilendirir" diye bizim Maliye Bakanlığı’na bağlı "Mali Suçları Araştırma Kurulu"na (MASAK) gönderildiğini bildiriyorlar. Ama MASAK’ta hareket yok.

 

Acaba "Müslüman malı ortak" lafını "Müslümanı soymak mübah" diye mi anlıyorlar?

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9823990.asp?yazarid=39&gid=61&sz=34595  DENIZ FENERI REZALETI, TUFAN TURENC   “…Almanya’daki sanıkların ifadelerine göre Deniz Feneri’ni kuranların ve yönetenlerin iktidar partisiyle bağlantısı var. AKP’ye yakın olan Kanal 7 de işin içinde…..”

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9824686.asp?yazarid=1  ACIKLAYAMAMA, OKTAY EKSI  “…Türkiye’ye gelen paranın, buradaki Deniz Feneri Derneği ile Almanya’da kurdukları WEISS (Beyaz) GmbH isimli şirketinin adaşı "Beyaz Holding"e ve bir de Kanal 7 TV’ye gönderildiği söyleniyordu.Yine iddiaya göre Almanya’dan para taşıyanlardan biri de o sırada bu TV kanallarında görevi olan ve şirketlerin ortağı bulunan Zahid Akman idi………..”

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9823984.asp?yazarid=2 DENK GETIREMEMEK, BEKIR COSKUN

 

BELGELERLE http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=987046&Date=05.09.2008&b=Turk%20Hukumeti%20baski%20yapti%20iddiasi&ver=35    “..‘Türk Hükümeti baskı yaptı’ iddiası

İRFAN ERGİ Frankfurt / OZAN GÜZELCE

Deniz Feneri iddianamesinde, Türk Hükümeti'nin, sanıkların tutukluluk hallerinin sona ermesi için savcıya baskı yaptığı öne sürüldü. Türkiye'den sanıklar lehine çeşitli girişimlerde bulunulduğu da iddia edildi

 

Kanal 7'nin Genel Müdürü Zekeriya Karaman (soldan 2. kişi), Başbakan Erdoğan ve bazı bakanlarlarla birlikte Deniz Feneri Derneği'nin Dudullu Lojitik Merkezi'nin açılışına katılmıştı.

 

Almanya'daki Deniz Feneri davasının iddianamesinde, soruşturmaya müdahale etmeye çalışan Türk Hükümeti'nin sanıkların tutukluluğun sona ermesi için baskı yaptığı öne sürüldü. Şirket sahiplerinin Milli Görüş ve AKP'ye sıkı sıkıya bağlı olduğunun vurgulandığı iddianamede, Türkiye'den sanıklar lehine girişimde bulunulduğu ve soruşturmalara siyasi etki yapılmaya çalışıldığı kaydedildi. Frankfurt Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen Deniz Feneri e.V. davasındaki suçlamalar, Türkiye'deki muhatapları tarafından reddedilirken, yeni iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor. ……AKP ile yakın ilişkiler

Frankfurt Bölge Mahkemesi nezdindeki savcılığın Deniz Feneri davasını gören Asliye Ceza Mahkemesi 26. Ceza Hakimliği'ne sunduğu "6350 JS 2003391/06" dosya numaralı iddianamede, bazı sanık ve tanıkların Deniz Feneri e.V. yöneticilerinin AKP’ye yakınlığı konusundaki ifade ve görüşlerine de yer verildi.

İddianamede, soruşturma dosyasının 1432, 1723 ve 2034. sayfalarına dayandırılan "C) siyasi yönü" ara başlıklı sanık Ermiş’e ait değerlendirmelerde, "Şirket sahiplerinin Türkiye'deki iktidarla iç içe olduğu, Milli Görüş ve AKP siyasetine sıkı sıkıya bağlı olduğu" belirtildi.

 

Türkiye müdahalesi

İddianamede somut örnek verilmemesine rağmen 42. sayfada yer alan ifadelerde Türkiye'den sanıklar lehine girişimde bulunulduğu da öne sürülerken, "Soruşturmalara defalarca siyasi etki yapılmaya, bilhassa Türk Hükümeti tarafından devam etmekte olan tutukluluğa mani olunmaya çalışılmıştır" denildi.

2002-2007 yılları arasında Deniz Feneri e.V. derneği üzerinden topladıkları 41 milyon eurodan fazla parayı amaç dışı olarak ticari işlerde kullanmak, Türkiye'ye aktarmak ve zimmetlerine geçirmekle suçlanan Gürhan, geçmişte "Milli Görüş" üyesi olduğunu belirtmişti. Mahkemede okunan itirafında bunu onaylayan Gürhan, Yimpaş grubunun Almanya’daki Media 7 GmbH ile Yimpaş Tel-International şirketlerinin genel müdürlüğünü yapmıştı…………….”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9905852.asp?gid=229&sz=87113  Marco’ya karşı Deniz Feneri 16 Eylül 2008 FRANKFURT/HÜRRİYET 

Başkomiser Alexander Böhm, Alman hükümeti ile Türk hükümeti arasındaki teması dile getirirken, Mahkeme heyeti Başkanı Hakim Jochen Müller ile arasında şöyle bir diyalog yaşandı:

 

BÖHM: 22 Kasım 2007’de Almanya’nın Ankara Büyükelçisi ile Başbakan Erdoğan arasındaki bir görüşmeyle ilgili bir notum var. Burada Erdoğan’a, Marco Weiss konusu soruldu. Erdoğan buna kısaca cevap verdikten sonra Deniz Feneri davasıyla ilgili soru yöneltti. Ancak bu herhangi bir şekilde siyasi etki değildi. Daha çok bilgi alışverişiydi.

 

MÜLLER: Hiçbir siyasi etki olmadı. Bu daha çok bir bilgi alışverişi şeklindeydi.

 

BÖHM: Aynen böyle. Almanya’nın Marco Weiss olayında yaptığı gibi.

 

MÜLLER: Almanya’nın bu girişimi de etki olarak değerlendirilmişti.

 

BÖHM: 5 Aralık 2007 tarihinde de Almanya Büyükelçisi ile Türk Adalet Bakanlığı arasında Marco Weiss’la ilgili bir görüşme oldu. Bu görüşmede Deniz Feneri davası da gündeme geldi. Adalet Bakanı, büyükelçiye, Deniz Feneri’nin yasadışı çalışmaları olup olmadığını, bir de bağış paralarının ne olduğunu sordu. Bakan’ın diğer sorusu, gözaltı süresinin neden uzun olduğuydu.

 

’Belgeleri Türk basınına kim sızdırdı’ sorusu

 

Bu sırada Kanal 7 Avrupa’nın genel müdürü Mehmet Gürhan’ın Türk avukatı Ünal Kaymakçı, söz alarak Böhm’e şu soruyu yöneltti: "Benim burada merak ettiğim, okuduğunuz bu belgelerin dışarıya nasıl sızdığıdır. Çünkü Türk basınında bu belgeler Türkçe’ye çevrilerek yayımlandı. Bu belgeleri siz mi tercüme ettirdiniz. Çünkü benim elimde bunların Türkçesi yok." Böhm’ün bu soruya yanıtı, "Bunu ben de merak ediyorum. Biz hiçbir zaman dışarıya belge vermedik. Hiçbir belgeyi de tercüme ettirmedik" oldu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9905855.asp?gid=233&srid=4077&oid=1&l=1  ISTE O KRIPTTO

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=991653&AuthorID=63&Date=16.09.2008&b=Basbakan%20Erdogana%20acik%20mektup...(1)&a=Hasan%20Cemal&ver=77  Hasan Cemal

h.cemal@milliyet.com.tr  Başbakan Erdoğan’a açık mektup...(1)

Sayın Başbakan;   Son açıklamalarınızda çok şeyden bahsettiniz, ama dikkat ettim, bir konuya hiç değinmediniz.

Çalık’a rafineri sözü...

Bu sözü daha önce verdiğiniz için mi Çalık Grubu devletten rafineri kurma iznini aldı?

Buna açıklık getirmeniz lazım.

Soru şöyle tekrarlanabilir:

Bu ülkede rafineri kurmak ‘başbakanın sözü’ne mi tabi, yoksa devletin yetkili ‘üst kurul’larının objektif kararlarına mı?

Sayın Başbakan;

Çalık Grubu’nun rafineri izniyle ilgili olarak bir soru daha var gündemde. Damadınız bu grubun en tepe yöneticisi, yani güncel deyişle CEO’su.

Olabilir.

Ancak bu konuda bir noktanın aydınlığa kavuşması gerekiyor. Son açıklamalarınızda ‘çıkar çelişkisi’nden, İngilizcesiyle ‘conflict of interest’ten söz ettiniz. Tam yerli yerine oturtamadınız ama yine de bu ilkeyi gündeme getirmeniz iyi oldu.

Bu kavram, demokrasilerde özellikle siyasete girenlerin ve kamu görevlilerinin hangi alanlardan elini eteğini çekmeleri gerektiğini anlatır. Bu ilke, kamu çıkarı ile özel çıkarlar arasında kalın bir duvar çeker. 

Buna göre, bir kamu görevlisinin, -ki bu başbakan da olabilir, bir genel müdür ya da belediye başkanı da- aldığı bir karardan dolayı şahsen bir kazanç elde etmemesi ya da kazanç ihtimali bile doğmaması gerekir.

Bir başka deyişle, kendi ekonomik durumunu avantajlı hale getirebilecek kararların altına imza atamaz kamu görevlisi. 

Batı ülkelerindeki katı uygulamasında, kamu görevlisinin ailesi ve yakın çevresi de bu kuralın sınırlamalarına tabidir. Yani, karısı, kardeşi ya da çok yakın akrabaları da (bu, damat ya da gelin de olabilir) hiçbir şekilde, o kamu görevlisinin tasarruflarından menfaat  sağlamamak durumundadırlar. Menfaat sağlandığı görüntüsü  veya menfaat ihtimali bile ‘çıkar ilişikisi’ne yol açar.

Eğer siz, Başbakan olarak, ‘CEO’luğunu damadınızın yaptığı bir gruba rafineri sözü verdiyseniz ve bu söz ‘yetkili kurullar’dan geçerek gerçekleştiyse, ‘çıkar çelişkisi’ açısından vahim bir durum ortaya çıkmış demektir.

Ne diyorsunuz?

Sayın Başbakan;

‘Çıkar çelişkisi’ne değindiğiniz için bir konu daha aklıma takıldı. Daha önce de iki kez yazdığım bu konu, Sabah-ATV’nin Çalık Grubu tarafından satın alınmasıyla ilgili.

Tıpkı ‘rafineri izni’nde olduğu gibi, yoksa bu konuda da Çalık Grubu’na mı söz verdiniz? Söz verdiğiniz için mi bu ihaleye bir tek Çalık Grubu girebildi?

Sorular çoğaltılabilir.

Damadınızın yönettiği Çalık Grubu’nun medya bölümünün başında da ‘damadınızın kardeşi’ var. Ve Çalık Grubu’nun tek başına girerek kazandığı Sabah-ATV ihalesinde, kamu bankalarından alınan krediler konusu var.

Bunlarda da soru işaretleri yok mu? Bu kredilerin verilmesinde kamu bankalarına siyasal iktidar gölgesi düşmüş olabilir mi?

Sayın Başbakan;

“Rafineri için Çalık’a söz verdik!” dediyseniz eğer, bütün bunlar akla takılıyor. Sizin de son konuşmalarınızda değindiğiniz ‘çıkar çelişkisi’ ilkesi tek tek bu konuların tümünde ister istemez gündeme geliyor.

Bu arada, Çalık Grubu’nun bir bankasına mevduat toplama izni verilmesi gündemdeymiş...

Öyle mi?..

Bunlar beni şaşırtmıyor. Gazetecilikte kırk yılım dolduğu için belki de...

Siyaset sahnesini bunca yıldır izlediğim kadarıyla bütün siyasal iktidarlar, iş dünyasında, basın dünyasında kendine yakın ya da kendine tabi güç odakları yaratmak için çalıştılar.

İstisnası olduğunu sanmıyorum.

Bu ülkede devlet güçlü çünkü...

Oysa, demokrasinin yerli yerine oturabilmesi için ‘devlet gücü’nün keyfi değil, hukuka uygun ve şeffaf biçimde kullanılması gerekir.

Sayın Başbakan;

Konuşmalarınızı geçen haftaki üç yazımda özellikle bazı açılardan sert biçimde eleştirdim. Bunları yinelemek içimden gelmiyor.

Rafineri konusunda, Hilton konusunda, frekans konusunda, kâğıt konusunda kanunsuz bir şey varsa, Doğan Grubu’nu verirsiniz mahkemeye...

Aydın Doğan da bunu söylüyor.

Ama eğer bunu yapamıyorsanız, kanunsuz bir şey yoksa, o zaman Aydın Doğan’a da, Doğan Grubu çalışanlarına da, gazeteci ve köşe yazarlarına da, -Deniz Feneri iddianame ve davasının üzerine bir gazetecilik görevi olarak gidilmesinden dolayı- hakaret etmeye hakkınız yoktur.

Bir başbakana bu yakışmıyor.

Ayrıca, kimi köşe yazarlarına günlük deyişle aba altından sopa göstermek de son derece yakışıksız.

Kısacası:

Son konuşmalarınızdaki seviye kaybı gerçekten acıklıdır.

Dileriz, bu böyle sürmez.

Medyayla ilgili eleştirileriniz olabilir. Bazen kızabilirsiniz yazılana çizilene. Haklı da olabilirsiniz. Çünkü bizim de yanlışlarımız yok değil, elbette var.

Ancak, bu konudaki görüş ve tepkilerinizi eski deyişle çok daha teenniyle, üslubu içinde, irtifa kaybı olmaksızın ortaya koyabilmelisiniz.

Biliyorum, gazeteci milleti fazla sevilmez. Ayrı bir kategori sayılırız bizler.

Dünyanın hiçbir demokrasisinde iktidarlar, siyasetçiler medyadan çok fazla hazzetmezler. Daha çok güzelleme sever politikacı...

Ancak ileri demokrasilerde, birinci sınıf demokrasilerde en aykırı, en marjinal görüşlere dahi tahammül ve tolerans gösterilir. Ya da bu tahammül ve toleransın düzeyidir, bir yerde demokrasilerin düzeyini de belirleyen...

Bu konuda ben özellikle 1980’li yıllarda kısa adı IPI olan Uluslararası Basın Enstitüsü’nün Yürütme Kurulu’nda görev yaparken çok şey öğrenmiştim.

Dokuz yıl çalıştım bu kurulda.

IPI’nin basın özgürlüğü ve demokrasi konusunda gösterdiği duyarlığı, özellikle askeri yönetim dönemlerinde yalnız basın için değil, yasaklı siyasetçiler için de yapmış olduğu etkili çalışmaların içinde bulundum.

Sayın Başbakan;

Bu noktayı özellikle belirtiyorum. Çünkü IPI’ye ilişkin bazı küçümseyici yorumlarınızı da dinledim son konuşmalarınızda. Türkiye’de 1950’lerden itibaren IPI’ye çatan ilk başbakan da siz değilsiniz.

Ama şunu hiç unutmayın:

Her seferinde basın özgürlüğü ile meselesi olan başbakanlar hücum etti IPI’ye, ama sonunda kazanan onlar olmadı.

Mektubun ikinci bölümü yarın.

 

 

http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_278709

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=897216&Date=05.09.2008&CategoryID=77 AKMAN’IN ALMANYAYA GIRISI YASAK

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Almanyaya_girisi_yasak_197361_1&Newsid=197361  Almanya’ya girişi yasak 

 

Almanya’nın RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın ülkeye girişini 5 yıl yasakladığı ortaya çıktı

 

Hürriyet'in haberine göre, Almanya’nın Main-Taunus Bölge Yabancılar Dairesi’nin, mali suç işlediği gerekçesiyle RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın ülkeye girişini 5 yıl yasakladığı ortaya çıktı. Geçen yıl mayıs ayında başlayan yasak, 2012 yılının mayıs ayında bitecek.

 

ALMANYA’da tarihin en büyük bağış skandalı olarak tanımlanan Deniz Feneri davasında sanıklar itiraflarda bulunurken, RTÜK Başkanı Zahid Akman’a da Almanya’ya giriş yasağı konduğu öğrenildi. Main-Taunus Bölge Yabancılar Dairesi, Akman’ın geçtiğimiz yıl mayıs ayından 2012 yılının mayıs ayına kadar 5 yıl Almanya’ya girişini yasakladı.

 

Mali suçlardan

 

Frankfurt’ta süren duruşmalarda sanıklar Zahid Akman’ı Deniz Feneri için kuryelik yapmakla itham ederken, Akman da önceki gün düzenlediği basın toplantısıyla tüm iddiaları reddetmişti. Akman basın toplantısında, "Bu iddia itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın bu iddiayı polis sorgusundan itibaren birkaç kez tekrarlamış ancak hiçbir somut delile dayanmayan bu iddia Alman makamlarınca ciddiye alınmamıştır" demişti. Main-Taunus Bölge Yabancılar Dairesi’nin Akman’ın açıklamasının aksine iddiayı ciddiye aldığı ve Zahid Akman’ın 12 Mayıs 2007 tarihinden 11 Mayıs 2012 tarihine kadar mali suç işlediği gerekçesiyle ülkeye girişini yasakladığı ortaya çıktı.

 

Yasak tüm sınır kapılarına ve havaalanlarına da bildirildi. Ayrıca Akman’ın ancak 11 Mayıs 2012 tarihinde avukatıyla birlikte ülkeye giriş için izin isteyebileceği notu düşüldü.

 

Akman’ın özellikle 2004-2006 tarihleri arasında Almanya’ya çok sık giriş çıkış yaptığı da öğrenildi. Bu yıllar arasında ağırlıklı olarak Frankfurt’ta gelen Akman, InterContinathal’de kalıyordu. Akman’ın Almanya’ya giriş yasağı ile ilgili Main- Taunus Bölge Yabancılar Dairesi bilgi vermekten kaçındı. Daire Hürriyet’in "Akman’ın giriş yasağı var mı?" sorusuna, "Kişisel bilgilerin gizliliği ilkesi gerekçesiyle konuyla ilgili açıklama yapamayız" yanıtını verdi.

 

Yakalanıp sorgulanır

 

Zahid Akman ile ilgili alınan ’Einreisebedenken-Girişi konusunda çekince’ kararını Berlinli Avukat Nurali Turan şöyle yorumladı:

 

"Almanya’da suç işleme potansiyeli bulunan veya ülke için sakıncalı görülen kişilere yönelik Yabancılar Dairesi bu kişilerin ülkeye girişini engellemek amacıyla böylesi kararlar alır. Bu kararda hem sınır kapıları ve havaalanlarına, hem de Almanya’nın dış temsilciliklerine yazı ile bildirilir. Hakkında bu karar bulunan kişiler sınır kapısında derhal yakalanır ve sorgulanır. Konsolosluklarda da vize başvurusu reddedilir."

 

Beş yıl Almanya’ya giriş yasağı konulan Zahid Akman’ın hakkındaki soruşturmanın, Deniz Feneri baskınından önce başladığı belirlendi. İddianameye göre Akman hakkındaki soruşturma 22 Kasım 2006’da açılmış. Akman’ın Weiss GmbH, Euro 7 ve Atlas Media ortaklıklarınınsa, soruşturma başlamadan bir yıl önce sona erdiği belirlendi.

 

Yasak yok Almanya’ya giderim

 

İddiaları reddeden Akman, Hürriyet’in, "Almanya’ya giriş yasağınız var mı?" sorusuna, "Almanya’ya ya da başka bir ülkeye giriş yasağım yok" yanıtını verdi. Akman, "Almanya’ya gitmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna da

"Elbette, neden olmasın? Yakında Almanya ve değişik Avrupa ülkelerine gitmeyi planlıyorum" dedi.

 

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Kamu_yararina__soygunlar_197293_4&tarih=05.09.2008&Newsid=197293&Categoryid=4&wid=4  RUHAT MENGI, “Kamu yararına (!) soygunlar 

 

Toplum hâlâ AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin belgeli, ispatlı büyük “rüşvet ve rant skandalı” nın şokunu yaşarken arkadan iktidar himayesindeki derneklerden biri olan Deniz Feneri’nin akıl almaz boyuttaki “soygun skandalı” ortaya çıktı…….. Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kimlerle ve nasıl bir dayanışma (!) içinde olduğu, duygu sömürüsüyle topladığı paralarla ne tür yardımlar (!) yaptığı ortaya çıkıyor. Bu dernek Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernekler” arasına alınmış. Ve Bakanlar Kurulu daha sonra derneği “İçişleri Bakanlığı, Valilikler veya Emniyet’ten izin almadan yardım toplayabilecek kuruluşlar” arasına katmış………..”

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Fener_ve_ampul_197295_4&tarih=05.09.2008&Newsid=197295&Categoryid=4&wid=2  GUNGOR MENGI “…Artık paralar cüzdana, mızrak çuvala sığmıyor.

 

Nasıl üzüm üzüme baka baka kararırsa mal edinme konusunda büyüklerinden gördüklerini örnek alan partinin alt kademe yöneticileri de kent rantları üretip paylarını alarak, belediye ihalelerindeki rollerini abartarak dünyalıklarını yapıyorlar.

 

Başbakan Erdoğan “Şaban Dişli olayı yargısız infazdır. Sayın Dişli üstünden ben ve partim yıpratılmak isteniyor” dedi.

 

Başbakan söylediklerine gerçekten inanıyorsa fırsat önündedir. Şaban Dişli’nin dokunulmazlığını kaldırtır, yargılanmasını sağlar.

 

Böylelikle hem 6 yıl önce verdiği sözü tutarak temiz siyasetin yolunu nihayet açmış olur hem de Dişli masumiyetini ispat eder ve AKP’nin kalite garantisini kanıtlamış tek milletvekili olarak meclise döner.

 

Ama buna Dişli cesaret edemeyeceği gibi iktidar grubundaki milletvekilleri de izin vermeyecektir. Çünkü bu yol açıldığı takdirde ne kadar ağır kayıplar verileceğini hepsi biliyordur.

 

Merak edenler AKP dönemi zenginlerine bir baksın yeter.

 

Ancak “Yağma Hasan’ın böreği” insanı bu kadar hızlı şişmanlatır.

 

Bu bir sistem tercihidir. Dişli’nin aldığı rüşvetin bireysel bir olay olmadığını, bir çarkın iktidarı kullananlara ve yandaşlarına menfaat ürettiğini bunun için savunmuştum.

 

İşte Alman mahkemelerinde ipliği pazara çıkan Deniz Feneri örgütünün, merhamet sahibi insanları kandırarak topladığı milyonlarca Euro’yu ne şekilde buharlaştırdığına dair itirafları izliyoruz birkaç gündür.

 

Almanya’da yakalanan, buzdağının su üstündeki kısmıdır. Asıl büyük kitle Türkiye’de. Ve bir Türk savcı ne zaman harekete geçecek onu bekliyoruz………”

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Yurutuluyoruz_curutuluyoruz_197319_4&tarih=05.09.2008&Newsid=197319&Categoryid=4&wid=122  MINE G. KIRIKKANAT  Yürütülüyoruz, çürütülüyoruz... “…Eğer Türkiye’yi yürütenler, it gibi çalışıp, elimizden alınana ürümekten başka tepki veremeyen biz itlerden daha çok olmasalardı... Almanya’dan mı öğrenirdik Deniz Feneri yolsuzluğunu? Alman mahkemesine mi düşerdi, Türkiye’deki yoksullara yardım için toplanan paraların kuryeliğini yapan, televizyon kanalı kurup yat, kat, tesettür oteliyle semiren yolsuzları deşifre edip peşine düşmek?

Demek ki tepeden tırnağa çürümüşüz... Onların serveti ağırlaştıkça, içi boşalıyor, hafifliyor Türkiye. Ne var ki, yürüte yürüte çürüttükleri bu gövdenin üstünde oturuyor onlar da. Çöktüğü gün, hafifleyen uçar, ağırlaşan çakılır!”

http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/109495/deniz-feneri-yargilanan-almanya-deniz-feneri-e-v-biz-degiliz  Deniz Feneri: Yargılanan Almanya Deniz Feneri e.V., Biz DeğilizDeniz Feneri'nin Frankfurt'taki davasında bilirkişi "Almanya Deniz Feneri’nden Türkiye Deniz Feneri’ne 7 milyon avro, Beyaz Holding’e de 1.8 milyon avro havale edildiğini" tespit etti. Deniz Feneri ise "Almanya Deniz Feneri bize sadece bağış yaptı" diyor. BİA Haber Merkezi - Frankfurt-İstanbul

04 Eylül 2008, Perşembe

 http://www.bianet.org/bianet/yazdir/109495

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=897135&Date=05.09.2008  Deniz Feneri yolsuzluğu Meclis gündeminde---------“… CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Almanya’da Deniz Feneri ile ilgili başlatılan soruşturmada, Türkiye bağlantılarının da ortaya çıkarıldığını ifade etti. Soysal, Bakan Atalay’a, “Deniz Feneri davasında Türkiye bağlantılarının açıklanmış olmasına rağmen olayla ilgili olarak soruşturmaya konu olabilecek bu kadar dayanak bulunurken, adı geçen kişi ve kuruluşlarla ilgili şimdiye kadar herhangi bir soruşturma başlatılmamasının nedeni nedir?” sorusunu yöneltti. (Radikal)

 

KIM INANIR SIZE, SIZLERI, AKP YI CAMASIR SUYU BILE PAKLAYAMAZ http://www.denizfeneri.org.tr/icerik.aspx?KOD=YENIDUYURU 

 

http://www.youtube.com/watch?v=uRISEEMNMvw ALMAN SAVCILIGI DENIZ FENERINE DAVA ACTI VIDEOLARI http://video.milliyet.com.tr/default.asp?prm=0,8298016&kanal=3&id=20513&tarih=2008/09/04&get=04.09.2008

 

aksam gazetesi,  www.aksam.com.tr/?a=12868.3  05.09.2008  Aldatılan sevgili Deniz Fener'ni yaktı 

 

Milyonlarca euroluk yolsuzlukla suçlanan Deniz Feneri davasının 192 sayfalık iddianamesi Gazeteport tarafından yayınlandı. Alman savcının hazırladığı iddianameye göre vurgun, derneğin üst düzey yöneticisi Mehmet Gürhan’ın evli olduğunu gizlediği sevgilisinin ihbarıyla ortaya çıktı. İddianamede Gürhan, Tayyip Erdoğan’a Doğu Asya’daki tsunamiden zarar görenlere dağıtması için para verdiğini öne sürdü. Türk hükümeti soruşturma sürecinde siyasi baskı yapmaya çalıştı. Hakkındaki suçlamaları reddeden RTÜK Başkanı Zahid Akman için ayrı bir soruşturma yapılıyor. Savcılık tarafından gizlilik vaadinde bulunulan iki polis organizasyonun içine girdi. Aldatılan bir kadının ihbarıyla başladığı vurgulanan iddianamenin ilginç bölümleri şöyle:

 

EVLİ OLDUĞUNU ÖĞRENDİ:

 

‘Sanık Gürhan’ın kız arkadaşı olarak kendini tanıtan bir kadının, hükümet temsilciliğine göndermiş olduğu yazıda, Gürhan’ ın evli olmasına rağmen kendisiyle ilişkisinin olduğunu belirterek, onun hakkında suç teşkil eden suçlamalarda bulunmuştu. Euro 7 (eski Kanal 7 Int.) genel müdürü imiş ve maliyeye vergisini vermeden illegal işler çeviriyormuş, Deniz Feneri’nin de başkanı olarak, Türkiye’ye para aktarıyor ve cebine indiriyormuş.’

 

 

ERDOĞAN’A PARA GİTTİ:

 

‘2005 tarihli bir belgeye göre, Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten parayı, Türkiye Başbakanı’na Doğu Asya’daki tsunamiden zarar görmüşlere dağıtmak için verdiğini tasdik etmiş. Bu konu, sanık Ermiş’in 7’nci kez alınan ifadesinde doğrulanmıştır.’

 

HÜKÜMETTEN BASKI:

 

‘Euro 7’nin kuruluş nedeni, Firdevsi Ermiş’e göre, Almanya’da yaşayan Türklere, Milli Görüş ve daha sonra AKP’nin siyasetini aşılamakmış. Kurulan şirketlerin amacı, İslam’ın yaygınlaştırılmasına yönelikmiş. Şirket sahipleri, Türkiye’deki iktidarla iç içeymiş. Soruşturma süresince, siyasi etki yapılmaya, bilhassa Türk Hükümeti tarafından devam etmekte olan tutukluluğa mani olunmaya çalışılmıştır

 

AKMAN’A SORUŞTURMA

 

İddianamede masraflar ve reklam gelirlerini gösteren listeler var. Aynı dosyada iki adet davetiye yazıları da bulunuyor. Birinci doküman da 2 adet tek kişilik oda rezervasyonu mevcut. İkinci dokümanda ise 2006’da hakkında ayrıca soruşturma yapılan Akman için oda rezervasyonu yapılmakta.

 

YARDIMI PAYLAŞTIK:

 

İddianamaye göre derneğin en büyük gelir kaynağı yardım konserleriydi. Sanık Mehmet Taşkan ifadesinde bu durumu şöyle anlatıyor: “2005’ten 2007’ye kadar 10-12 kez konserler düzenlenmiş, para yardımı toplanmıştı. Normal konserlerde 20-40 bin toplanırken, Kurban Bayramı tatil günlerinde bu meblağ, 50-120 bin arasında değişebiliyordu. Bu paralar ya Mehmet Gürhan’a teslim ediliyordu veya Ermiş ve ben, para kasalarını paylaşıyorduk. Bu paralar hiçbir zaman derneğin hesap numaralarına yatırılmadı.”

 

http://www.gazeteport.com.tr/SIYASET/NEWS/GP_278683  

 Deniz Feneri'nde Hoca taktiği

Almanya’da açılan Deniz Feneri Davasının iddianamesinden ‘’Erbakan Hoca taktiği’’ de çıktı. Gıda yardımı adı altında kesilen faturaların sahte olduğu ve binlerce ton gıdanın muhtaç kişilere gönderilmiş gibi gösterildiği vurgulandı. Refah Partisinin ‘’Kayıp trilyon’’ davasında da eski Başbakan Erbakan aynı nedenle ceza almıştı. 

 

http://www.gazeteport.com.tr/SIYASET/NEWS/GP_278681 RTÜK üyesinden Deniz Feneri uyarısı

05.09.2008 - 02:01

Deniz Feneri davasında başkan Zahid Akman’ın da adının geçmesi RTÜK’ü de etkiledi. RTÜK’ün CHP’li üyesi Sevinç, dava sonuçlanıncaya kadar derneğin reklamlarını yayınlamaması çağrısı yaptı. Sevinç, “Türk medyası Almanya’daki yolsuzluk iddialarını görmezden gelip de halkın dini duygularını sömürülmesine alet olamaz” dedi

 

http://www.gazeteport.com.tr/SIYASET/NEWS/GP_278536   Alman Savcı: Türk Hükümeti Deniz Feneri için baskı yaptı

Deniz Feneri davasıyla ilgili Alman Savcı'nın hazırladığı iddianameyi Gazeteport ele geçirdi. İddianamede Türk Hükümeti'nin Deniz Feneri için siyasi baskı yapmaya çalıştığı, savcılığın iki gizli polisi örgütün içine soktuğu belirtiliyor. Zahit Akman için ayrı soruşturma yapılıyor. …..TÜRK HÜKÜMETİNDEN BASKI:

EURO 7 nin kuruluşunun nedeni, sanık Ermiş’ in görüşüne göre, Almanya’da yaşayan Türklere Milli Görüş’ ün ve daha sonraları AKP nin siyasetini aşılamakmış. Şirketler de, para kazanmak için kurulmuşlar. Frankfurt am Main’da kurulan şirketlerin amacı, elde edilen paraları yıkamaya ve daha sonraları da islamın yaygınlaştırılmasına yönelikmiş. Şirket sahipleri, Türkiye’deki iktidarla iç içeymiş ve Milli Görüş ve AKP’nin siyasetine sıkı sıkıya bağlıymışlar.  Soruşturma davası süresince, soruşturmalara defalarca siyasi etki yapılmaya, bilhassa Türk Hükümeti tarafından devam etmekte olan tutukluluğa mani olunmaya çalışılmıştır…….

 

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&KategoriID=&ArticleID=987469&Date=06.09.2008&b=Paralar%20sana%20verildi%20mi&ver=92  Paralar sana verildi mi?ANKARA Milliyet

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili olarak bir açıklama yaptı ve Alman savcının hazırladığı iddianamede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da adının geçtiğini vurguladı.

Dernek yöneticisi Mehmet Gürhan’ın “Başbakan’a” iletilmek üzere para aldığını kabul ettiğinin iddianameye yazıldığını belirten Baykal, “Başbakan’a bu paralar intikal etmiş midir, etmemiş midir? Vermiş de olabilir vermemiş de olabilir” dedi. Baykal özetle şunları söyledi:

NİYE TELAŞ İÇİNDESİN?: Milliyet, Almanya’daki Deniz Feneri davasını manşet yapmış, çok doğru çok yerinde. Bu dava çok önemli. İddianamenin yeminli Türkçe tercümesi elimde. Savcı, “Türk Hükümeti tarafından, devam eden tutukluluğa mani olunması için baskı yapıldığını” yazıyor iddianameye. Anlaşılıyor ki Türk Hhükümeti bu işle çok yakından ilgili. Ortada bir yolsuzluk var, bırakın incelesinler. Sana ne? Sen niye telaş içindesin? “Aman aman” diye niye müdahale ediyorsun?

BAŞBAKAN’A VERİLDİ Mİ?: İddianamede, “02.02.2005 tarihli alındı belgesinde herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten parayı, Türkiye Başbakanı’na, (2003 yılından bu yana Recep Tayyip Erdoğan) Doğu Asya’daki tsunamiden zarar görmüş, yardıma muhtaçlara dağıtması için, vermek üzere aldığını tasdik etmiş.

Bu konu, sanık Ermiş’in 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir” deniliyor. Savcılık iddianamesine göre  Gürhan, Ermiş’ten aldığı parayı Türkiye’de Erdoğan’a teslim etti.

İddiaya göre, bu para Başbakan’a Uzakdoğu’da tsunamiden zarar gören insanlara dağıtılmak üzere verildi. Türk yargısı, konuyu ele alıp mutlaka araştırmalı. Bu çok önemli bir durum. Bir kişi “Ben Başbakan’a teslim edilmek üzere aldım” diyor. Mehmet Gürhan verdi mi vermedi mi bilemem. Başbakan’a bu paralar intikal etmiş midir, etmemiş midir?

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9833188.asp?gid=229&sz=30395  Aldattığı sevgilisi ihbar etmiş

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9832470.asp?yazarid=2&gid=61&sz=38009  GOBEGINI KASIYAN ADAM

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Akmani_sikintiya_sokacak_belge_197523_1&tarih=06.09.2008&Newsid=197523&Categoryid=1  AKMAN’I SINITIYA SOKACAK EVRAK BELGE –PEKI ISTIFA ETMESI YETERLI MI, NASIL OLUYOR DA TURKIYE’DE YARGILANMAYACAK? KURYELIK YAPANLARA MAKAMLAR VERILEREK DIYETLER ODENMISDIR AKP LILERCE

 

DENIZ FENERI DAVASINDAN ERDOGAN CITI http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Alman_savcI_LOTZ_SIYASI_baskI_IddIalarIna_kIzdI__197487_1&Newsid=197487  Deniz Feneri'nden Erdoğan çıktı! 

 Deniz Baykal, NTV'nin canlı yayında Almanya'da devam eden Deniz Feneri yolsuzluk davasıya ilgili önemli bir açıklamada bulundu...

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Deniz_Feneri_Turkiyeyi_sarsacak_197464_4&tarih=06.09.2008&Newsid=197464&Categoryid=4&wid=142  Deniz Feneri Türkiye’yi sarsacak  “….Bu davanın mahkûmiyetle sonuçlanmasının Türkiye’deki etkileri sanıyorum çok büyük olacaktır. Çünkü her ne kadar Almanya’daki dernek yöneticileri Türkiye’deki Deniz Feneri ile ilişkilerinin bulunmadığını söylese de, Alman savcı toplanan paraların neredeyse tamamının Türkiye’deki siyasi faaliyetler için harcandığını ve birilerinin de cebine girdiğini ileri sürüyor. Davanın bu şekilde bitmesi halinde Türkiye’de de çok ciddi tartışmalar başlayacaktır.

 

Almanya’daki dava bu tür “yardım amaçlı para toplama operasyonlarının” aslında buzdağının görünen küçük bir parçası olduğunu gösteriyor. Olayın altı kazındıkça çoğu dar gelirli milyonlarca insanın dini ve insan duygularının nasıl sömürüldüğünün ortaya çıktığını görebiliriz.

 

Bazı gazetelerde Deniz Feneri olayı ile Yimpaş ve benzeri dolandırıcılıklar bir tutuluyor. Oysa bana göre arada dağlar kadar fark var. Birinde (Yimpaş) insanların “avanta” duyguları körükleniyor. Az bir yatırımla çok para kazanma hırsları körükleniyor. Bir tür “aptallıktan” yararlanılıyor.

 

Oysa Deniz Feneri benzeri operasyonlarda insanların direkt manevi duygularına hitap ediliyor. “Aptallıktan” değil “hulusü saffet”ten yararlanılıyor. Bence ikincisi çok daha kötü, çok daha insanlık dışı ve ahlaksızca...”

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Ampulde_ariza_197451_4&tarih=06.09.2008&Newsid=197451&Categoryid=4&wid=2  AMPULDE ARIZA

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Fenerin_ucu_197508_4&tarih=06.09.2008&Newsid=197508&Categoryid=4&wid=11  Fenerin ucu 

Türkiye’deki tarikat örgütlenmelerinin “parasal” boyutları her zaman tartışma konusu oldu. Ama gerçek şu ki, bu parasal boyutlar hiçbir zaman sorgulanmadı.

“Dinsel” örgütlenmelere baskı yapıldığı iddialarının tam aksine “sosyal dayanışma” anlamında belli işlevleri yerine getirdiği gerekçesi yüzünden bu yapıların “parasal” yönlerine kimse eğilemedi……..

  

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Alman_savcI_LOTZ_SIYASI_baskI_IddIalarIna_kIzdI__197487_1&Newsid=197487 SIRA TURK SAVCILARDA

http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_279192  Alman savcılar: Deniz Feneri hâlâ bağış topluyor mu? 05.09.2008 - 15:38

Deniz Feneri Derneği'nin Almanya'da devam eden davasının iki kadın savcısı derneğin Türkiye'deki faaliyetlerini Gazeteport'a sorarken, aynı zamanda soruşturma sürecini anlattılar

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9839385.asp?gid=229&sz=92182  belgelerle- Yazmayalım mı 7 Eylül 2008

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9839388.asp?gid=229&sz=70562  BASBAKAN TEDIRGINLIKTEN SALDIRGANLASTI---Ardıç AYTALAR/İSTANBUL

 

CHP Lideri Deniz Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın demokratik basını içine sindiremediğini belirterek eziklik ve tedirginlik sebebiyle saldırganlaştığını söyledi.

 

Baykal şöyle konuştu: "Bunun altında bu eziklik yatıyor. Yayın organları, bu gerçeği yansıtmakla görevlidir. Almanya’da bir iddianame vardır. Bu sözleri Türk halkına duyurmak her gazetenin görevidir. Başbakan bu görev yerine getirildi diye kimseye kızmaya, vay sen bana şöyle yapmıştın, böyle yapmıştın diye olayı çığırından çıkarmaya yetkili değildir. Ortada bir iddia var. Bu iddianın Türk kamuoyuna yansıtılması bir basın görevidir. Ha bu iddianın cevabını başbakan verirse, cevabı da hiç kuşku yok basın tarafından değerlendirilecektir. Başbakan çıksın cevabını söylesin hepimiz de öğrenelim. Gerçek ortadadır. AKP’nin organize ettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu gerçek ortaya çıkıyor. Bu gerçek ortaya çıkınca da Başbakan büyük tepki gösteriyor."

 

Sabah ve ATV ihalesini hatırlatan Baykal şöyle devam etti: "Bu iki kuruluşun satışı, iki kamu bankasından sağlanan kredilerle gerçekleştirilmiştir. Krediler tartışmalıdır. Tartışmalı süreç sonunda iki yayın organı Sayın Başbakanın damadının genel müdür olduğu firmanın ve Sayın Başbakanın kontrolüne geçmiştir. Bir süreden beri medya kuşatması sistematik olarak götürülmekteydi. Son olayla da bir noktaya çekilmiştir. Tartışmalar Başbakanı ciddi şekilde rahatsız etmiştir."

 

AKP’nin himayesinde yolsuzluk

 

Yolsuzlukların AKP’nin himayesinde olduğunun ortaya çıktığını belirten Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: "Deniz Feneri’yle ilgili Alman savcılığının ortaya koyduğu iddianame kamuoyuna yansımıştır. Ortada bir iddianame vardır. İddianame Alman savcılığının iddianamesidir. İddianamede iki temel unsur kendisini göstermektedir. Bir Türk hükümeti bu konuda Alman savcılığına müdahale etmek ve tutuklananların tahliyesini sağlamak için girişimlerde bulunulmuştur ifadesi iddianamede yeralan ifadedir. Alman savcılığı Türk hükümeti bize baskı yapmıştır demektedir. Resmi iddianamesinde bunu geçirmektedir. Anlaşılıyor ki Türk Hükümeti, bu Deniz Feneri davasının Almanya’daki yürütülüş biçimiyle yakından ilgilidir ve ona müdahale etme ihtiyacı içindedir. Bu Alman savcılığının iddiası ve tespitidir" CHP Lideri, ayrıca tutuklu bulunan iki kişinin Başbakan Erdoğan’a iletilmek üzere başka bir tutuklu sanığa verdiğinin iddianamede yer aldığını söyledi.

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9839330.asp?yazarid=1&gid=61&sz=8862 KURUMSAL RUSVET  DÜN televizyonda Başbakan’ı gördük. Bizlere yine çok kızmış. Ama -kendi ifadesiyle- hiç kusura bakmasın! Yolsuzluk, dolandırıcılık yapan -Almanya’daki Deniz Feneri derneği dahil- kendisine yakın görünenler de olsa, gerçeği yazacağız. Bizim işimiz bu!

 

Bunu da böyle bilsin!

 

Ama asıl dikkati çeken, bu yayınlar nedeniyle, "Benim adımı kullanarak birileri birtakım dolaplar çevirebilir. Hiçbirine müsamaha etmeyeceğim. Size de teşekkür ederim" demesi gerekirken küplere binip kontrolsüz Tayyip Erdoğan üslubuyla başkalarına hakaret etmesi.

 

Bundan anlaşılıyor ki Başbakan Erdoğan ya AKP’nin gücünden yararlanıp hırsızlık yapanlar yüzünden huzursuzdur yahut bunların yapılmasına değil yazılmasına kızmaktadır.

 

Oysa "yapanlara" kızarsa daha iyi eder……………….

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9839332.asp?yazarid=249  Deniz Feneri az! Okyanus Feneri lazım bunlara...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9839331.asp?yazarid=42  ’Deniz Feneri’nin bekçisi Erdoğan mı

 …..Deniz Feneri’nin gerçeği ne?

 

Kanal 7...

 

Bu kanala kim kol-kanat gerdi; hangi ’yenilikçi’, Erbakan’ı ikna etti?

 

Sebahattin Önkibar, Yeniçağ’daki köşesinde şöyle yazdı:

 

"Evet, bakmayın şimdi Tayyip Bey’in Kanal 7 ile ilişkim yok demesine, bu kanalın mimarı ve perde gerisindeki kurucusu bizatihi kendisidir."

 

Erdoğan, başkanlığı döneminde Büyükşehir Belediyesi’nin TV kanalını yandaşlarına olan Kanal 7’cilere vermedi mi? Altlarına araziyi kimlerin tahsis ettiği unutuldu mu?

 

Zekeriya Kahraman ve Zahid Akman baştan beri kimin yanındaydı?

 

Erdoğan’ın yanında AKP’nin ’ışığı’na yönelmediler mi?…………….

 

 http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=987798&Date=07.09.2008&b=Kimse%20AKPye%20camur%20atamaz&ver=00   Paralar ‘klonlanan şirketler’le aktarıldı  NEDİM ŞENER

Almanya’daki bağış skandalı davasının iddianamesine göre, Deniz Feneri e. V.’nin topladığı 41.3 milyon euro’nun önemli bir bölümü Almanya ve Türkiye’de aynı adla kurulan şirketlere aktarıldı……Almanya’daki Deniz Feneri e.V. iddianamesinde konuyla ilgili ilk soruşturmanın 8 Ocak 2006’da eski Berlin Milli Görüş İslam Toplumu Derneği Hukuk Danışmanı Abdurrahman Vural’ın ihbarıyla başladığı belirtildi.

Vural, 8 Ocak 2006’da yazdığı ve Maliye Bakanlığı kurumlarına gönderdiği yazısında Deniz Feneri e.V. ile merkezi Türkiye’de bulunan İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) topladıkları yardımları suistimal ettiğini bildirdi. İddianamede, bu konu şöyle anlatıldı:

“08.01.2006 tarihinde Berlin İslam Cemaatı Başkanı ve IGMG (Milli Görüş İslam Toplumu e.V.) eski hukuk danışmanı Abdurrahman Vural, Almanya’nın çeşitli maliye dairelerine gönderdiği yazıda Deniz Feneri e.V. ile IHH e.V. (İnternationale Humanitäre Hilforganisation e.V.) ve IGMG e.V. yetkililerine karşı, yardım paralarını suistimal edip kötüye kullanmak ve vergi kaçakçılığı yapmakla suçladı. Gelen şikayet yazısında ‘... aslında toplanan bu yardım paraları gerektiği yere gitmemekte, aksine işin arkasında bu paraları suistimal edip kullanan çeşitli örgüt ve partiler var, örneğin YİMPAŞ Holding, Kanal 7 (Deniz Feneri), yasaklı Refah Partisi, Erbakan vs. Kanal 7 (Almanya’da da yayın yapmakta) Deniz Feneri tarafından finanse edilmektedir’ denilmektedir.”